Husiler ve Taiz
Kişisel Facebook Sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter Hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Kişisel Facebook Sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter Hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Husilerin Taiz'deki halkımıza yönelik saldırıları ve kuşatmaları konusundaki duruşum nettir ve hiçbir kapalılık içermez; Husiler saldırganlık, bozgunculuk ve azgınlık ehlidir. Yemen'in pek çok davetçisini öldürdüler, Kur'an ezberleme merkezlerini yıktılar, camileri danslarıyla, minberleri ise değerli sahabeye (Allah onlardan razı olsun) dil uzatarak kirlettiler. Okulları ise Yemen'deki çocuklarımızın Sünni kimliğini yok etmeye çalışarak tahrip ettiler.
Yemen'deki kardeşlerimizden tüm bunlara dair pek çok şahitlik bize ulaştı. Taiz'deki halkımız mazlumdur; komplolardan ve yalnız bırakılmaktan muzdariptirler. Allah'tan onlara bir çıkış yolu nasip etmesini ve onlara yardım etme konusunda bizlere güç vermesini niyaz ediyorum.
Bu sözleri neden paylaşıyorum? Çünkü "Biri vuruyor, diğeri karşılık veriyor; Müslüman halklar ise bedelini kanlarıyla, güvenlikleriyle ve zenginlikleriyle ödüyor" cümlesiyle başlayan, siyasi hesaplar ve eksenler tarafından yönetilen bölgesel çatışmalara işaret eden bir yorum paylaştıktan sonra, bazı kardeşlerim yorumlarda bana yönelik bir saldırı olduğunu söylediler.
Başlangıçta buna önem vermedim ve yorumlara bakmadım; çünkü sosyal medya platformlarının artık fırsatçıların, yalakaların, elektronik trollerin ve hakikat dışı olsa bile ona buna cevap vererek izlenme kasmaya çalışanların, insanların söylemediği sözleri onlara mal edenlerin yuvası haline gelmesine alıştım. Tüm bunlara bakarak huzurumu bozmak istemedim.
Ancak, bazı samimi ve yaralı kardeşlerimizin konuyu karıştırdığını, benim saldırgan Husiler ile Taiz'de kendilerini savunan halkımızı bir tuttuğumu ve onların mücadelesinden bahsettiğimi sandıklarını öğrenince, bir uyarı ve açıklama yapma gereği doğdu.
İlk paylaşımım aslında gayet açıktı, zira orada şöyle demiştim: "Müslüman halklar bedelini kanlarıyla, güvenlikleriyle ve zenginlikleriyle ödüyor." Yemen'deki halkımızın durumu tam olarak budur; dün Husiler belirli görevleri yerine getirmeleri için beslenip güçlendirilirken, bugün Yemen'deki Ehl-i Sünnet'e en ağır işkenceleri reva görüyorlar.
Onun Filistin adına medya üzerinden yaydığı hiçbir slogan, işlediği bu suçları temizleyemez. Kaldı ki orijinal paylaşımda şunu da söylemiştim: "Allah'ım, Gazze'deki kardeşlerimize, Yemen'deki ve Haremeyn topraklarındaki (Suudi Arabistan) tüm Müslümanlara rahmet eyle." Ancak iftira atmak isteyen biri, tüm bunları görmezden gelmekte zorlanmayacaktır.
Doğal olarak, saldırgan Husi milisleri ve projeleri hakkındaki konuşmamız, Yemen'deki Zeydilerin genelini kapsayan bir genelleme değildir ve Şiilik dosyasının bütünüyle açılması anlamına gelmez. Benim için burada önemli olan, Yemen'deki samimi dostlarımın ve kardeşlerimin, onları yalnız bıraktığımı veya onları azgın saldırganlarla bir tuttuğumu sanarak incinmemeleridir.
Bu durum sadece Taiz halkına özel de değildir; biz hiçbir Müslümanın zarar görmesine veya herhangi bir Müslüman beldesine saldırılmasına asla razı olmayız. Sözleri çarpıtarak ve kalplere kin tohumları ekerek geçinen fırsatçılara, yalakalar ve izlenme tüccarlarına gelince; onlara dönüp bakmam bile. Bizim onlarla randevumuz kıyamet günü Allah'ın huzurundadır.
Allah'ın selamı üzerinize olsun.