Değerli dostlar, günahtan ve onun etkisinden bahsettiğimizde, genellikle onun dünyevi ve ahiretteki cezasından korkarız.
Ancak unutmamamız gereken bir gerçek var:
Yüce Allah, senin ey filanca erkek veya ey filanca kadın, cennetin yüksek mertebelerinden birinde olacağına dair ebedi bir hüküm vermiş olabilir.
Bu, geçmişte yaptığın bir işin veya söylediğin ve senin unuttuğun ama Şükreden (iyiliklerin karşılığını fazlasıyla veren) Allah'ın unutmadığı bir sözün bereketiyle olabilir.
Sahih bir hadiste şöyle buyurulur: "Sizden biriniz, Allah'ın rızasını kazandıracak öyle bir kelime söyler ki, o sözün bu dereceye ulaşacağını tahmin bile edemez. Fakat Allah, o söz sebebiyle kendisine kavuşacağı güne kadar o kimseden razı olduğunu yazar."
İşte cennetteki bu mertebe senin için yazılmıştır; Allah da bu mertebeye ulaşman için günahlarından kurtulman ve görevlerini yerine getirmen adına sana fırsat üstüne fırsat verir.
Ancak sen çok tembel ve çok zayıfsın! Günahından vazgeçmedin.
Bu durumda Allah, seni o mertebeye layık hale getirmek için musibetlerle ve üzüntülerle yıkayıp arındırır.
Heysemi el-Mekki, Elbani, Münziri ve diğerlerinin sahih kabul ettiği bir hadiste Allah'ın elçisi (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz bir kişinin Allah katında bir makamı vardır ki, ona ameliyle ulaşamaz. Allah, o kişiyi istediği o makama ulaştırıncaya kadar sevmediği şeylerle (imtihanlarla) sınamaya devam eder."
Eğer bu hadisin muhataplarındansan, ey kardeşim, o makam senindir ve sen o makama layıksın.
Peki, oraya itaat ederek ve günahtan kaçınarak mı ulaşmak istersin, yoksa imtihan edilerek mi?
Kararını ver...