İslam'ın Size İhtiyacı Yok
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Kardeşlerim, bazen Yüce Allah'ın dinine hizmet ederken, mahallemizde, iş yerimizde veya ülkemizde başkasının yapmadığı çok büyük bir görevi yerine getirdiğimiz hissine kapılabiliriz. Bu nedenle, günahlarımızdan dolayı sapmayacağımızı, görevimizi yapmaktan alıkonulmayacağımızı veya bu görev tamamlanmadan ölmeyeceğimizi düşünebiliriz; çünkü tüm bunların başkalarını bizim hayrımızdan mahrum bırakacağına inanırız. Yani insanların bize ihtiyacı olduğunu ve İslam'ın da bize ihtiyacı olduğunu hissederiz.
Sorumluluk Duygusu: Olumlu Yönü ve Tehlikesi
Bu duygu, bizi sorumluluk almaya ittiği, dünyaya meyletmemizi engellediği ve insanlık için faydalı olan tebliğ görevimizi bırakmamıza mani olduğu sürece olumlu ve övgüye değerdir. Şu sözü hatırladığımız sürece faydalı bir duygudur:
"Sen öyle bir iş için saklandın ki eğer farkına varsan, kendini başıboş hayvanlarla birlikte otlamaktan sakınırsın."
Ancak bu duygu bazen tehlikeli bir hal alır; eğer bizi Allah Teala'nın emirlerini ihmal etmeye ve günahlarımızı küçümsemeye sevk ederse tehlikelidir. Kendimizi Allah'ın kullarına fayda sağlayan ve onları hidayete erdiren bir aracı olarak gördüğümüz için, Allah'ın kalplerimizi kaydırarak veya önümüzdeki hayır kapılarını kapatarak bizi cezalandırmayacağından emin bir halde yaşarız. Kendi kaybımızın, diğer insanların da kaybı olacağını düşünürüz.
Kur'ani Gerçek: Biz Allah'a Muhtacız
İşte bu noktada ilahi açıklama gelir: Yüce Allah hiç kimseye muhtaç değildir, aksine O'na muhtaç olan biziz:
"Eğer yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; sonra onlar sizin gibi olmazlar." (Muhammed Suresi, 38. Ayet).
Hatta insanların Allah katında en sevgilisi olan Muhammed (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) için bile Yüce Rabbi şöyle buyurmuştur:
"Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, az kalsın onlara birazcık meyledecektin. O takdirde sana hayatın azabını da, ölümün azabını da kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın." (İsra Suresi, 74-75. Ayetler).
Yani Allah, dünyada ve ahirette kat kat azap tattırırdı.
Değişim ve Görevlendirme Sünneti
Hayatımda, görevlerini tamamlamadan Allah'ın canlarını almayacağını düşündüğüm insanlar tanıdım; ancak onlar genç yaşta vefat ettiler ve Allah dinine hizmet için başkalarını görevlendirdi. Elbani'nin hasen (iyi) olarak nitelendirdiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur:
"Allah, bu din için sürekli yeni fidanlar diker ve onları kendi itaati yolunda kullanır."
Öyleyse kardeşim, Allah'ın seni Kendi itaati yolunda kullanması için dua et. Çünkü Yüce Allah kimseye muhtaç değildir, aksine O'na muhtaç olan biziz:
"Ey insanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir ve her türlü övgüye layıktır. Eğer dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir. Bu, Allah için hiç de güç bir şey değildir." (Fatır Suresi, 15-17. Ayetler).
Sonuç
İslam, seninle de sensiz de muzaffer olacaktır. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Kurtuluşa ermek ve şerefe nail olmak için Allah'ın dinine yardım etmeye muhtaç olan sadece biziz.
"Eğer yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; sonra onlar sizin gibi olmazlar."
Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.