Dilim Kopsun da Bu Kelime Ağzımdan Çıkmasın!
Kişisel Facebook sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Kişisel Facebook sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Allah'a sığınırız, kulların Rabbine dil uzatan bir kimse tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul etmez mi? Elbette, kim samimi bir tövbe ile tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder. Ancak bir kişi bu cinayeti işlemeden önce ve kendisini onun eşi sayan bir kadın "Vallahi kocam sinirlendiğinde dine küfrediyor ama sonra istiğfar edip boy abdesti alıyor ve namaz kılıyor" demeden önce şu soruyu soralım:
En ufak sebeplerle -gömleği ütüsüz olduğu için, eşiyle tartıştığı için, yemeği soğuk olduğu için veya iş yerindeki bir sorundan dolayı- Rabbe küfreden bu insan, bir gün olsun Allah'ı yüceltmiş midir? Bu insan gerçekten Allah'ı, O'nun şanına yaraşır şekilde yüceltiyor mu? Yoksa kalbi, en küçük bir baskıda dışarı çıkan pisliklerle mi dolu?
Yaşanan bu durumlar, kalpteki tazim eksikliğini, hatta Allah'a karşı duyulan -Allah korusun- kin ve nefreti ortaya çıkarır. Bu sebeple, gerçek tövbe ne zaman ortaya çıkar? Tövbe, bir insanın küfredip sonra tövbe etmesi, sonra tekrar küfredip her fırsatta tövbe etmesi değildir.
Gerçek tövbe; insanın pişmanlık duyması, bağışlanma dilemesi ve Allah'a yönelmesidir; boy abdesti alıp namaz kılması ve iyiliklerini artırmasıdır. Daha sonra, eskiden kendisini küfre sürükleyen o öfke anı tekrar geldiğinde dilini tutması ve şöyle demesidir: "Allah'a sığınırım, Allah dilimi koparsın da bu kelime ağzımdan çıkmasın, Allah azalarımı felç etsin de bu kelime çıkmasın, vallahi ölürüm, yanarım da yine de bu kelimeyi söylemem."
İşte ateşe atılmaktan nasıl korkuyorsa küfre dönmekten de öyle korkan kişi budur. Gerçekten tövbe eden ve Allah'ın celalini, Allah'ın büyüklüğünü tanıyan kişi budur.
Bu eylemi sürekli tekrarlayan kişiye sadece "tövbe et" demeyiz, ona deriz ki: "Gel, İslam'a gir." Senin İslam'ı tanımadığın, "Allah" kelimesinin manasını bilmediğin, Allah'ı yüceltmenin ne demek olduğunu anlamadığın ve ahirete nispeten dünyanın değerini kavrayamadığın ortadadır.
Senin sorunun sadece bir tövbe meselesinden daha büyüktür; senin sorunun İslam'ın hakikatini bilmemendir. Bu tutum, Yüce Allah'ın şu sözünü doğrular: "Dinlerini bir oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak." Çünkü o, bu meseleyi bir oyun zannetmektedir.
Ancak şu an aramızda oturan birisi bu sözlerden titreyip "Tamam, tövbe ediyorum, vallahi bir daha yapmayacağım, vallahi dilim kopsun da bu söz ağzımdan çıkmasın" derse, Allah onun tövbesini kabul eder mi? Evet, Allah onun tövbesini kabul eder. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir."
Bu büyük günah da dahil olmak üzere, ölüm gelmediği sürece tövbe kapısı açıktır. Bu, bizi dinleyen herkes için Allah'tan bir müjdedir; acele etmeleri için bir müjdedir. Öyleyse neyi bekliyorsun? Allah'ın izniyle kapı açıktır.