Çocuklarımızın Gözleri Konuşuyor
Erken yaşlarda çocuklarımızın gözleri, dillerinin ifade edemediği şeyleri söyler. Oğlunuzun veya kızınızın gözlerini nasıl okuyacağınızı öğrenmek için bir eğitim kursuna ihtiyacınız yoktur; o sizdendir ve ruhlarınız arasında fıtri bir bağ vardır. Tüm ihtiyacınız olan ona ilgi göstermek ve onun size bir emanet olduğunu hatırlamaktır. O zaman gözlerinde çok şey okuyacak ve onu anlayacaksınız. Eğer gözlerinin mesajlarına cevap verir ve onları görmezden gelmezseniz, hem siz hem de o rahat edecektir:
1. Telefon veya bilgisayarla uzun süre meşgul olursunuz; bazen güler, bazen kaşlarınızı çatarsınız... Gelir, ekrana bakar ve takip ettiğiniz şey hakkında size "sıkıcı" sorular sorar. Gözlerinizi ekrandan biraz olsun çekmeye çalışarak gözleriyle size şunu der: (Cihazın benden daha önemli değil! Kültürümü oluşturmam ve senin gibi olmam için beni de takip ettiğin şeye dahil et, bencil olma!)
2. Gözlerinin mesajını anlamadınız veya ihmal ettiniz, o da kışkırtıcı bir davranışta bulundu... Ona öfkeyle bakarsınız, gözleri size der ki: (Bunun seni kızdıracağını biliyorum ama benimle ilgilenmen için dikkatini çekmek istedim ve sanırım bu benim hakkım!)
3. Gözlerini anlamadınız ve ona: (Seni sevmiyorum) dediniz. Gözleri kırgınlıkla size der ki: (Ama buna hakkın yok! Ben senin çocuğunum, bana sitem et, istersen beni cezalandır ama benden nefret etme. Çünkü senin sevgin benim güven kaynağım ve kendime olan olumlu bakışımdır.)
4. Onu bir eğitimci gibi değil de intikam alır gibi aşırı sertlikle cezalandırdınız... Ağladı... Hata yaptığınızı hissettiniz ve onu teselli edip hatasını anlatmaya geldiniz... Yüzünü sizden çevirir çünkü gözleri sizinle konuşmak istemez; şefkatiniz ve babalığınız konusundaki umutlarını boşa çıkardınız!
5. Kızınız biraz büyüdü ve sizin küçük kız kardeşini sevdiğinizi görüyor. Kendini araya sokar ve gözleri size der ki: (Baba, ben de hala bir çocuğum, kardeşimin ihtiyacı olduğu gibi senin beni bağrına basmana ve öpmene ihtiyacım var.)
6. Siz mesajı anlamadınız, o da kasten kardeşini kışkırtıyor. Onu cezalandırdınız, gözleri size der ki: (Davranışlarındaki ayrımcılık yüzünden beni kardeşimi sevdiğin gibi sevip sevmediğini merak ediyordum, bu yüzden bu davranışı kasten yaptım. İşte şefkatini unutup bana karşı sertliğini görüyorum. Sorumun cevabını aldım, teşekkürler!)
7. Yüz hatları kardeşleri kadar güzel değilse, gözleri size der ki: (Bu benim elimde değil, lütfen anneciğim, kendime olan bakışımı güçlendirmem için onları sevdiğin gibi bana da samimi bir sevgi göster.)
8. İhmalkarlığı ve gevşekliği yüzünden ders çalışırken sizi yoruyor, siz de ondan bıkıp dersi sinirle bitiriyorsunuz. Yapay bir sebeple gelip sizi "dürtükler" ve gözleri size der ki: (Baba, lütfen işleri birbirinden ayır. Seni ne kadar yorsam ve tembellik etsem de, senin üzerinde asgari bir sevgi hakkım var. Bu olmazsa sadece derslerimi değil, beni de kaybedersin!)
9. Kızınızın önünde sinirli bir şekilde konuşuyorsunuz. Gülümsemesi kaybolur, küçük kalbi hızla çarpar ve gözleri size der ki: (Lütfen! Güven duygumu kaybettiriyorsunuz! Barışın. Aranızdaki sevgi, üzerinde uyuduğum yatağımdır.)
10. Büyüdü ve genç oldu. Ona bir şey emrettiniz ve size itaat etmedi... Aranızdaki tartışma şiddetlendi... Sert bir sesle cevap verdi (İstemiyorum, özgürüm)... Siz öfkelendiniz, ona sertçe baktınız, o da size öyle baktı. Gözleri size der ki: (Artık bizi eskisinden daha çok kontrol ediyor, gülümse ey baba ki sana onun sırrını söyleyelim)... Gülümrersiniz... Yüz hatları değişir ve gözleri kontrolünden çıkarak size der ki: (Diline inanma! Biz ondan daha doğruyuz... Oğlun bedeni büyüse de içinde hala bir çocuk... Onu kucakla ve bırakma, sorun çözülecektir!)
11. Çocuğunuzun gözlerinden gelen pek çok mesajı görmezden geldiniz, o da siz onunla konuşurken bakışlarını kaçırıyor. Siz bağırarak: (Benimle konuşurken yüzüme bakman edeptendir) dersiniz. O da size bakar ve gözleri der ki: (Geçtiğimiz yıllar boyunca bizi görmezden gelmek yerine, biz sizinle konuşurken bizi anlamanız da bir nezaket değil miydi?! Kusura bakmayın ama konuşup da ihmal edilmekten bıktık.)
Kardeşlerim, bu son söze gelmeden önce onların gözlerini okuyun! Başından itibaren okuyun, o zaman size şöyle diyeceklerdir: (Baba, anne, senin yapabildiğin gibi kendimi ifade edemiyorum ama beni sevdiğin ve benimle ilgilendiğin için gözlerimi anladın, ben de onlarla sana diyorum ki: Teşekkür ederim!)