Subaraknoid Kanama - Bölüm 2
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Bugün Allah'ın izniyle, hemorajik inmenin (kanamalı inme) ikinci kısmı olan "Subaraknoid Kanama" hakkında konuşacağız. Tanımını, epidemiyolojisini (yaygınlığını), nedenlerini, klinik belirtilerini, teşhisini, tedavisini ve tartışmak üzere bir vaka incelemesini ele alacağız.
Anatomi ve Tanım
Anatomiyi hızlıca hatırlayalım; beyin üç tabaka ile çevrilidir:
- Pia mater: Beyne bitişik olan en iç tabaka.
- Araknoid mater: Orta tabaka.
- Dura mater: Kafatasına yakın olan en dış tabaka.
Araknoid tabakanın altındaki boşluğa "subaraknoid mesafe" denir; burası beyin omurilik sıvısının (BOS) ve kan damarlarının bulunduğu alandır. Bu boşlukta meydana gelen kanama bugünkü konumuzdur.
Genel olarak dört tip beyin kanaması vardır:
- Epidural: Dura materin üstünde.
- Subdural: Dura materin altında.
- Subaraknoid: Araknoid tabakanın altında (bugünkü konumuz).
- Intraserebral: Doğrudan beyin dokusunun içinde.
Yaygınlık ve Nedenler
Subaraknoid kanama, hemorajik inmelerin yaklaşık %40'ını ve tüm inme vakalarının (iskemik ve hemorajik toplamı) yaklaşık %5'ini oluşturur. Vakaların %85'indeki temel neden, bir anevrizmanın yırtılmasıdır.
İstatistikler, kadınların erkeklere göre daha fazla risk altında olduğunu ve ortalama görülme yaşının 53 olduğunu göstermektedir. Bu hastalık çok yüksek ölüm ve sakatlık oranları ile karakterizedir; hastaların %10-15'i hastaneye ulaşamadan hayatını kaybeder, hayatta kalanların ise yarısı kalıcı engellerle yaşamak zorunda kalır.
Aneurysm (Anevrizma)
Anevrizma, damar duvarındaki bir zayıflık nedeniyle arter duvarında oluşan bir çıkıntı veya genişlemedir. Zamanla ve basınçla bu çıkıntı patlayarak kanamaya neden olabilir. Arteriovenöz malformasyonlar (AVM) gibi nadir görülen başka nedenler de vardır ve vakaların %10'unda belirgin bir kanama kaynağı bulunamayabilir.
Risk Faktörleri:
- Değiştirilebilir faktörler: Yüksek tansiyon, sigara kullanımı, alkol tüketimi.
- Değiştirilemez faktörler: Yaş, etnik köken (yüksek tansiyonla ilişkili olarak Afrikalı Amerikalılarda daha yaygındır) ve aile öyküsü. Bir kişiye bu teşhis konulursa, birinci derece akrabalarına tarama testi yapılmalıdır.
Klinik Belirtiler
Hastanın şikayet ettiği en önemli belirti "hayatındaki en kötü baş ağrısı"dır ve bu ağrı ani ve çok şiddetli (gök gürültüsü baş ağrısı) başlar. Buna şunlar eşlik edebilir:
- Kusma.
- Işığa duyarlılık (Fotofobi).
- Ense sertliği.
- Bilinç değişikliği veya nöbetler.
Sık yapılan hatalardan biri, hastanın sadece şiddetli baş ağrısı ile gelmesi ve bilgisayarlı tomografisinin (BT) normal çıkması üzerine ağrı kesici verilip eve gönderilmesidir; bu hastalar günler sonra durumu kötüleşmiş olarak geri dönebilirler.
Yaralanma Şiddetinin Derecelendirilmesi
Vakalar belirtilere göre derecelere (1'den 5'e kadar) ayrılır:
- 1. ve 2. Derece: Bilinç normaldir, sadece baş ağrısı vardır. Hayatta kalma oranı yüksektir (%60-70).
- 3. ile 5. Derece arası: Bilinçte bulanıklık başlar ve komaya kadar gider. Burada hayatta kalma oranı derin koma durumlarında %10'a kadar düşer.
Teşhis
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): İlk adımdır. İlk 6 saat içinde kanamayı %93 doğrulukla gösterir.
- Lomber Ponksiyon (Belden Sıvı Alma): Klinik şüphe çok yüksekse ve BT negatifse, kanın parçalanması sonucu sıvının sarı renk alması olan "ksantokromi"yi araştırmak için yapılmalıdır. Ayrıca beyin basıncı da ölçülebilir.
- BT Anjiyografi: Anevrizmanın yerini belirlemek için kullanılır.
- Serebral Anjiyografi (Kateter): "Altın standart"tır. Anevrizma boyutu 1 mm'den küçük olsa bile en ince ayrıntıları gösterir ve tedavi amacıyla da kullanılır.
Subaraknoid Kanama Komplikasyonları
Bu kanamadan kaynaklanan komplikasyonlar ciddidir ve yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) sıkı takip gerektirir:
- Yeniden Kanama: En tehlikeli komplikasyondur ve genellikle ilk 6 saat içinde gerçekleşir. Ölüm oranı çok yüksektir (%20-60).
- Vazospazm (Damar Büzüşmesi): Genellikle 5. ve 14. günler arasında görülür, 7. ile 10. günler arasında zirve yapar. İkincil bir iskemik inmeye yol açabilir.
- Nöbetler: Akut evrede yaygındır.
- Hidrosefali: Kanın beyin omurilik sıvısı yollarını tıkaması sonucu sıvı birikmesidir; vakaların %20'sinde görülür.
- Hiponatremi (Sodyum Düşüklüğü): Beyin hasarına bağlı hormonal bozukluklar sonucu oluşur.
Tedavi Yönetimi
İlaçla Tedavi ve Korunma
- Tansiyon Kontrolü: Tansiyonun aşırı yükselmesini veya düşmesini önlemek için "Nikardipin" gibi ilaçlar kullanılır.
- Vazospazmın Önlenmesi: 21 gün boyunca her 4 saatte bir 60 mg dozunda "Nimodipin" kullanılır.
- Nöbetlerin Önlenmesi: Özellikle ilk hafta "Keppra" 500 mg gibi epilepsi ilaçları koruyucu dozda başlanır.
- Genel Korunma: Başlangıçta kompresyon çorapları kullanarak damar tıkanıklığı (DVT) koruması (kan sulandırıcılardan kaçınarak) ve mide ülseri koruması sağlanır.
Cerrahi ve Girişimsel Müdahale
Anevrizma teşhis edildikten sonra iki temel tedavi seçeneği vardır:
- Endovasküler Koilleme/Stentleme (Kateter): Anevrizmayı kapatmak için içine metal sarmallar (koil) veya stentler yerleştirilir. Daha az invazivdir (girişimseldir) ve kalp anjiyosuna benzer.
- Cerrahi Klipe Etme: Kafatasının açıldığı ve anevrizmanın boynuna metal bir "klips" yerleştirilerek kapatıldığı büyük bir ameliyattır. Anevrizma boynu çok genişse veya boyutu kateter için uygun değilse bu yönteme başvurulur.
Vaka Çalışması
Hasta: Düzensiz kan basıncı (tansiyon) şikayeti olan 71 yaşında bir kadın.
Belirtiler: Ani gelişen şiddetli baş ağrısı ve bilinç durumunda değişiklik (Konfüzyon).
Tanı:
- Beyin Tomografisi (CT Brain): Hidrosefali (beyinde sıvı toplanması) ile birlikte subaraknoid kanama olduğunu gösterdi.
- Tomografik Anjiyografi (CT Angio): Arka komünikan arterde (PCOM) 4 mm boyutunda bir anevrizma saptandı, ancak bu anevrizmanın patlamamış olduğu görüldü.
- Serebral Anjiyografi: İç karotis arterde (Internal Carotid) 1 mm boyutunda çok küçük başka bir anevrizma tespit edildi ve kanamanın kaynağının bu patlamış anevrizma olduğu anlaşıldı.
Tedavi Planı:
- Hasta entübe edildi (solunum tüpü takıldı) ve durumu stabilize edildi.
- Sıvıyı tahliye etmek ve hidrosefali kaynaklı beyin basıncını düşürmek için harici ventriküler drenaj (EVD) takıldı.
- Nimodipin, Keppra ve Nikardipin protokolüne başlandı.
- Üçüncü günde, bilinç durumu stabilize olduktan sonra, beyin cerrahı patlayan küçük anevrizmaya "klipping" (klipsleme) işlemi uyguladı. Diğer 4 mm'lik anevrizma ise daha sonra kapalı yöntemle (coiling/sarmallama) tedavi edilmek üzere planlandı.
Ek Sorular ve Tartışmalar
-
Kanama olmasına rağmen tansiyon neden yükselir?
Yüksek tansiyon genellikle bir sonuç değil, bir neden (risk faktörü) olarak karşımıza çıkar. Hasta zaten tansiyon hastasıdır ve bu kronik yükseliş arter duvarını zayıflatarak anevrizma oluşumuna ve patlamasına yol açmıştır.
-
Beyin basıncı yüksekken belden sıvı alma (LP) yapılabilir mi?
Beyin fıtıklaşmasını (herniasyon) önlemek için bilgisayarlı tomografide belirgin bir "kitle etkisi" veya hidrosefali varsa belden sıvı alınması yasaktır. Ancak tomografide görülmeyen hafif subaraknoid kanama vakalarında, tanı koymak için belden sıvı alınması güvenli ve gereklidir.
-
Manyetik Rezonans Görüntülemenin (MRI) rolü:
Akut durumlarda kullanımı nadirdir; çünkü başlangıçta bilgisayarlı tomografi ve belden sıvı alımı daha hızlı ve daha doğrudur. Anjiyografi sonuçları negatif çıkarsa, arteriyovenöz malformasyon (AVM) gibi nadir nedenleri araştırmak için MRI'a başvurulabilir.
-
Aspirin ve Plavix kullanımı:
Kanamanın akut evresinde bu ilaçların kullanımı kesinlikle yasaktır. Ancak anevrizma için bir stent takılmışsa, doktor stentin pıhtılaşmasını önlemek için hastanın durumuna ve kanamanın boyutuna bağlı olarak bir veya iki hafta sonra bu ilaçlara başlamak zorunda kalabilir.
Sonuç olarak, subaraknoid kanama; hasta için en iyi sonuçları sağlamak amacıyla yoğun bakım doktorları, beyin cerrahları ve girişimsel radyologlar arasında yüksek düzeyde koordinasyon gerektiren acil bir tıbbi durumdur.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.