Bölüm 20 - Kalabalığın İçinde Kaybolmayacaksın
Bir dosta sahip olmayı, onun sadece size ait olduğunu, onun için en değerli insan olduğunuzu ve sizden başkasıyla meşgul olmayacağını hissetmeyi sevmez misiniz? Zor zamanlarda bu dostun değerini hissetmez misiniz? Sanırım fark etmişsinizdir ki, dertlerinizi sizi anlayan ve size değer veren bu dosta anlatmak bile size huzur verir ve sıkıntınızı dağıtır.
Bir keresinde ağabeyime: "Bir sorun hakkında seninle konuşmak için on beş dakikan var mı?" diye sordum. O da: "Ben tamamen seninim!" diye cevap verdi. Bu kelimeler beni mutluluğa boğdu ve onlarla huzur buldum.
Bizler böyleyiz.. Bizi anlayan, acılarımızı ve umutlarımızı bizimle yaşayan birini sahiplenmeyi severiz.. Sadece varlığı bile bizim için bir güven kaynağıdır.. Peki ya sorunlarımızı çözmeye muktedirse?! O zaman ruhumuz ne kadar da huzur bulur..
Buna karşılık, başkaları bu dost için sizinle yarıştığında kendinizi kaybolmuş hissedebilirsiniz.. Onu sizden uzaklaştıracaklarından korkarsınız. Bu duyguyu, bir baba için yarışan çok sayıda kardeşi olanlar, bir koca için yarışan kuması olanlar veya bir öğretmen için yarışan sınıf arkadaşları olanlar bilir.. Artık o baba, koca veya öğretmen sadece size ait değildir.. Diğerlerinin kalabalığında unutulabilirsiniz.
Kendini yokla! Şu varlığa karşı böyle bir duyguya kapıldın mı hiç: Rabbine, Sübhanehu ve Teala'ya karşı?!
Sana zihinsel kanaatlerini sormuyorum, çünkü onlar şüphesiz bunu reddeder.. Ancak insan, duygularının derinliklerinde kaynağını bilmediği kaygılara neden olan vesveseler saklayabilir; bunlardan biri de şudur.. Allah'ın huzurunda kalabalığın içinde kaybolduğun hissi!
İşte sana huzur veren, içini rahatlatan bir gerçek: Allah Sübhanehu ve Teala seni görüyor, sana yakındır, derdini bilir, duanı işitir, tövbenle sevinir ve işlerini düzene koyar.. Tüm bunlar, sanki bu evrende tek başınaymışsın, ne bir insan ne de bir cin sana ortak değilmiş gibi gerçekleşir! Allah Teala'nın şu sözüne bakmadın mı: {Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. 28} [Lokman: 28].. İbn Kesir şöyle demiştir: (Tek bir kişiyi işitmesi ve görmesi gibi, hepsinin sözlerini işitir ve fiillerini görür). Aynı şekilde Kudsi Hadis'te şöyle buyurulur: (Ey kullarım! Eğer ilkiniz ve sonuncunuz, insanınız ve cinni niz tek bir yerde toplansanız ve benden isteseniz, ben de her birinize istediğini versem; bu, denize daldırılan bir iğnenin denizden eksilttiği kadar bile mülkümden bir şey eksiltmez).
Bir isteyenle meşgul olması diğerini duymasına engel olmayan, bir imdat dileyenle meşguliyeti diğerini unutturmayan Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.. {Aranızdan sözü gizleyenle açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüzün yürüyen O'nun katında birdir. 10} [Rad: 10].. O'nun katında hiç kimse kalabalığın içinde kaybolmaz.
Kalabalıkta kaybolmayacaksın.. Aksine, sanki sadece sen Allah'a dua ediyormuşsun ve O sadece seni dinliyormuş gibi hayal edebilirsin.. Allah'ın Esma-i Hüsna'sının (En Güzel İsimleri) anlamları, sanki sen tek başınaymışsın gibi senin üzerindeki Rabliğinde tecelli eder.. Allah'ın rahmetinin, yakınlığının, affının, lütfunun, cömertliğinin, halimliğinin, mağfiretinin, icabetinin, sevgisinin, hidayetinin, iyiliğinin, şefkatinin, rızkının, kifayetinin, örtücülüğünün, rıfkının ve ihsanının eserleri sende görünür ve görünecektir.. Bu, sanki bu evrende tek başınaymışsın gibi olur.. Bu yüzden, kalabalıkta kaybolmayacaksın.
Allah Teala'nın şu ayetinde "Dua eden" (ed-Dai) kelimesini nasıl tekil kullandığına dikkat et: {Kullarım beni sana soracak olurlarsa, bilsinler ki ben şüphesiz onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına icabet ederim.} [Bakara: 186].. Bu tekil kullanımda, senin duana gösterilen özel ilginin bir hissi vardır ki bu, çoğul kullanımda (dua edenler bana dua ettiklerinde) olmayabilirdi.. Bu, dua edenlerin toplamına yapılan genel bir icabet değildir ki çoğunluğa verilen cevap her bir bireyin cevabı yerine geçsin.. Aksine, O senin duana sanki tek başınaymışsın gibi cevap verir; o anda seninle birlikte milyarlarca, hatta sayılamayacak kadar çok insan, cin ve melek O'na dua ediyor olsa bile.
Aynı şekilde Allah Teala şöyle buyurur: {Darda kalana, dua ettiği zaman icabet eden kimdir?} [Neml: 62].. Her darda kalan, sanki tek başınaymış gibi özeldir.. {Rabbin asla unutkan değildir. 64} [Meryem: 64].. O noksan sıfatlardan münezzehtir, O'nun şanı budur: {Ne yerde ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalmaz. Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de apaçık bir kitaptadır. 61} [Yunus: 61]..
Öyleyse Allah'a dua et, O'ndan umut et, O'nunla huzur bul, kendi nefsinde O'nun isim ve sıfatlarının izlerini tefekkür et ve sanki tek başınaymışsın gibi O'nun seninle beraber olduğunu hisset.. Ve daima hatırla: Kalabalığın içinde asla kaybolmayacaksın.