Sadece öfke ve tiksintide kalmamalıyız, aksine bu dersler ruhlarımıza derinlemesine kazınmalıdır.
Sadece öfke ve tiksintide kalmamalıyız, aksine bu dersler ruhlarımıza derinlemesine kazınmalıdır.
Esenlik üzerinize olsun. Batılı devletler ve onların Arap dünyasındaki köleleri, geçtiğimiz yıllar boyunca nefret söylemi, mezhepçilik ve dini temelli ayrımcılık konularında uyarılar yaparak başımızı ağrıttılar. Zaten bozulmuş olan okul müfredatlarını daha da tahrif ettiler.
Dilerseniz, Müslüman çocukların müfredatlarını denetlemek ve çocukları evcilleştirmek amacıyla değişiklik emirleri vermekle görevlendirilen Siyonist "IMPACT-se" şirketi hakkında okuma yapın. Bu şirketin ve Batılı siyasetçilerin emirleri harfiyen yerine getiriliyor; öyle ki bazı Arap ülkeleri müfredatlarından cihatla ilgili birçok ayeti, hadisi ve tarihi bilgiyi çıkardılar. Tüm bunlar "hoşgörü" adı altında yapılıyor.
Bu girişten sonra, Siyonist suçluların önde gelenlerinin açıklamalarını dinleyelim ve barış içinde bir arada yaşama, ötekini kabul etme, şiddet ve aşırıcılığı reddetme gibi tüm sloganların sadece Müslümanları evcilleştirmek ve onları uysal varlıklara dönüştürmek için nasıl kullanıldığını, Siyonistlerin ise bunlardan nasıl tamamen muaf tutulduğunu görelim.
(Siyonist açıklamalardan alıntılar):
"Onlar hayvandır, hatta hayvandan da aşağıdırlar... Onları hayvanlarla bir tutmuyorum çünkü bu hayvanlara hakaret olur... Bu sizin görüşünüz mü Doktor Mordechai? Evet, bu benim görüşüm... Her şeylerini kesin; elektrik yok, yiyecek yok, su yok, yakıt yok, her şey kapalı... Biz insansı hayvanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz."
Bu sözler karşısında ne Batılı siyasetçiler ne de Siyonistlerin Arap dostları nefret ve aşırıcılıkla mücadele sloganlarını ağızlarına alacaklar, ne de Siyonist okullarının müfredatının değiştirilmesini talep edecekler.
Kardeşlerim, sadece öfke ve iğrenme noktasında durmamamız, aksine bu dersleri ruhlarımıza kazımamız gerekir.
Allah'ın huzuruna çıkacağınız gün size fayda sağlayacak dürüst ve emanet ehli bir duruş sergileyecek misiniz? Alemlerin Rabbinin şeriatının mükemmelliği karşısında, bu sloganların, kuruluşların ve uluslararası anlaşmaların sahteliği konusunda öğrencilerinizi uyaracak mısınız? Sakın tüm bu olaylar yaşanırken ve maskeler düşerken, inancınızda, bilincinizde ve dininize olan onurunuzda bir kazanım elde etmeden geçip gitmeyin.
Allah'ın elçisi -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- minbere çıktı. İlk basamağa çıktığında "Amin" dedi. Sonra ikinciye çıktı ve "Amin" dedi. Üçüncü basamağa çıktığında yine "Amin" dedi. Sonra şöyle buyurdu:
"Cebrail bana gelip dedi ki: Ey Muhammed, kim Ramazan ayına yetişir de bağışlanmazsa Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın. Ben de 'Amin' dedim. Dedi ki: Kim anne ve babasına veya onlardan birine yetişip de (onlara hizmet etmediği için) cehenneme girerse Allah onu uzaklaştırsın. Ben de 'Amin' dedim. Dedi ki: Yanında adın anıldığı halde sana salat getirmeyen -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- kimseyi Allah rahmetinden uzaklaştırsın. Ben de 'Amin' dedim."
Korkarız ki, bu olaylara şahit olup da onlardan ders çıkarmayanı Allah rahmetinden uzaklaştırmıştır. Allah'tan bizi hidayete erdirmesini, dinini bize sevdirmesini ve sahtekarların hilelerinden bizi nefret ettirmesini dileriz.
Esenlik üzerinize olsun.