Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Kardeşlerim, toplumlarımızda yaygınlaşan durumlardan biri de şudur: Bir benzin istasyonuna uğrarsınız ve görevliye "Allah'ın selamı üzerine olsun" dersiniz, o ise size sadece başını sallayarak karşılık verir. Bir dükkana girersiniz ve "Selamun aleykum" dersiniz, o sadece kafasını oynatır. Bu durum aslında bizi tamamen maddeci toplumlara, adeta robotlara dönüştüren görüntülerden biridir. Sanki sadece para vermek, para almak, işi bitirmek, selam verip evimize gitmek isteyen robotlar gibiyiz.
Ey cemaat, selam vermek ve selamı almak bir ibadettir; Allah'a kendisiyle yakınlaştığımız bir ibadettir. Peygamber (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: "İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın." Aranızda selamı yayın; yani bir dükkana girdiğinizde tanıdığınız ve tanımadığınız herkese "Selamun aleykum" deyin, o da sizin selamınızı alsın.
Peki, bu ibadet hakkında kendimize şunu sormalıyız: Selamı aldığımızda, bu eylem amacına ulaşıyor mu? İbadetin amacı nedir? Allah aşkına size soruyorum: Ben size selam verip "Selamun aleykum" dediğimde, siz bana karşılık verdiğinizde sizi daha çok mu seveceğim, yoksa beni önemsemediğinizi ve geçiştirdiğinizi mi hissedeceğim? Bu yüzden siz "Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin de üzerine olsun" dediğinizde, gerçekten sevgiyi hissederim.
Selamı aldığınızda, size karşı sevgiyi yayacak bir şekilde karşılık verin. "Selamun aleykum" denildiğinde, en azından aynı şekilde, aynı neşeyle ve aynı içtenlikle "Ve aleykum selam" demek en temel görevdir. Daha iyisi ise bir tebessümle birlikte "Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuhu" (Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin de üzerine olsun) demektir. Bunun Müslüman toplumunda ne kadar çok sevgiyi, dostluğu, kardeşliği ve ülfeti yayacağını bir hayal edin.
Bu sebeple Peygamberimiz (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) sahih bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Yahudiler, selam ve amin demeniz kadar başka hiçbir şey için size haset etmediler." Yahudiler size hiçbir şeyde, selam ve amin konusundaki kadar haset etmediler. Çünkü selam, Müslümanlar arasında kardeşliği, sevgiyi ve birliği yayar; aynı şekilde tüm cemaatin imamın arkasında tek bir sesle "Amin" demesi de öyledir.
Ey cemaat, bunun bir ibadet olduğunu hatırlayalım ve birbirimizi sevmek, bu vesileyle de Allah'ın izniyle cennete girmek için bu ibadeti en güzel şekilde yapmaya özen gösterelim. Kısa bir not: Bazı kardeşlerimize "Selamun aleykum" diyoruz, o ise "S'berkatüh" gibi anlamsız bir karşılık veriyor. "S'berkatüh" bir selam karşılığı değildir ve ibadet sayılmaz. Aynı şekilde, kendi içinde mırıldanarak "Ve aleykum müslim" gibi ne dediği anlaşılmayan ifadeler kullanmak da sevgiyi yaymaz ve bu yüce şiar aracılığıyla bizi cennete taşımaz.
Bu maddeci hayatın donukluğunu kırmak, işimizde, gücümüzde ve yolculuklarımızda her an Allah'a ibadet etmek için bu manaları kalbimizde canlandıralım. Resulullah'ın (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) bizim için meşru kıldığı bu yüce ibadeti yerine getirelim.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.