Çocuklarımız Bizden Çalınıyor!
Beni etkileyen hikayelerden biri, Amerika'da yaşayan, iki kız ve bir erkek çocuk sahibi Lübnanlı Müslüman bir ailenin başına gelen olaydır. Anne ve baba yeni bir bebek sahibi olurlar ancak bebekte olağandışı belirtiler görülür. Annesi onu hastaneye götürür, doktorlar belirtilerden yola çıkarak kadının bebeği dövdüğünü sanıp polise haber verirler. Polis derhal eve baskın yaparak çocukları babaannelerinden koparır ve çocukları fanatik bir Amerikalı Evanjelik Hristiyan aileye verir. Bu aile çocukların isimlerini değiştirir ve onları Hristiyan olarak yetiştirir... Anne ve baba çocuklarını geri almak için her türlü yolu denerler ama başaramazlar. Yeni doğan bebek ölür ve hastane ondan hücre örnekleri saklar. Bir süre sonra yapılan yeni bir genetik testle, belirtilerin darp kaynaklı değil, genetik bir hastalıktan kaynaklandığı ortaya çıkar! Mahkeme, ebeveynlerin çocuk istismarı suçlamasından beraatine karar verir. Zavallı annenin mahkemeden çıkarken sevinçten ağlayarak: 'Çocuklarım artık masum olduğumu bilecek!' dediği sahneyi hatırlıyorum. Ancak sürpriz... 'Masumiyeti' ne kadar zaman sonra ortaya çıktı? Tam on yedi yıl sonra!! Evet, on yedi yıl sonra... Bu süre zarfında üç çocuk farklı eyaletlere dağılmış, tamamen Amerikalı gibi yaşamışlar ve ebeveynlerinin dinine inanmıyorlardı. O sırada yaklaşık on dokuz yaşında olan kızla bir röportaj yaptılar ve ona sordular: 'Annenin beraat kararı hakkında ne düşünüyorsun?' Kız şöyle dedi: 'Bu kadınla –annesini kastediyor!– şu an hiçbir bağım yok... Ben bu aileyle büyüdüm ve onları ebeveynim olarak görüyorum, gelecekte bu kadınla ilgilenebilirim... Ama şu an ilgilenmiyorum'!!! Kötü muamele şüphesiyle ebeveynlerin çocuklarından mahrum bırakılması, Aziz ve Celil olan Allah'ın şeriatına tabi olmayan beşeri sistemlerdeki aptalca ve zalimce yasalaştırmanın bir biçimidir! Bundan daha ağır bir ceza düşünemiyorum! Çocukların öldürülmesi bile daha hafif kalabilir! Çocuklarınızın sizden çalınması ve onları şirk üzerine, Peygamberinizi yalanlamak ve Kur'an'ı inkar etmek üzerine yetiştirecek kişilere verilmesi... Hem de hukukun gücüyle! Siz bunu görüyorsunuz ama engelleyemiyorsunuz! Çocuklarınız, ciğerpareleriniz!! Çok zor bir duygu... Allah bize ve tüm Müslümanlara afiyet versin. Buna benzer olaylar Batı'daki Müslümanlar arasında sınırlı vakalarda yaşanıyordu, ancak şimdi kardeşlerim, bu durum çok sık, hem de çok sık yaşanmaya başladı; hem de ülkelerimizde, evlerimizin içinde! Nasıl mı? Birkaç gün önce bir okuldaki eğitimciyle oturdum... Bana dedi ki: 'Eğitim alanında sekiz yılım geçti, öğrenci ahlakında geçen yılki kadar bir çöküş görmedim!' Şikayetin genel olduğunu, sadece kendi okulunda olmadığını gördüm. Babalar çocuklarına cep telefonları, tabletler, iPad'ler veriyorlar... Onları yönlendirmiyorlar, sonra da çocuklarının bu cihazlardaki faaliyetlerini denetlemiyorlar... Böylece bu cihazlar, yaygın YouTube kanallarının sahiplerinin istediği gibi çocuklarımızın beyinlerini yıkamaya ve onları yetiştirmeye başladı: Ahlaksızlık, alaycılık, boş işler, dine ve değerlere yabancılaşma üzerine. Anne ve babalar ise... Meşgul! Lübnanlı ailenin başına gelenden pek de farklı olmayan bir tablo; çocuklarımız çalınıyor, İslami kimlikleri siliniyor, fıtratları kirletiliyor ve İslam'ımıza aykırı fikirler, ahlaklar ve inançlarla besleniyorlar! Ey babalar, ey anneler... Bunu benden duyun: Ya eğitim, yönlendirme, denetim ve çocuklarınıza sevgi gösterme sorumluluğunu üstlenir ve bunun için zamanınızın ve çabanızın ana bir kısmını ayırırsınız, ya da çocuk sahibi olmayın!