Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Değerli dostlar, dün Fransa'da İslam'a ve Müslümanlara yönelik alınan önlemlerle ilgili bir bildiri yayınlandı. Bu bildiriye yüzlerce ilim talebesi, davetçi, tanınmış şahsiyet, iş insanı ve akademisyen imza attı. Müslümanların söz birliği ederek böylesine şerefli ve yüce bir talep etrafında toplanması, Allah'ın lütfuyla çok güzel bir girişimdir.
Bu bildiri, bir Müslümanın bu uygulamalar karşısında nasıl davranması gerektiğini, dinine yardım etmekten geri duran pasif bir kişi olmak yerine; Allah'a, Resulü'ne ve dinine nasıl yardımcı olabileceğini açıklamaktadır. Siz değerli kardeşlerimizden ricamız; bu bildiriyi incelemeniz, tanıdıklarınız arasında yaymanız, sadece isminizi ekleyerek imzalamanız ve hep birlikte bildiride yer alan hususlara riayet etmemizdir.
Size İbn Kayyım'ın -Allah ona rahmet etsin- şu muazzam ve kıymetli sözlerini hatırlatmak isteriz:
"Allah'ın haramlarının çiğnendiğini, sınırlarının ihmal edildiğini, dininin terk edildiğini ve Resulü'nün -Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun- sünnetinden yüz çevrildiğini görüp de kalbi soğuk, dili suskun kalan kimsede ne din ne de hayır vardır. O, dilsiz bir şeytandır; tıpkı batılı konuşanın konuşan bir şeytan olduğu gibi. Kendi makamları ve rızıkları güvende olduğu sürece dine ne olduğu umurunda olmayan bu kişilerin uğradığı musibet ne büyüktür! Eğer kendi kişisel çıkarlarına dokunulursa 'ne yapabilirsin ki, göz görüyor ama elden bir şey gelmiyor, güç ve kuvvet ancak Allah'ındır' derler. Ancak mesele kendi malına veya itibarına gelecek küçük bir zarara dayandığında, tüm gücünü harcar, çabalar, didinir ve gücü yettiğince kötülüğü engellemenin üç mertebesini de (el, dil ve kalp ile) sonuna kadar kullanır."
Alıntı burada bitiyor. Kendi kişisel çıkarlarına dokunulduğunda sadece "ne yapalım, çaresiziz" demekle yetinmez. Mesele şahsi menfaati olduğunda varını yoğunu ortaya koyar, gayret eder ve kötülüğü engelleme basamaklarını; yani kalbiyle, diliyle ve eliyle müdahale etmeyi sonuna kadar kullanır.
Şöyle devam eder:
"Bu kimseler, Allah katında değerlerini yitirmeleri ve Allah'ın gazabına uğramalarının yanı sıra, bu dünyada farkında olmadıkları en büyük belaya müptela olmuşlardır."
Sadece Allah onlara gazap etmekle kalmamış, aynı zamanda dünyada hiç hissetmedikleri büyük bir bela ile imtihan edilmişlerdir. Bu bela, kalbin ölmesidir. Çünkü bir kalbin hayatı ne kadar tam ise, Allah ve Resulü için duyduğu öfke o kadar güçlü, dine olan yardımı da o kadar kâmil olur.
Değerli dostlar; kalplerimizin ölmemesi, dinin katımızda bir değeri olması ve böylece bizim de Allah katında bir değerimiz olması için Rabbinize, Peygamberinize ve dininize yardım edin. Elinizden geldiğince kötülüğe karşı çıkın. Bildiriyi okuyun, içindekileri uygulayın ve çevrenizdekilere duyurun.
Allah sizi mübarek kılsın, bizden ve sizden kabul buyursun. Selam üzerinize olsun.