İnsanların birbirlerine söyledikleri çok güzel ifadeler vardır: "Beni iyiliğine boğdun.. Yaşadığım sürece senin bu lütfunu unutmayacağım." Kardeşime karşı kalbimden geçenler: "Seni seviyorum, beni iyiliğine boğdun, senin bu lütfunu yaşadığım sürece unutmayacağım. Sana olan sevgim dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı! Gelecekte ne yaparsan yap seni sevmeye devam edeceğim, bunların hiçbirini hak etmiyorum! Yaşadığım sürece sana vefalı kalacağım." "Bana olan samimi sevgin ve ilgin karşısında haya duyuyorum, bunların hiçbirini hak etmiyorum! Sana yaşadığım sürece vefalı kalacağıma dair söz vermekten başka elimden bir şey gelmiyor." Bu ifadeleri düşünürken bir mutluluk ve iç huzuru hissettim.. Sonra aniden kalbime bir soru düştü: Bu sözlere en layık olan kimdir? Bu sözlere en layık olan kimdir? O, noksanlıklardan münezzeh ve yüce olan Allah değil midir?
Vefalı, sevgi dolu, iyilikbilir, yumuşak kalpli ve ince ruhlu oluruz. Hatırlıyorum da, bir keresinde hayatım boyunca bana iyilik eden ağabeyime karşı bu duygular içimde yankılanmıştı. Ailemden uzak kaldığım zor bir duruma düştüğümde, ağabeyim huzur bulamamış, rahat yüzü görmemiş, üzerimdeki zulmü kaldırmak için kendini adamış ve her yöne koşturmuştu. Çocuklarımın yanındaki boşluğumu doldurmak için elinden geleni yapıyordu. Yanıma ziyarete geldiğinde dertlerle yüklü olurdu ama buna rağmen kendini tutar, yüzüne bir tebessüm yerleştirir, moralimi yüksek tutmak için kelimelerini özenle seçer ve bana müjdeli haberler getirirdi. Ailemden uzak olduğum o günlerdeki ziyaretlerinden birinin sonunda, ayrılırken gülümseyerek şöyle dedi: "Kendine iyi bak. İnşallah kurtuluş yakındır." O benden ayrılıp giderken arkasından baktım ve içimde şu cümleler yankılanmaya başladı: Allah bunlara daha layık değil mi? Bizi iyiliğine boğmadı mı? Bizi iyiliğine boğmadı mı? Bizi Müslüman yaparak, kelamıyla bize hitap ederek, bize kendisini tanıtarak, sıfatlarını bildirerek, her an bizi bağışlarıyla kuşatarak, bizim için hazırladığı cennetten haber vererek, oraya giden yolu göstererek ve kelamıyla, nimetleriyle, mağfiretiyle bize sevgisini göstererek bize olan ilgisini ve ikramını kanıtlamadı mı? Bu ifadeler kalplerimizde yankılanır, dillerimizden dökülür, yüzlerimize yansır.. Dünyevi bir çıkar gözetmeksizin, sadece sevgisi saf, nefsi cömert ve kalbi büyük olduğu için bize defalarca iyilik edenlere karşı bunları hissederiz. Bu ifadeleri yaşadığımızda ve zihnimizde evirip çevirdiğimizde, kendimizi de sever ve kendimize saygı duyarız! Çünkü hatalarımıza rağmen Allah'ın bizi sevmesi ve tövbemizle sevinmesi bizi mutlu eder. Kaç kez Allah'tan istedin de sana verdi? Kaç kez bir sıkıntıya düştün de seni kurtardı? Kaç yıl boyunca ayıplarını insanlardan gizledi ve onlara senin güzelliklerini gösterdi? Yarattıklarından kaç kişinin kalbine senin sevgini yerleştirdi? Seni kaç kez düşmanlarının alayından kurtardı? Hatta bela bile olsa.. Allah'ın seni kerem yurdunda kendi katına kabul etmesi için temizlemek istemesi, ateşle temizlemek yerine seni imtihanla güzelleştirip arındırması seni mutlu etmez mi? Tüm bunlar, yaşadığımız sürece Allah'a vefalı kalmamız için yetmez mi? Bu ilgi ve ikram, O noksanlıklardan münezzeh olan Allah'a karşı bizi haya ettirmiyor mu? Allah, O'na olan sevgimizi dünyevi bir bela ile her sınadığında bu sevgi sarsılacak ve muhabbetimizin berraklığı bozulacak mı? Her seferinde sınavda başarısız mı olacağız? Ne zaman şöyle diyeceksin: "Rabbim, beni iyiliğine boğdun, yaşadığım sürece senin lütfunu unutmayacağım! Rabbim! Benim için ne takdir edersen et, beni neyle imtihan edersen et, Seni sevmeye devam edeceğim; hatta Sana olan sevgim daha da artacak ve hiçbir şeyin Sana olan muhabbetimin berraklığını bozmasına izin vermeyeceğim." Kardeşim, ey geçmişinde ve bugününde Allah'ın sana pek çok nimet verdiği kişi.. Ancak vefalı ve iyilikbilir olduğun sürece geçmişi hatırlar ve bugünü hissedersin. Bu ilahi nimetlerden sonra, Allah'a olan sevgin dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmadıysa, ne zaman ulaşacak? Onu oraya ne ulaştıracak? İnsanlara karşı vefalı, hayalı, şükredici, sevgi dolu, iyilikbilir ve minnettar olmak güzeldir.. Ancak insanların yaratıcısı olan, bir iyilik yapanın ancak O'nun takdiri, lütfu, ayıpları örtmesi ve bizi mahlukatına sevdirmesiyle iyilik yapabildiği Allah Teala'ya karşı böyle olmak daha güzel, daha öncelikli ve daha haktır. İşte Allah ile böyle ol.. Dönüşü olmayan bir aşkla.