Bu broşür dini ifadeler içermektedir; lütfen ona saygı gösterin ve ondan faydalanacak kişilere ulaştırın.
Doktor Eyad Qunaibi
Bir dosta sahip olmayı, onun sadece size ait olduğunu hissetmeyi, onun için en değerli kişi olmayı ve onun sizinle ilgilenirken başkasıyla meşgul olmamasını istemez misiniz? Zor zamanlarda böyle bir dostun değerini hissetmez misiniz? Sanırım fark etmişsinizdir ki, sizi anlayan ve size değer veren bu dosta dertlerinizi dökmeniz bile size bir rahatlama ve huzur verir.
Yüce Allah'ın şu sözüne bakmaz mısınız: "Sizin yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir." İbn Kesir bu ayet hakkında şöyle demiştir: "Allah, tek bir kişinin sözlerini işitmesi ve hallerini görmesi gibi, tüm insanların sözlerini işitir ve eylemlerini görür."
Bir keresinde ağabeyime: "Bir sorunum hakkında seninle konuşmak için on beş dakikan var mı?" diye sordum. O da: "Ben tamamen seninleyim!" diye cevap verdi. Bu sözler beni mutluluğa boğdu ve kendimi güvende hissettirdi.
Bizler böyleyiz; bizi anlayan, acılarımızı ve umutlarımızı bizimle paylaşan birini kendimize özel kılmak isteriz. Sadece varlığı bile bizim için bir huzur kaynağıdır. Peki ya sorunlarımızı çözmeye gücü yeten biri olursa? O zaman ruhumuz ne kadar da huzur bulur!
Buna karşılık, başkaları bu dostunuz için sizinle yarıştığında kendinizi kaybolmuş hissedebilirsiniz; onların onu sizden uzaklaştırmasından korkarsınız. Bir babanın ilgisi için yarışan çok kardeşli çocuklar, bir eş için yarışan kuma kadınlar veya bir öğretmenin ilgisi için yarışan öğrenciler bu duyguyu bilirler. Artık o baba, eş veya öğretmen sadece size ait değildir; başkalarının kalabalığında unutulabileceğinizi hissedersiniz.
Kudsi bir hadiste şöyle buyurulur: "Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz tek bir yerde toplanıp Benden bir şeyler isteseler, Ben de her bir kişiye istediğini versem, bu Benim katımdaki hazinelerden ancak bir iğnenin denize daldırıldığında denizden eksilttiği kadar bir şey eksiltir." (Müslim).
Bir isteyenin talebi O'nu diğerinden, bir yardım dileyenin feryadı O'nu ötekinden alıkoymayan Allah ne yücedir! "Aranızdan sözü gizleyenle onu açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüzün ortalıkta gezen O'nun katında birdir." (Rad Suresi).
O'nun katında hiç kimse kalabalığın ortasında kaybolmaz.
Kendini bir yokla! Rabbine karşı hiç böyle bir duyguya kapıldın mı?
Bunu aklınla onaylayıp onaylamadığını sormuyorum; şüphesiz aklın bunu reddeder. Ancak insan, bilinçaltında kaynağını bilmediği bir kaygıya sebep olan vesveseler taşıyabilir. Bu vesveselerden biri de şudur: Allah'ın huzurunda, bunca kalabalık arasında kaybolduğun hissi!
İşte sana içini ferahlatacak ve seni teselli edecek bir gerçek: Yüce Allah seni her an görüyor, sana çok yakın, derdini biliyor, duanı işitiyor, tövbenle seviniyor ve işlerini düzene koyuyor. Tüm bunları, sanki bu evrende senden başka hiçbir insan veya cin yokmuş da sadece sen varmışsın gibi yapıyor.
Kalabalığın ortasında kaybolmayacaksın. Aksine, sanki Allah'a sadece sen dua ediyormuşsun ve O da sadece seni dinliyormuş gibi düşünebilirsin.
Allah'ın güzel isimlerinin anlamları, sanki sen bu dünyada tek başınaymışsın gibi senin üzerindeki Rabliğinde tecelli eder. Allah'ın rahmetinin, yakınlığının, affının, lütfunun, cömertliğinin, halimliğinin, mağfiretinin, dualara icabetinin, sevgisinin, hidayetinin, iyiliğinin, şefkatinin, rızkının, yetmesinin, hataları örtmesinin, nezaketinin ve ihsanının izleri sende görünür ve görünecektir. Sanki bu evrende tek başınaymışsın gibi... Bu yüzden, kalabalıkta asla kaybolmayacaksın.
Allah'ın şu ayette "dua eden" kelimesini nasıl tekil kullandığına dikkat et: "Kullarım Beni sana soracak olurlarsa, şüphesiz Ben onlara yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin dileğine karşılık veririm." Bu tekil kullanımda, senin duana özel bir ilgi gösterildiğine dair bir işaret vardır; "dua edenler Bana dua ettiklerinde" şeklinde çoğul bir ifade kullanılmamıştır. Bu, tüm dua edenlere topluca verilen genel bir cevap değildir; sanki sadece sen varmışsın gibi senin duana özel bir icabettir. O an seninle birlikte milyarlarca insan, cin ve melek O'na dua ediyor olsa bile bu durum değişmez.
Aynı şekilde Yüce Allah şöyle buyurur: "Darda kalana, dua ettiği zaman icabet eden kimdir?" Her darda kalana, sanki sadece o varmış gibi ayrı ayrı icabet eder. "Rabbin asla unutkan değildir." O'nun şanı yücedir: "Ne yerde ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalır. Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de apaçık bir kitaptadır."
Öyleyse Allah'a dua et, O'ndan ümit et, O'nunla huzur bul. Kendi üzerinde O'nun isim ve sıfatlarının izlerini tefekkür et ve sanki dünyada tek başınaymışsın gibi O'nun seninle beraber olduğunu hisset.
Ve her zaman hatırla: Kalabalığın ortasında asla kaybolmayacaksın.