← Makaleler sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

"Şeriatın uygulanması" değil, "Şeriatın ikame edilmesi" deyin.

1 Mart 2014
"Şeriatın uygulanması" değil, "Şeriatın ikame edilmesi" deyin.

Neden mi? Birkaç gün önce bir kardeşle aramda bir diyalog geçti ve bana sizinle paylaşmak istediğim çok değerli şeyler söyledi. - "Şeriatın uygulanması" (tatbik) ifadesi ne Kitap'ta ne de Sünnet'te geçmektedir; medya tarafından manipüle edilmiş ve kastetmediğimiz anlamlarla yüklenmiştir. Buna ek olarak, içinde fikri bir yozlaşma barındırır: - Uygulama (tatbik) kelimesi: Bir uygulayan ve bir de üzerinde uygulanan kişi demektir; yani yöneticinin yönetilenlere yaptığı şeydir. Bu yüzden birçok kişinin zihninde Şeriatın, kendi gücü dahilinde olmayan, aksine sadece "uygulama" gücüne sahip olanlardan talep edilen bir şey olduğu fikri yerleşmiştir. - Bu, Şeriatın anlamı konusunda eksik bir anlayış ve hatalı bir sunumdur. Bunun delili şudur: Birine "Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) Şeriatı ne zaman uyguladı?" diye sorsanız, "Medine'de" der. Çünkü o, Şeriatı sadece yönetimden ibaret sanmaktadır; oysa Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) ilk andan itibaren Şeriatı "ikame etmiştir" (ayakta tutmuştur). - Kur'an'da geçen en doğru ve en hassas ifade "İkame" (yerine getirme/ayakta tutma) ifadesidir: - ((Dini ikame edin ve onda ayrılığa düşmeyin)). - İnsanlara "Şeriatın ikamesi" dediğimizde, bunun birçok faydası vardır: Birincisi: Nassın (metnin) bereketi; zira Allah Teala ((Dini ikame edin)) buyurmuştur. İkame kelimesinin verdiği iç huzuru, anlam derinliğini, inşa etme, istikamet, yumuşaklık ve teenni (acele etmeme) manalarını düşünün. Bu, Kur'an lafızlarının bereketidir; nefislerin halini ve sırlarını en iyi bilen Allah tarafından indirilmişken nasıl böyle olmasın? İkincisi: İnsanlara Şeriatın ikame edilmesinin, Şeriatı sadece yönetim alanına hapsetmediğini açıklar. Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) ilk vahiy anından itibaren Şeriatı ikame etmiştir ve biz de bununla mükellefiz. Buna göre bizler "Şeriatın uygulanmasını talep eden" bireyler veya yapılar değil, Şeriatı doğrudan ikame eden bireyler ve yapılarınız. Bugün bizim hakkımızda Şeriatın ikamesi davettir, yarın güç yetirildiğinde ise cihaddır. Eğer iktidar (temkin) gerçekleşirse, yönetimde Şeriatın ikamesi gelir. - Öyleyse neden onu sadece yönetimle sınırlandırıyoruz? Sonra da buna dayanarak uygulanmasını talep ediyoruz? Öyle ki insanlar kendilerinin bundan sorumlu olmadığını, bunun sadece yöneticilerden istenen bir şey olduğunu sanmaya başladılar. - Ayrıca "uygulama" lafzı, onlarda Şeriatın tepelerinden aşağıya, sanki üzerlerine yıldırımlar düşecekmiş gibi uygulanacağı yönünde olumsuz bir duygu uyandırdı! Bu yüzden soruyorlar: (Biz Şeriatın uygulanmasına karşı değiliz ama onu kim uygulayacak?)! "Şeriatın ikamesi" ifadesi ise yöneten ve yönetilen, çoban ve sürü herkesin bunu gerçekleştireceğini ifade eder; birilerinin başkalarının üzerinde tahakküm kuracağı bir şey değildir. Üçüncüsü (ve çok önemlidir): "Şeriatın ikamesi" ifadesi, bazı insanların Şeriatı uygulamaya ulaşmak amacıyla güçsüzlük dönemlerinde metoddan sapmamalarına yardımcı olur!! Çünkü o, Şeriatı ikame etmekle yükümlü olduğunu anlayacaktır; sadece Şeriatın uygulanmasını talep etmekle veya yönetime gelip Şeriatı uygulamak için yasaklanmış bir eylemi yapmaya çalışmakla emrolunmamıştır!! O halde bugünden itibaren insanlara hitap ederken onları Şeriatın uygulanmasını talep etmeye değil, Şeriatı ikame etmeye çağırıyoruz! Onları, onu uygulayacak olanı desteklemeye çağırmak yerine, bizzat kendilerinin onu ikame etmesine çağırıyoruz. En doğrusunu Allah Teala bilir. Son olarak, bu derin sözlerin ve keskin bakış açısının sahibi sevgili kardeşim Mühendis Ahmed Samir'dir. Allah'ın onu koruması, suçluların şerrinden muhafaza etmesi, muvaffak kılması ve onunla fayda sağlaması için dualarınızı beklerim.