← Allah'a Hüsnü Zan sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Bölüm 25 - Geri Dönüşü Olmayan Aşk

15 Temmuz 2014
Bölüm 25 - Geri Dönüşü Olmayan Aşk

İnsanların birbirlerine söyledikleri çok güzel ifadeler vardır: (Beni iyiliğinle kuşattın. Yaşadığım sürece senin bu güzelliğini unutmayacağım). (Sana olan sevgim geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı! Gelecekte ne yaparsan yap seni sevmeye devam edeceğim ve hiçbir şeyin sana olan sevgimi sarsmasına izin vermeyeceğim). (Bana olan samimi sevgin ve ilgin karşısında haya duyuyorum! Bunların hiçbirini hak etmiyorum! Tek yapabileceğim, yaşadığım sürece sana sadık kalacağıma söz vermektir).

Bu ifadeler göğsümüzde yankılanır, dilimizden dökülür, yüzümüze yansır.. Dünyevi bir çıkar gözetmeksizin, sadece sevgisi saf, nefsi kerem sahibi ve kalbi büyük olduğu için bize defalarca iyilik yapana karşı söylenir.

Bu ifadeleri yaşadığımızda ve zihnimizde evirip çevirdiğimizde kendimizi de sever ve kendimize saygı duyarız! Çünkü sadık, dost canlısı, minnettar, ince kalpli ve hassas duygulu olmak bizi mutlu eder.

Bir keresinde bu ifadelerin, hayatım boyunca bana iyilik yapan ağabeyime karşı içimde yankılandığını hatırlıyorum. Ailemden uzak kaldığım zor bir duruma düştüğümde, ağabeyim huzur bulamadı, rahat yüzü görmedi; kendini adadı ve üzerimdeki zulmü kaldırmak için her yöne koşturdu. Çocuklarımın yanındaki boşluğumu doldurmak için elinden geleni yapıyordu. Yanıma dertlerle yüklü bir şekilde gelirdi ama buna rağmen kendini tutar, sahte bir gülümseme takınır, moralimi yüksek tutmak için kelimeleri özenle seçer ve müjdeli haberler getirirdi.

Ailemden uzak olduğum bir ziyareti sonrası, ayrılırken gülümseyerek bana şöyle dedi: (Kendine iyi bak. İnşallah kurtuluş yakındır).. Gidişini izlerken içimde ağabeyime karşı şu cümleler yankılanmaya başladı: (Seni seviyorum, beni iyiliğinle kuşattın, yaşadığım sürece bu güzelliğini unutmayacağım, sana olan sevgim geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı! Gelecekte ne yaparsan yap seni sevmeye devam edeceğim, bunların hiçbirini hak etmiyorum! Yaşadığım sürece sana sadık kalacağım).

Bu cümleleri düşünürken mutluluk ve özgüven hissettim.. Sonra aniden.. Kalbime bir soru düştü: Bu ifadelere en çok kim layıktır? Bu ifadelere en çok kim layıktır?

O değil mi..... Yüce Allah? Bizi iyiliğiyle kuşatmadı mı? Bizi Müslüman yaparak, kelamıyla bize hitap ederek, bize zatını göstererek, sıfatlarını tanıtarak, her an bizi bağışlarıyla çevreleyerek, bizim için hazırladığı cenneti haber verip yolunu göstererek, kelamıyla, nimetleriyle, hatalarımızı bağışlamasıyla ve tövbemize sevinmesiyle bize kendini sevdirerek bize olan ilgisini ve ikramını kanıtlamadı mı?

Kaç kez Allah'tan istedin de sana verdi? Kaç kez bir sıkıntıya düştün de seni kurtardı? Kaç yıl boyunca çirkinliklerini insanlardan gizledi ve onlara senin güzelliklerini gösterdi? Yarattıklarından kaç kişinin kalbine senin sevgini yerleştirdi.. Seni kaç kez düşmanlarının alayından kurtardı.. Hatta bela bile.. Eğer Allah seni kerem yurdunda komşuluğuna kabul ettiyse ve bu makama layık olman için seni arındırmak istediyse, ateşle arındırmak yerine seni imtihan edip güzelleştirerek arındırması seni mutlu etmez mi?

Yaşadığımız sürece Allah'a sadık kalmamız için tüm bunlar yetmez mi? Bu ilgi ve ikram, O Yüce Zat'tan haya etmemizi sağlamaz mı? Allah O'na olan sevgimizi dünyevi bir bela ile her imtihan ettiğinde, bu sevgi sarsılacak ve dostluğumuzun berraklığı bulanacak mı?! Her seferinde imtihanda başarısız mı olacağız?!

Ne zaman diyeceksin ki: Ya Rabbi! Beni iyiliğinle kuşattın, yaşadığım sürece üzerimdeki lütfunu unutmayacağım! Ya Rabbi! Benim için ne takdir edersen et, beni ne ile imtihan edersen et, Seni sevmeye devam edeceğim, hatta Sana olan sevgim artacak ve hiçbir şeyin Sana olan sevgimin berraklığını bozmasına izin vermeyeceğim.

Kardeşim, ey geçmişinde ve bugününde Allah'ın sana pek çok nimet verdiği kişi.. Ancak sadık ve minnettar olursan geçmişi hatırlar ve bugünü hissedersin.. Bu ilahi nimetlerden sonra, Allah'a olan sevgin geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşmadıysa, ne zaman ulaşacak? Ve onu ne ulaştıracak?!

İnsanlara karşı sadık, hayalı, şükreden, dost canlısı, iyiliği ve minneti takdir eden biri olmak güzeldir.. Ancak insanların yaratıcısı olan Yüce Allah'a karşı böyle olmak daha güzel, daha evla ve daha haktır. Zira bize iyilik yapan her muhsin, ancak O'nun takdiri, lütfu, ayıplarımızı örtmesi ve bizi mahlukatına sevdirmesiyle bunu yapabilmiştir.

İşte Allah ile böyle ol.. Geri dönüşü olmayan aşk..