Değerli dostlar, Allah'ın selamı üzerinize olsun. Bu yorum, Afganistan üniversitelerinde kız çocuklarının eğitiminin bir sonraki duyuruya kadar durdurulması kararı hakkındadır. Bu yorumla amacımız, hata da yapabilen doğru da yapabilen bir Müslüman grubu savunmak değil, İslam'ın kavramlarını açıklamaktır. Biz Müslümanı zulme uğradığında savunuruz, ancak hata yaptığında hatalarını inkar etmeyiz.
Her şeyden önce İslam, hem erkekler hem de kadınlar için bir ilim dinidir. İslam; cehalete, hurafelere ve körü körüne taklide karşı topyekûn bir savaş ilan etmiştir. İnen ilk ayet şudur: "Yaratan Rabbinin adıyla oku." Müslümanlar dinlerine sımsıkı sarılıp izzet sahibi olduklarında, bilimde dünyaya önderlik etmişlerdir. Bu nedenle, ilim meselesinde kimsenin size karşı üstünlük taslamasına izin vermeyin.
İslami perspektifte eğitim, vahyin insana ve hayata bakışından yola çıkar. Bu eğitimin amacı; insanı inanç, zihin, ahlak ve bilgi bakımından bütüncül bir şekilde inşa etmek, onu pratik hayatın tüm alanlarında başarıya hazırlamak, yeryüzünde halifelik görevini yerine getirmesini ve yaratılış gayesi olan Allah'a kapsamlı kulluğu gerçekleştirmesini sağlamaktır. Tüm bunlar, şeriatın yasakladığı durumların olmadığı bir ortamda gerçekleşmelidir; çünkü bu anlayışla eğitim ve öğretim, aslen bir ibadettir.
Bu tanıma göre, sadece Afganistanlı kızlar değil, dünyanın tüm gençleri ve kızları, maddi hayatta ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, dünya ve ahirette dengeyi, bütünlüğü, huzuru ve mutluluğu sağlayan bu ilimden mahrumdurlar. Bunu hatırda tutmalıyız; çünkü bir Müslüman, konuyu içerik, hedefler ve ortam açısından kendine has bir eğitim anlayışı olan Batı kültürünün ve uluslararası kuruluşların perspektifiyle tartışmamalıdır.
Onlar, gençleri ve kızları ailevi, sosyal veya ahirete yönelik bir başarıya hazırlamadan, sadece iş gücü piyasasına hazırlamak için dar bir dünyevi bakış açısına dayanan karma bir eğitim istiyorlar. Erkek ve kadının doğasındaki farkları ve onlara uygun rolleri tanımayan, aksine Allah'ın kitabında belirlediği farkları kadına karşı bir saldırı ve ayrımcılık olarak gören bir eğitim istiyorlar. Erkek ve kadının fıtratının silindiği, onları uluslararası sisteme ve sermaye sahiplerine köle etmek için cinsel arzuların körüklendiği bir eğitim istiyorlar.
Üniversite eğitiminden mahrum kalan Afgan kızı için timsah gözyaşları döken, ancak insanlığı gerçek anlamda faydalı eğitimden mahrum bırakan ve kirli ajandalarını dayatarak küresel eğitimi zehirleyen uluslararası sistem karşısında asla savunma pozisyonunda olmamalıyız. "Kadın eğitimi" dediklerinde, istedikleri eğitim nedir? On sekiz yaşından küçük bir kızın fuhuş yapmasına izin veren, hatta bunu teşvik eden, ancak evliliği yasaklayıp suç sayan bir eğitim! Ona cinsiyetini değiştirme veya sapkınlık yapma hakkı olduğunu öğretmek istiyorlar.
Afganistan'da kızların eğitimi konusunu tartışırken, ne küresel medya ne Birleşmiş Milletler ne de hak örgütleri aklımızdadır; onlara hiçbir değer vermiyoruz. Onların önünde İslam'ı savunmak veya onlar için Taliban'ın eylemlerinden uzaklaşıp onları aşırılıkla suçlamak gibi bir derdimiz yok. Çünkü kadınlar için ağlayan bu kesimler, bayağı münafıklardır.
Afganistan'ın yirmi yıllık işgali boyunca kadın ve çocuklara karşı en iğrenç suçlar işlenirken neredeydiler? Sustular. Amerika, Afgan halkının hakkı olan yedi milyar dolara el koyup bu halkı açlığa, soğuğa ve hastalığa mahkum ettiğinde sustular. Bu halk kuşatma altına alındığında ve hala alınmaya devam ederken sustular. Türkistan, Keşmir, Burma, Filistin, Suriye ve Irak'ta Müslüman kadına karşı dehşet verici suçlar işlendiğinde sustular. Hindistan ve Fransa'da Müslüman kızlar başörtüleri nedeniyle üniversiteye alınmadığında sustular. Onlar, biz bu konuyu tartışırken üzerlerinde düşüneceğimizden çok daha aşağılık ve değersizdirler.
Onları bir kenara bırakalım ve konuyu Müslümanlar olarak kendi aramızda tartışalım: Vahiyden yola çıkan, erkek ve kadını rollerini yerine getirmeye hazırlayan eğitim, İslam devletinin sağlaması gereken şer'i bir görev, erkek ve kadının alması gereken bir haktır. Biz bu şer'i temelden yola çıkıyoruz; Birleşmiş Milletlerin tanımlarından, hedeflerinden ve insan ile hayata bakışından değil. Bunların hiçbiri bir mümin için bir soğan kabuğu kadar bile değer taşımaz.
Taliban hükümeti üniversitelerde kızların eğitimini askıya aldı. Yükseköğretim Bakanı -iki gün önceki haberlere göre- hükümetinin kızların eğitimine karşı olmadığını belirtti. Üniversite eğitiminin askıya alınma sebebi olarak, son on dört ay içinde (hareketin yönetimi devralmasından sonra) kızların karma eğitim, tesettüre riayet etmeme, mahremsiz yolculuk yapma gibi şer'i kurallara uymamalarını ve okudukları bazı bölümlerin kadın doğasına uygun olmamasını gösterdi. Ayrıca, Taliban hükümetinin altıncı sınıftan sonra kızların okula gitmesini yasaklayan bir karar aldığına dair teyit edilmesi gereken haberler de bulunmaktadır.
Bizi ilgilendiren husus, doğru İslami hükmü açıklamaktır: Müslüman bir devletin görevi, hem erkek hem de kadın için onları yeryüzündeki halifelik görevlerine hazırlayan ve toplumsal ihtiyaçları karşılayan eğitimi sağlamaktır. Afgan kadını; bir evlat, anne, eş veya kız kardeş olarak sosyal rollerini yerine getirmesini sağlayacak ve nesilleri yetiştirmesine yardımcı olacak eğitimi almaya muhtaçtır.
Toplumun; kültürel saldırıların, kadına yönelik şüphelerin, uluslararası sistemin ve örgütlerinin Müslüman toplumlara saldırı araçlarının farkında olan kadınlara ihtiyacı vardır. Bu savaşa karşı duran mümin kadınların varlığı, kendi hemcinsleri üzerinde daha etkili olacaktır. Bunların hepsi kaçınılmaz toplumsal ihtiyaçlardır ve devlet, kadının bu eğitimi alması için çalışmalıdır. Bu zaruri eğitim; tıp, hemşirelik ve tedavi dalları gibi kadının mahremiyetini mümkün olduğunca koruyan alanları da kapsar. Kadın için eğitim alanları sadece bunlarla sınırlı değildir; kadın doğasına uygun olan ve büyük katkı sağlayabileceği pek çok başka bilgi alanı da vardır. Devletin, gücü yettiğince bunları sağlaması ve kadın için uygun eğitim ve çalışma ortamları oluşturması gerekir.
İslam'ın faziletli asırlarında Müslüman kadının bilimde gerçek bir katkısı vardı. Toplum, "Erkeklerden bunu yapanlar varken kadının bununla meşgul olmasına gerek yok" demiyordu. Kardeşimiz Ahmed El-Seyyid, "Kadın Meselelerinin Metodik Temellendirilmesi" başlıklı bir dizi yayınlamış ve İslam'ın ilk nesillerinde Müslüman kadının akide, hadis ve fıkıh alanındaki büyük katkılarını kanıtlarıyla ortaya koymuştur.
Kız çocukları için eğitim kapısını, onlara temel dini görevlerini ve toplumsal sorumluluklarını öğretecek okul ve üniversite alternatifleri sunmadan tamamen kapatmak, bahsettiğimiz pek çok hususu ihlal eder ve bir devletin bunu yapması doğru değildir. Bunu söylerken, ne uluslararası bir talebi karşılamak ne de küresel medyadan çekindiğimiz için söylüyoruz; bunu sadece dini bir gereklilik ve İslam şeriatının amaçlarını gözetmek adına ifade ediyoruz.
Taliban hükümetinin tutumu hakkında hüküm vermek, oradaki gerçekliği daha yakından tanımayı gerektirir:
Bahsettiğimiz doğru eğitimin sağlanması, hem dini hem de dünyevi ilimlere sahip erkek ve kadın öğretmenlere ihtiyaç duyar. Peki, Taliban hükümeti elindeki yetkinlikleri değerlendiriyor mu? İslam dairesinde oldukları sürece, kendilerine mezhepsel açıdan muhalif olan bir alimi veya kadın öğretmeni dışlamadan istihdam ediyor mu? Görünen o ki -en doğrusunu Allah bilir- bu konuda meseleyi daha da karmaşık hale getiren bir eksiklikleri bulunmaktadır.
Kardeşlerim, ne Taliban ne de bir başkası şeriatı mutlak anlamda temsil etmez. İnsanların doğru ve yanlış yapabilen uygulamalarına bakarak şeriat hakkında hüküm vermek doğru değildir. Kardeşlerime tavsiyem şudur: Hareketler ve bireylerle aranızda bir mesafe bırakın; onlara olan bağlılığınız, Allah'ın emrine ve şeriatına bağlılıkları ölçüsünde olsun. İslam'ın kendisine gelince; o kanınıza, damarlarınıza ve etinize karışsın. Onu cesaretle ve doğruluğundan bir an bile şüphe etmeden savunun. Beşere gelince; yaşayan hata da yapabilir doğru da, fitneye düşmeyeceğinden emin olunamaz. Hak kişilere göre tanınmaz, aksine kişiler hakka göre tanınır.
Sonuç olarak, sadece durum tespiti yapmakla yetinmeyeceğiz; aksine gerçekliği Kur'an ve Sünnet'in ışığında iyileştirmek istiyoruz. Bu nedenle, Afgan kadın ve kızlarının menfaatini isteyen herkesi, internet üzerinden de olsa faydalı ilmi onlara ulaştırmaya davet ediyorum. Afganistan'daki bazı kardeşlerimizin "Kadın Serisi"ni ve yayınladığımız diğer materyalleri paylaştıklarını öğrenmek beni mutlu etti.
Oradaki kız kardeşlerime diyorum ki: Dünya ve ahiret için faydalı ilim öğrenmeniz Allah'a yakınlaşma vesilelerinden biridir. Çünkü sizler, imparatorlukları dize getiren aziz ve Müslüman bir halkın kızlarısınız. Bir ümmetin inşası, ancak kız ve erkek evlatlarına dinleri ve dünyaları için faydalı olanın öğretilmesiyle mümkündür. Mademki elektronik eğitim imkanı var, gücü yeten tüm kardeşlerimi Afgan dillerine çevrilmiş çeşitli şer'i, tıbbi ve bilimsel kurslar düzenlemeye davet ediyorum. Sadece haberler üzerinden tavır almakla yetinmeyelim.
Allah Teala'dan Müslümanların birliğini sağlamasını, hepsini ifrata ve tefrite kaçmadan sevdiği ve razı olduğu işlere muvaffak kılmasını niyaz ederiz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.