Kardeşlerim, bir ayrım yapmamız gerekiyor; bizim sözlerimiz, kız kardeşimizin -zannımızca- büyük bir imanî motivasyonla, güzel bir tevekkülle ve ahireti dünyaya tercih ederek hakkı söyleme konusundaki tutumuna yönelik bir övgüdür.
Müslüman birinin sergilediği hak ve doğruluk üzerine kurulu bir tutumdan bahsettiğimiz her seferinde, o kişinin ayrıca tartışılması gereken diğer yönlerini gündeme getirmek doğru değildir. Bu durum, kalplerin üzerinde uzlaştığımız hayırda birleşmesi yerine, nefisleri geren ve faydayı yok eden bir tartışmaya girmemize neden olur.
Onun sahip olduğu bu hayrı gönül rahatlığıyla övebilir ve bu hayırlı tutumunda ona uyulması için çağrıda bulunabiliriz. Şahsen ben, onun mülakatını dinlediğimde çok etkilendim ve bu değerli kardeşimizden çok etkileyici bir ders aldığımı düşünüyorum.
Ancak bu durum, onu her konuda mutlak bir örnek olarak kabul etmemiz gerektiği anlamına gelmez. Ne ben her konuda bir örneğim, ne de siz; mutlak örnek ancak Allah'ın elçisidir (Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi onun, ailesinin ve ashabının üzerine olsun).