"Ahrar" Hareketi ile Dayanışma Mesajı
Allah'ın adıyla, hamd Allah'a mahsustur, salat ve selam Allah'ın elçisinin üzerine olsun.
Bu, Allah ona rahmet etsin kız kardeşleri "Cihad Musa" için öfkelenen, insan hayatının ihmal edilmesine karşı ayaklanan ve bu yüzden zalimler tarafından suçlanıp darp ve hapisle saldırıya uğrayan "Ahrar Hareketi"ndeki kardeşlerimle dayanışma konuşmamdır.
Sevgili kardeşlerim, cesur duruşunuzdan dolayı Allah sizden razı olsun. Sizler, zalimlerin silmeye çalıştığı fıtri İslami değerleri ümmet içinde yeniden canlandırıyorsunuz; "Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz."
Sebat Etmek ve Pişman Olmamak İçin Tavsiyeler
Sevgili dostlar, ilk vasiyetim şudur: Kalplerinize pişmanlığın sızmasına izin vermeyin. Şeytan size, "Hiçbir şey elde edemediniz; rektör yerinde duruyor, Cihad'ın hakkı alınmadı ve kardeşleriniz hapiste" diye vesvese verebilir. Sevgililerim, eğer yaptıklarınızı Allah rızası için yaptıysanız, siz kaybetmediniz. Aksine ecriniz korunmuş, ameliniz Allah katında kabul edilmiştir ve Allah'ın izniyle bunun bereketini ahiretten önce dünyada göreceksiniz; "Sabret, kuşkusuz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez."
Azizlerim, eğer bu oturma eylemlerinizle rektörü ve hastane müdürünü istifaya zorlasaydınız, yetkililer Allah rahmet etsin Cihad'ın hakkını teslim etseydi pişman olmaz, aksine göğsünüzü ferahlatan ve davanızı yayan bu adımdan dolayı mutlu olurdunuz. Ancak Yüce Allah, bildiği hikmetler gereği başka bir şey takdir etmiştir.
Eylemler doğrudan görülen sonuçlarla değil, Allah'ın emrine uygunluğu ve niyetin ihlasıyla ölçülür; "Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir." Allah'ın kaderine iman edin, O'nun hikmetine ve rahmetine güvenin; O, kalplerinizi bu olaylardan doğacak büyük hayırları anlamaya ve hissetmeye yöneltecektir.
İmtihanın Hikmeti ve Müminin İzzeti
Yüce Allah'ın dostlarını eğitmesindeki hikmetlerinden biri de şudur: Onlara yardım etmek ve onları yüceltmek istediğinde, önce onları kırar ki Rablerine boyun eğsinler, kalpleri kibirden ve nefsin paylarından arınsın. Bir rivayette şöyle denilmiştir: "Bir kul bir haksızlığa uğrar da ona sabrederse, Allah bununla onun izzetini artırır."
Vallahi kardeşlerim, Allah yolunda hapse girip çıktıktan sonra Rabbimden davam için büyük bir kerem, bereket ve yayılma gördüm. Allah yolunda eziyet çekenler, müjdelenin ve Rabbinizden gelecek ikram ve nimetleri bekleyin.
Ey hürler ve onlara destek olanlar! Sizler Cihad'ın davasına sahip çıkarak mertlik, yardımlaşma ve masum cana saygı değerlerini yaşatıyorsunuz. İslam'a cinayet işleyenlerin ve dinin zilleti kabul ettiğini sananların insanların zihnine kazıdığı o ezik İslam imajını kökünden söküp atıyorsunuz.
Şeriatın gölgesinde yaşama davetimiz, insanlık düşmanlarının savaş açtığı bu asil değerleri canlandırmadıkça insanların kalbine dokunmayacaktır. Sizi "meseleyi büyütmekle" suçlayanların çoğunun hissiyatında Müslümanın değeri solmuş ve hakkı basitleşmiştir.
İman Kardeşliğinin Anlamını Somutlaştırmak
Sizler Cihad'ın davasını savunarak Sevgili Peygamberimizin -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- şu hadisini yaşıyorsunuz: "Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz." Ahrar gençlerini meseleyi büyütmekle suçlayan kişi! Eğer sen Cihad'ın yerinde olsaydın ve hayatını sonlandıran o ihmali hissetseydin, son nefesini vermeden önce arkandakilere ne yapmalarını söylerdin? "Meseleyi büyütmeyin" mi derdin? Yoksa "Hakkımı arayın ve bu rezalete bir son verin ki benim başıma gelen başkasının başına gelmesin" mi derdin? Senin canın, Müslüman kız kardeşinin canından daha mı kıymetli?
Ahrar'ın dostları, bu çatışma kaçınılmazdı; bu meseleyle olmasa başka bir meseleyle olacaktı. Çünkü batıl, hakka tahammül edemez ve sloganı şudur: "Onları şehrinizden çıkarın." Eğer Müslümanlar bu zorbalık karşısında gevşer ve zayıf düşerlerse, batıl her gün özgürlük alanlarından yeni bir toprak yutmaya çalışacaktır.
Sizi kimseyle acele bir çatışmaya girmeye çağırmıyoruz kardeşlerim; ancak batıl ehli Cihad'ın başına gelenlerin gerçeğiyle yüzleşmek, bu ihmalin tekrarlanmamasını sağlamak ve tutuklu kardeşlerinizi serbest bırakmak zorunda kalana kadar sabırla direnmeye çağırıyoruz. Tüm partili veya partisiz erdem sahiplerine diyoruz ki: Bu hepinizin davasıdır. Ümmetinizin meselelerini yaşayın ve kardeşlerinize destek olun. Aksi takdirde, ahiretten önce dünyada onları yalnız bırakmanın uğursuzluğunu bekleyin; "Kim bir Müslümanı onurunun zedelendiği ve mahremiyetinin ihlal edildiği bir yerde yalnız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini istediği bir yerde yalnız bırakır."
Öğrencilerden ve diğer hareketlerden bu davaya destek verenlere selam ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Şiir: Mahkum Kim?
Oturma eylemi nedeniyle haksız yere hapsedilen aziz dostlarıma, esaretim sırasında kız kardeşime hitaben yazdığım, bu dostlara yöneltmek için üzerinde değişiklikler yapıp eklemelerde bulunduğum şiiri hediye ediyorum. Şiirin başlığı "Mahkum Kim?":
Kız kardeşim geldi ziyaretime zindanda
Vakar ve sebat kuşanmış bir edayla
Dedi ki: "Sana nasihatle geldim
Azmine azim, kararlılığına güç katmaya
Sakın ha, bıkkınlık verip yeise düşme
Sabret ve müjdelerle dol taş daima
Yüceliğin basamaklarına tırmanamazsın
Acı sabır otunu tatmadıkça asla"
Ey kardeşim, hiçbir şeyden korkma sakın
Ağabeyin bilir kimdir seçilmiş olan
Eğer refah içinde bir hayat sürseydim
Kederlerden korkmazdım o zaman
Dostlarla dolu bir mahallede hürce
Gezip dolaşsaydım diyar diyar
Şimdi ise çevremde gördüğüm sadece
Demir parmaklıklar ve soğuk duvar
Ayaklarımda prangalarla sürüklenirim
Zalim bir hükmü karşılamak üzere
Suçum ise din kardeşlerime yardım etmek
Fedakarlıkla, canı gönülden, özgürce
Uyuduğumda çocuklarım girer düşüme
Evimi ve dönüş yolunu hatırlarım
Eğer bu çilem dünya için olsaydı
Beni korkak ve bitkin bulurdun kardeşim
Lakin ben bu sabrımın karşılığında
Çiçeklerle dolu bir cennet bahçesi umarım
Okur ve düşüncelerimi kaydederim
Seher vakitlerinde namaza durarım
Kur'an okurken derin derin düşünürüm
Sırlarını keşfetmek için ayetlerin
İnsanlar kadere rıza göstersin diye
Sabrın sebeplerine dair eserler yazarım
Ruhum kanatlanıp uçarken alır
Rahman'ın sevgisinden kendine bir yörünge
Takva zindanında azık toplarım ben
Düşmanım ise yüklenir günahları heybesine
Nice serbest gezen insan görürüm de
Sarhoş gibidirler ama sarhoş değiller
Zillet içinde boyun eğmeye alışmışlar
Birer hiç gibi yaşayıp giderler
Dini bir kenara itmişler umursamazca
Paraya taparlar hırsla ve ciddiyetle
Öfkeleri Allah için değildir asla
Ancak dertlenirler fiyatlar artınca
Şimdi mahkum ben miyim yoksa onlar mı?
Meseleye basiretle bakarsak eğer
Kanımla ve kalemimle feda olayım size
Ey hür olarak yaşayan yiğitler
Yaratıcınızın şeriatı ve ümmet için
Gece gündüz kendinizi feda edersiniz
Kardeşlerim, hiçbir şeyden korkmayın
Çünkü siz utanılacak bir iş etmediniz
Cihad'ın hakkı çiğnendiğinde öfkelenmek
Ve kıskanmak onuru, ayıp mıdır hiç?
Eğer dünya dar gelirse mertliğinize
Zindanda hür olarak yaşayın, bu daha aziz
Dava yükünü omuzlayan her kişi
Zorluklara katlanmak zorundadır elbet
Allah bizi öylece bırakacak değildi
İyiler seçilip ayrılana dek
Ve cehennemin dibine sürükler O
Münafıklık edip şüpheye düşenleri
İnkarı gizleyip içimize attığımızda
Korktuğumuzda baskıdan ve esaretten
Ümmetimizin yeni yetişen nesline
Gurur duyacak önderler veremedik
Onlar da kahramanlık sembolü olarak
Allah'ı inkar eden "Guevara"yı seçtiler
Muhammed'in takipçileri olan bizlere
Guevara'ya özenmek yakışır mı hiç?
Kahhar olan Allah'a kul olan kişi
Akıntıya kapılıp sürüklenmezdi
İzzeti Rahman'dan başkasında arayan
Sonunda hüsrana uğramaya mahkumdur
Örümcek ağına sığındılar onlar
Yıkımla imar beklediler beyhude
Kardeşlerim, sizler sakın korkmayın
Siz Cebbar olan bir Rabbe yardım ettiniz
Allah sizi savunacaktır mutlaka
Çünkü O, facirlere helak vaat etmiştir
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.