Esenlik üzerinize olsun. Bir ayet ve bir hadis ışığında şu iki sahne üzerinde benimle birlikte düşünün; Birinci sahne: Dünya güçlerinin canlı olarak kurtarmak için canla başla uğraştığı İsrailli esirler, sonunda ya tabutlar içinde ölü olarak, ya kalıntılar halinde çıktılar ya da izlerine bile rastlanamadı.
Buna karşılık, işgal zindanlarında müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve görünürde serbest kalmalarına dair hiçbir umut olmayan esirler ise herkesin iradesine rağmen özgürlüklerine kavuştular.
Bununla birlikte Aziz ve Celil olan Allah'ın şu sözünü düşünün: "Allah insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, ondan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Yine bununla birlikte Peygamberin -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- şu sözünü düşünün: "Bil ki, eğer bütün bir ümmet sana bir fayda sağlamak için bir araya gelse, Allah'ın senin için yazdığından başka bir fayda sağlayamazlar. Eğer sana bir zarar vermek için bir araya gelseler, Allah'ın senin aleyhine yazdığından başka bir zarar veremezler. Kalemler kaldırılmış ve sayfalar kurumuştur."
"Küresel ümmet" (dünya devletleri), İsrailli esirleri kurtararak onlara fayda sağlamak için birleşti ama başaramadılar; işgal zindanlarındaki esirleri orada tutarak onlara zarar vermek için birleştiler ama bunu da başaramadılar. Bu evrende ancak evrenin Rabbinin dilediği olur: "Allah, emrinde galip olandır; fakat insanların çoğu bilmezler."