← Makaleler sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Müslümanların Trajedilerinde Kötü Zan

12 Haziran 2016
Müslümanların Trajedilerinde Kötü Zan

Bazen istiğfar ederken birimiz şöyle merak eder: (Tövbe ettiğim günahlarım nelerdir? Genel olarak dürüstüm ve büyük günahlardan uzağım). Unuttuğumuz en tehlikeli günahlarımızdan biri: Kalbin büyük günahlarıdır ve bunların başında: Yüce Allah hakkında kötü zan beslemek gelir! Müslümanların trajedilerini gördüğümüz ve onlara yardım edemediğimizi sandığımız bugünlerde bu kalbi büyük günahın tehlikesi daha da artmaktadır; böylece acı, ruhumuzda bir kırılmaya ve imanı sarsan şüphelere dönüşür. Tehlikesini anlamak için Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şu sözüne bakın: (Hiçbiriniz Allah Azze ve Celle hakkında hüsn-ü zan beslemeden ölmesin) (Müslim rivayet etmiştir). Bu, ölüm meleği ruhunuzu kabzetmeye geldiğinde ona (Rabbim hakkında hüsn-ü zan besleyene kadar bana mühlet ver) diyebileceğiniz anlamına mı gelir? Elbette hayır. O halde kastedilen, Allah Teala hakkındaki hüsn-ü zannınızı her an korumanızdır ki ölüm sizi asla bu halin dışında yakalamasın. Düşünün ki içinizde Allah Teala hakkında kötü bir zan oluştu, bunun tedavisini örneğin bir surenin tefsirini okuyana kadar erteleyebilir misiniz? Ya da dünya işleriyle oyalanarak ondan uzaklaşabilir misiniz? Hayır! Aksine onu derhal tedavi etmelisiniz. Çünkü bu, tedavisi bir an bile ertelenemeyecek bir hastalıktır. Peki ne yapmalıyım? Sebeplerini öğrenin ve onları tedavi edin. Bu geniş bir konudur ancak burada kısaca Allah Teala hakkında kötü zannın yayılma nedenlerini söylüyorum: 1. Günahlar: Nefsimiz bizi bir günaha çağırdığında şöyle bir hesap yapabiliriz: (Küçük günah bir kötülüktür, sevap ise on katıdır, o halde onu telafi eder)! Günahların en tehlikeli etkisinin nefsi kirletmek olduğunu unutuyoruz: (Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir (9), onu karanlığa gömen ise hüsrana uğramıştır) yani onu hidayet mertebelerinden aşağı çekip alçaltmıştır; işte o zaman nefs, kalbin büyük günahları için bir yuva haline gelir. Bu yüzden Allah Teala şöyle buyurmuştur: (Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar). Belaların en kötüsü ise kötü zan gibi kalbin büyük günahlarıdır. 2. Eğitimimizdeki eksiklik: Birçoğumuz dünyada salih amellerin karşılığını beklemek üzere yetiştirildik; nefsimizi Allah Teala'ya karşı mütevazı olmaya, O'nun (yaptıklarından sorgulanamayacağını) bilmeye, O'nun yolunda fedakarlık yapmaya ve dünyanın bir imtihan yurdu olduğuna alıştırmadık. Ne ahireti sevap olarak ne de dünyadaki kalp huzurunu yeterli görmüyoruz. Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şu sözünü unutuyoruz: (Dünyada insanların en bedbaht olanı cennet ehlinden getirilir ve cennete bir kez daldırılır, sonra ona denilir ki: Ey Ademoğlu, hiç sıkıntı gördün mü? Hiç darlık çektin mi? O da der ki: Hayır vallahi ya Rabbi, asla bir sıkıntı görmedim ve asla bir darlık çekmedim)! (Müslim rivayet etmiştir). Şaşırtıcı olan şu ki, belalarını gördüğümüzde içimizde kötü zan oluşan o insanlar bizzat sabredenlerdir; Allah belayı indirdiği gibi onlara sabrı da indirmiştir. Biz ise buna rağmen "onlar adına" içimizde kötü zanna düşüyoruz! Tedaviler: 1. Kalp üzerindeki fitnesini düşünerek günahları terk etmek. 2. İstiğfar etmek: Şöyle denilebilir: (Ancak kişi işlediği ve sonra terk ettiği bir günahtan dolayı istiğfar eder, oysa kötü zan hala göğsümde duruyor). Biz de deriz ki: Aksine iki sebeple istiğfar edersin: Bu kalbi büyük günahla mücadele etmek ve ona karşı Allah'tan yardım istemek için, bir de günahından anbean kurtulmak için. 3. Allah Teala'nın kullarına karşı senden daha merhametli olduğuna dair kesin inanç (yakin) beslemek. Kendini, imtihan edilenlere karşı görevlerinle ve onları rahatlatmak için yapabileceklerinle meşgul et; bunun bereketlerinden biri de Allah'ın kalbini kaderine karşı yatıştırması ve onlara duyduğun acının, düşmanlarımızın istediği gibi kırılıp şüphelerin yuvası olmak yerine, pozitif bir itici güce dönüşmesidir. En iyisini Allah Teala bilir.