← Makaleler sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Benim İçin

3 Şubat 2014
Benim İçin

Ummu Heysem... Son telefon görüşmesinde kendisine: (Sevgili anneciğim, senden bir isteğim var: Kendi ellerinle bana yün bir kazak ör ve babamdan onu arkadaşım İmad ile göndermesini iste, çünkü uçağı önümüzdeki Perşembe günü. Onu örerken yorulacağını biliyorum ama onu giyerken seni hatırlamak istiyorum... Onu giydiğimde şefkatini, merhametini ve sevgini içine dokuduğunu hissedeceğim değerli annem... Onu giydiğimde beni bağrına bastığını hissedeceğim... Kısacası sevgilim: Onu ör.. benim için) diyen oğlu için elleriyle yün kazak örüyordu. Ebu Heysem, karısının örgüye daldığını görünce yarı şaka yaparak: (Yani Heysem Efendi, kazak mı yok! Anneni yormak ve bu isteğinle gece vakti gözlerini yıpratmak yerine, oradan yirmi dinara en iyi kazağı alabilirsin!) diyordu. Ummu Heysem ise kocasının söylediklerinden hiç etkilenmiyordu... Heysem'in "benim için" sözü kulaklarında çınlıyordu... Zaman zaman, Heysem'in isteğini yerine getirmenin verdiği sevinç gözyaşını ya da ona duyduğu özlemin yaşını silmek için bir anlığına örgüye ara veriyordu. Ummu Heysem, görme yetisi ve parmaklarındaki kuruluk ona pek yardımcı olmasa da kazağı zevkle örüyordu... Ama Heysem'in "benim için" sözünü her hatırladığında güç topluyor ve kocasına: (Heysem için hiçbir şey çok değildir. Heysem istediği sürece sabredeceğim) diyordu. Zor işler, onu bizden isteyen kalbimize aziz olduğunda bir zevke dönüşür... Ve ona olan sevgimiz ölçüsünde, onun uğruna çekilen sıkıntının lezzeti artar. Peki ya bunu bizden isteyen Allah Sübhanehu ve Teala ise! Allah, O'nun keremli rızasını gözeterek sabretmeni istiyor: ((Rablerinin rızasını isteyerek sabredenler)) (Rad 22). Ve Teala, Peygamberine (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurdu: ((Rabbin için sabret)). Müfessirler bunun anlamı hakkında şöyle dediler: Yani sabrını Allah için ve O'nun uğruna yap. Allah için çok görülecek bir sabır var mıdır?! Resulullah (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurdu: ((Eğer bir adam doğduğu günden öleceği güne kadar Allah Teala'nın rızası uğruna yüzüstü sürüklenseydi, kıyamet günü bunu azımsardı)) (Elbani hasen demiştir). Hayal et! Doğumundan vefatına kadar, yaşlılık dönemine dek geçen bu seksen veya doksan yılı Allah Teala yolunda yüzüstü sürüklenerek geçirsen bile, kıyamet günü bu amelini küçümserdin; uğruna imtihan edildiğin Rabbin azametini bildiğinde ve O'nun uğruna gösterdiğin sabra karşılık sana olan ikramını gördüğünde bunu hiçbir şey olarak bulurdun! Belanın uzadığını ve sabrın tükendiğini hissettiğinde de ki: (Mademki Allah Teala sabretmemi istedi, sabredeceğim... Allah rızası için. Çünkü Allah Teala en büyük sevgilidir ve Allah için hiçbir şey çok değildir).