"Haram, ona zarar vermeyeyim"!
Bir öğrenci sınavda arkadaşına kopya verir veya ondan kopya çekmesi için laboratuvar raporunu (report) verir ve bahanesi şudur: "Haramdır, bırak geçsin... ailesinin ona ihtiyacı var." Bir çalışan, şirketin özel parasını çalan iş arkadaşı aleyhine tanıklık etmesi istendiğinde bildiklerini anlatmaktan kaçınır ve bahanesi şudur: "Haramdır, rızkından etmeyeyim, şirket sahiplerinin parası çok, bu hırsızlıktan zarar görmezler." Bir işletme sahibi, üniversitenin zorunlu kıldığı stajı yapmadığı halde bir öğrencinin kendisinden staj belgesi istemesi üzerine belgeyi verir ve bahanesi şudur: "Haramdır, zaten tüm öğrenciler böyle yapıyor, bu belge kimsenin hakkını yemez." Bütün bunlara şunu sormak gerekir: Sanki Allah Teala'nın şu sözünü hiç okumamış gibisiniz: (Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. Şahitlik ettiğiniz kimse zengin de olsa fakir de olsa, Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse adaleti yerine getirmede nefsin arzularına uymayın. Eğer dilinizi eğip büker veya şahitlikten çekinirseniz, bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa Suresi, 135)) Gelin ayetin ifadeleri üzerinde duralım: (Adaleti titizlikle ayakta tutanlar olun): Buradaki ifade, adaleti her olayda ve her makamda tam bir kararlılıkla yerine getirin demektir. Çoğu zaman adaleti yerine getirip bazen ondan sapmanız sizi kurtarmaz! (Allah için şahitlik yapanlar): Yani sadece Allah Teala'nın rızası için hakikatle şahitlik edin. (Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa): Yani doğru şahitlik size, hatta anne babanıza ve akrabalarınıza zarar verecek olsa bile! Bu durum, onlara karşı emredilen iyilik ve ihsanla çelişmez. Çünkü size iyiliği emreden Allah, burada da doğru şahitliği emretmektedir. (Zengin de olsa fakir de olsa, Allah onlara daha yakındır): Yani birinin zenginliği veya fakirliği şahitliğinizi etkilemesin. Mesela: "Bu zengin, eğer aleyhine haksız şahitlik edersem fakirin hakkını yediği düşünülmez, zaten ihtiyacı yok" veya "Bu fakir muhtaçtır, zenginin malından ona az bir şey verilmesi için şahitlik etmem zengine zarar vermez" demeyin. (Allah onlara daha yakındır): Allah onlara karşı daha merhametli ve onları daha iyi bilendir. O, koyduğu kanunlarla her iki tarafın da hakkını zayi etmeden durumlarını en iyi şekilde gözetendir. Sizden kim: "Haramdır, ona zarar vermek istemiyorum" diyerek yalan yere şahitlik ederse, sanki Allah'a akıl veriyor ve kendisini Allah'tan daha merhametli görüyormuş gibi olur! (Adaleti yerine getirmede nefsin arzularına uymayın) İşte sizin merhamet sandığınız şey, aslında yerilmiş bir nefis arzusudur (heva)! Onu gerçek adıyla anın. (Eğer dilinizi eğip büker veya şahitlikten çekinirseniz): Allah size gerçeği açıkladıktan sonra bu arzunuzda ısrar ederseniz demektir. (Bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır): Bu ifade, kendi arzusunu Erhamürrahimin olan Allah Teala'nın hükmünden üstün tutanlara yönelik bir tehdittir. Ey kopyayı, yalan şahitliği veya doğru şahitliği gizlemeyi "Haramdır, ona faydam dokunsun" veya "Haramdır, ona zarar vermeyeyim" diye meşrulaştıran kişi... Asıl haram olan senin yaptığındır, uyan! Yorumlarda önemli açıklamalar mevcuttur.