Günahlar Devam Etti ve Yağmur Yağdı!
Değerli dostlar, Allah'ın selamı üzerinize olsun.
Bazıları şöyle sorabilir: "Siz Allah Teala'nın kulların günahları sebebiyle yağmuru kestiğini söylemiyor muydunuz? Yağmurun yağması için insanları tövbeye ve günahları terk etmeye teşvik etmiyor muydunuz? İşte günahlar devam etmesine ve ülke, dans ve eğlence partileri düzenleyecek daha fazla 'şarkıcıyı' ağırlamaya hazırlanmasına rağmen yağmur yağdı! O halde günah, itaat ve yağmurun yağması veya kesilmesi arasında bir bağlantı yoktur; mesele tamamen atmosferik faktörlerden ibarettir. Eğer bunun kulların amelleriyle bir ilgisi olsaydı, Batı ülkelerine yağmur yağmaz, ekinleri ve ormanları yetişmezdi."
Amel ve Yağmur Arasındaki Şer'i Bağlantı
Değerli dostlar, biz de deriz ki: Allah Teala, Nuh (ona selam olsun) peygamberin dilinden şöyle buyurmuştur: "Dedim ki: Rabbinizden bağışlanma dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır. Üzerinize gökten bol bol yağmur göndersin." Peygamberimizden (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) sahih olarak rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: "...Mallarının zekatını vermekten kaçınmazlar ki gökten gelen yağmur onlardan kesilmesin. Eğer hayvanlar olmasaydı onlara hiç yağmur yağdırılmazdı." Dolayısıyla yağmurun yağmasının amellerle bağlantısı şer'an sabittir.
Neden Günahkarlara ve İnançsızlara Yağmur Yağar?
Ancak aynı zamanda şeriat, yağmurun sonuç itibariyle günahkarlara, hatta inançsızlara bile yağabileceğini inkar etmemiştir. Allah Teala, üzerlerine yağmur yağıp da ölü toprakları canlanan kimseler hakkında şöyle buyurur: "Andolsun, eğer biz bir rüzgar göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ondan sonra hemen nankörlüğe başlarlar."
Fakat yağmur onlar için değil, hadiste belirtildiği gibi hayvanları için yağar: "Eğer hayvanlar olmasaydı onlara yağmur yağdırılmazdı." Yağmurun yağdığında insanlar için değil de hayvanlar için yağıyor olması, bir aşağılama olarak yeterlidir! Ayrıca elbette başkalarının günahlarından sorumlu tutulmayan çocuklar ve kötülükleri reddedip onlardan uzak duran takva ehli kimselerin varlığı da bir sebeptir. Yağmurun gecikmesi bir uyarı ve korkutma, yağması ise bir rahmet, mühlet verme veya yavaş yavaş azaba yaklaştırmadır.
Akli ve Gerçekçi Şüphelere Cevap
İkincisi: Atmosferik faktörlerin varlığı ile yağmurun kulların fiillerinden etkilenmesi arasında asla bir çelişki yoktur. Allah tüm bunları takdir eder ve kullarını mutlaka doğaüstü olaylarla cezalandırması gerekmez.
Üçüncüsü: Biz yağmurun yağması veya kesilmesi meselesini Allah'ın varlığına, İslam'ın ve Kur'an'ın doğruluğuna bir delil olarak kullanmıyoruz. Bunların hepsinin kendi bağımsız delilleri vardır. Bizim hitabımız, bu delillere dayanarak Allah'a iman etmiş olanlaradır.
Dördüncüsü: Allah'ı inkar edip nimet içinde yüzen milletler Allah'ın yasasının dışına çıkmış değillerdir. Kur'an bize onlarla ilgili yaşananların aksini söylememiştir. Aksine Allah Teala şöyle buyurmuştur: "İnkar edenlerin refah içinde diyar diyar gezip dolaşması seni aldatmasın. Bu, az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!" Peygamberimiz (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) de şöyle buyurmuştur: "Onlar, iyilikleri dünya hayatında kendilerine erkenden verilmiş bir topluluktur." Allah Teala'nın Muhammed (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) ümmetine yağmuru geciktirerek uyarıda bulunması, onlara Rablerini ve ahiretlerini hatırlatması O'nun rahmetindendir.
Allah'ın Sabrını ve Mühletini Hafife Almanın Tehlikesi
Beşincisi: "Hala günah işliyoruz ama yağmur yağdı" diyerek bunu hafife alan kişi, günah işleyip durumu küçümseyen münafıklar gibidir. Allah onlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Kendi içlerinden de: 'Söylediklerimiz yüzünden Allah bize azap etse ya!' derler. Onlara cehennem yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!" Bu kişi, "Allah'ım! Eğer bu senin katından gelmiş bir gerçekse, üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" diyenler gibidir.
Tüm bunlardan dolayı ey Allah'ın kulları, diyoruz ki: Allah'tan sakınalım, O'nun sabrı ve mühlet vermesi bizi aldatmasın. Kötülükleri engelleyelim, onları reddettiğimizi ve onlardan uzak olduğumuzu sesli bir şekilde duyuralım. Peygamberimizin (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) şu sözünü hatırlayalım: "Şüphesiz Allah zalime mühlet verir, ama onu bir yakaladı mı bir daha bırakmaz."
Allah'tan bize merhamet etmesini, bozguncuların şerrini uzaklaştırmasını, İslam'ı ve Müslümanları yüceltmesini niyaz ederiz.
Selam üzerinize olsun.