← Makaleler sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Kızım Sara ve Son On Gün - MR Sonucunun Üzerinden Bir Yıl Geçti

8 Haziran 2018
Kızım Sara ve Son On Gün - MR Sonucunun Üzerinden Bir Yıl Geçti

Bundan bir yıl önce.. Geçen Ramazan'da.. Bu kusurlu kul, Kerim olan Rabbine, O'nun nimetlerine, ikramına, bu kusurlu kulu kurtarmasına, korumasına ve örtmesine yakışmayan bir şekilde ibadet ediyordu.. Teravihlerde zihin dağılıyor, Kur'an okumada ise kimsenin örnek almadığı o gizli salih kullar onu geçiyordu. Son on gün geldi... Kendi kendime dedim ki: 'Şimdi kaçırdıklarımı telafi edeceğim'... Ama.. Olmadı! Yirmi yedinci gece geldi... Yine dedim ki: 'Umarım bu Kadir Gecesi olur.. Şimdi telafi edeceğim...' O gece geçti ve ibadet diğer gecelerdeki gibiydi.. Ne nimetlerin şükrüne, ne Mabud olan Allah'ın (Sübhanehu ve Teala) azametine, ne kabir yalnızlığındaki ünsiyet ümidine, ne azığın azlığına, ne de temizlenmeyi umduğum kirlerin çokluğuna yetiyordu. Ne hesapsız ve azapsız cennete girme hırsına, ne de insanların beni gerçekte olduğumdan daha iyi bir abid sanmaları karşısındaki sahtelik ve samimiyetsizlik hissini giderecek, kendimle barışık olmamı sağlayacak seviyedeydi. O gece geçti ve ertesi sabah bu duygular göğsümde çalkalanırken uyandım.. Ama aynı zamanda içimde Allah'ın -belki de- beni ahirette cezalandırmayacağına dair bir his vardı! Allah'tan bunun O'na karşı bir cüret değil, O'na (Sübhanehu ve Teala) karşı hüsnüzan olmasını dilerim. Fakat nasıl?! İnsanlara Allah'ın keremine aldanıp O'nun hakkını ihmal etmemelerini 'öğretirken' bu nasıl olurdu?! Nasıl olduğunu bilmiyordum.. Ama bildiğim bir şey vardı ki, Allah'ın geçmiş ömrümde bana olan muamelesi bir istidraç (kötülüğe sürükleme) değil, aksine bir terbiye, lütuf ve arındırmaydı. O sabah.. Büyük kızım, düşünce ve kişilik olarak çocuklarım arasında bana en çok benzeyeni Sara geldi: 'Baba, dizim ağrıyor'.. Onun için tahliller yaptırmıştık, doktorlara götürmüştüm, ilaç vermişlerdi.. İyileşiyor, sonra ağrı geri geliyordu. Onu doktor olan bir kardeşime ve dostuma götürdüm... Dedi ki: 'Hayır! Bu şişlik daha önce yoktu.. Ona bir MR çektir.' Kendi kendime dedim ki: 'Bayramdan sonra mı?.. Bayramdan önce mi?'.. Bir şeyin beni ertelememem için ittiğini hissettim.. Sara ile ilgili merkeze gittik, dizinin filmini çektiler.. O an nedenini anlamadığım sorular sordular.. Sonucu aldım ve Sara ile merkezden çıktım. Elimi MR zarfına attım, sonucun -öncekiler gibi- önemli bir şey olmadığını, en fazla kolayca tedavi edilecek basit bir hastalık olduğunu bekleyerek okumaya başladım. Beklediğimin tam tersiydi! 'Sarcoma' (bir kanser türü) kelimesini gördüm.. Allah'ın lütfuyla, haber hiç beklenmedik olmasına rağmen kalbe bir sekine (huzur) indi. Sanki sorumun cevabı şuydu: Amelin azlığına rağmen arzularına nasıl ulaşırsın?!... Cevap gelmişti: Bela ve sabır! Allah'ın lütfuyla: İşte bu olayın üzerinden bir yıl geçti, bu süreçte hastalığın getirdiği pek çok durum yaşandı.. Hatırlamıyorum ki bu süre zarfında kalbimden kadere karşı bir 'sitem' geçsin. Aksine, Allah'ın bana hayır dilediği -çünkü beni sabrettirdi ve sabrettiriyor- hissi ruhuma hakim kaldı. Ve bu kusurlu kulun ahirette bir arınmaya ihtiyaç duymaması, aksine günahlarının dünyada dökülmesi için Allah'ın keremi ve lütfuyla bunu dilediği ümidi baki kaldı. Bir yıl geçti, ne ben ne de Sara, aslında belamızın dışında olanların yapabileceği gibi 'felsefe' yapmadık!! 'Onun suçu ne ki hastalanıyor?' demedik.. Çünkü Rabbimin bana öğrettiği şeylerden biri de O'nun Hakim ve Alim olduğudur.. Eğer bu bela ile güzelce başa çıkabilirsek, Allah bu bela ile Sara'ya, bana, annesine, ailemize ve sevdiklerimize merhamet eder.. Biz O'nun (Sübhanehu ve Teala) fiilleriyle değil, kendi fiillerimizle meşgul oluruz; çünkü 'O, yaptığından sorgulanamaz, onlar ise sorgulanırlar.' Bir yıl geçti, bu süreçte insanların bizimle birlikte yakinin (kesin inancın) serinliğini ve lezzetini tatmaları için 'Yakin Yolculuğu'nu yayınladık... Sara'nın morali yükseldi ve çocukluğunda imani manalar öğrendi.. Allah'ın dinine hizmet etme azmi arttı.. Tüm bunlardaki lütuf yalnızca Allah'ındır; O Kerim'dir, Azim'dir, Ber'dir (iyiliği bol), Rahim'dir.. Hamd O'na, lütuf O'na, en güzel övgüler O'nadır. Kusurlarım için ise Allah'tan bağışlanma dilerim. Kuluna bahşettiği sevgisi ve azameti hürmetine bu dostluğu koruyacağına dair O'na (Sübhanehu ve Teala) hüsnüzan besliyorum; şüphesiz O Gafur'dur (çok bağışlayan), Vedud'dur (çok seven). Bununla birlikte Allah'tan Sara ve tüm hasta Müslümanlar için tam şifa diliyorum. Allah'tan çocuklarınıza ve sevdiklerinize afiyet vermesini, bizlere ve sizlere bu son on günde kabul olunmuş salih ameller nasip etmesini dilerim.