Ey cömert ve asil Ürdün halkı, Allah'a yemin ederim ki, eğer Zaatari'deki kardeşlerinize yardım etmezseniz, bunun uğursuzluğunu ahiretten önce bu dünyada göreceksiniz. Ey Ürdün halkı; dünya, uluslararası toplum, rejimler ve bu ülkedeki resmi makamlar sizin uyanışınızdan korkuyor, sizin merhametinizden korkuyor, sizin oturma eylemlerinizden ve duruşlarınızdan korkuyor. Onlar sizin uyumanıza ve bıkkınlığınıza güveniyorlar.
Aksine, Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Onlar sizin sıkıntıya düşmenizi isterler." "Sizin sıkıntıya düşmenizi isterler" ne demektir? Yani onlar sizin acı çekmenizden zevk alıyor, seviniyor ve mutlu oluyorlar demektir. Ey cemaat, başımıza gelenler durumu anlamamızı sağlıyor. Bunlar bizi acı çekerken görmekten zevk alıyorlar. Hatta bu uluslararası toplum, İslam dünyasına bir ders vermek istiyor.
Zalimlerin yöntemiyle mi onur istiyorsunuz? Onur mu istiyorsunuz? Dünya diyor ki: "Madem onur istiyorsun, al sana Zaatari kampında onur, al sana Zaatari kampında izzet." Bu yüzden dünya harekete geçmeyecek, Birleşmiş Milletler bize cevap vermeyecek, mültecilerin durumunu iyileştirmeyecek, kampı kapatmayacak ve taşımayacaktır. Allah'a yemin ederim ki, insanlık duyguları onları harekete geçirmeyecektir.
Ancak onları halkın baskısı harekete geçirir ey cemaat. Harekete geçiren şey halkın baskısıdır. Ey Ürdün halkı, Allah'tan korkun ve şunu kardeşleriniz için değil, kendiniz için yapın diyorum. Gelecek günlerde kendiniz için harekete geçin ve kardeşlerine yardım etmeyen kullarına karşı Yüce Allah'ın azabından emin olmayın.