Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Akşamınız hayırlı olsun ey kıymetli insanlar, Allah hepinize afiyet versin.
"Kur'an Ayetleriyle Şakalaşmaktan Sakın" bölümünü yayınladıktan sonra, belirli durumlarda ayetlerin zikredilmesinin helal mi yoksa haram mı olduğuna dair pek çok soru geldi. Bu konuşmada, örneklerle birlikte genel kuralları zikredeceğim, ardından kardeşlerimizden gelen soruların çoğuna cevap vereceğim. Şunu belirtmeliyim ki, bu sorulara cevap verirken ilim ehline başvurdum; kendi nefsimden bir şey söylemiyorum. Birden fazla ilim ehline danıştım ve söyledikleri arasında ikna olmadığım hususları onlarla tartıştım, ta ki Allah'ın izniyle doğru olduğuna inandığımız sonuca ulaşana kadar.
Göreceksiniz ki, Kur'an'ın uygun olmayan makamlarda alıntılandığı durumlar vardır ki bunların haramlığı açıktır ve konunun en önemli kısmı budur. Caizliği açık olan alıntılar olduğu gibi, hakkında ihtilaf olan örnekler de mevcuttur.
Bazı kardeşlerimiz sözlerimi yanlış anlayarak, ayetlerin uygun şekilde alıntılanmasının da haram olduğunu sandılar. Hayır kardeşlerim, Allah'ın dini, aşırıya kaçanlar ile ondan uzaklaşanlar arasında orta bir yoldur. Ne ifrata ve mübalağaya düşmek isteriz, ne de tefrite ve ihmalkarlığa; ikisi arası dengeli bir yol tutulmalıdır. Bu arada, bu söylediğim de gördüğünüz gibi Kur'an'dan bir alıntıdır.
Bilginiz olsun ki, konunun önemini anlamanız için bu hususta kitaplar yazılmıştır; Suyuti'nin (Allah ona rahmet etsin) "Kur'an'dan Mesel Getirme ve Alıntı Yapmadaki Karışıklığı Gidermek" adlı eseri gibi. Ayrıca Profesör Doktor Mansur Ebu Zine (Yermük Üniversitesi Tefsir Profesörü) ve Doktor Hulud el-Havari tarafından yazılmış güncel bir araştırmayı da inceledim.
Sözün açık ve pratik olması için kuralları örneklerle zikredeceğiz. Benimle biraz sabırlı olun, bu canlı yayında belki biraz uzatabiliriz ama Allah'ın izniyle faydaları çok, metodolojik, çeşitli ve bu oturuma, bu buluşmada harcayacağınız zamana değecektir inşallah.
Çok kısa bir özet isterseniz şöyle diyebiliriz: Kur'an'dan caiz olan alıntı, ciddi olan ve ayete uygun bir durum veya bağlam içinde yapılandır. Kur'an'dan caiz olan alıntı, ciddi olan ve ayete uygun bir durum veya bağlam içinde yapılandır.
Bu arada konuşmamızda alıntı, dahil etme, örnekleme ve delil getirme terimleri arasında ayrım yapmayacağız. Bunların hepsi dilbilimcilerin ve ilim ehlinin kullandığı terimlerdir ancak benim gibi sıradan takipçiler için işi basitleştirmek adına bu terimler arasında çok fazla ayrım yapmamaya çalışıyoruz. Eğer "delil getirme", "ayeti getirme" veya "ayeti zikretme" dersem, bilin ki söz arasında ayetin zikredilmesinden bahsediyoruzdur.
Haram olan alıntı ise şaka, boş söz veya ayete yakışmayan bir bağlamda olan alıntıdır; genel kural budur. Haram olan alıntı, şaka, boş söz veya ayete yakışmayan bir bağlamda olan alıntıdır.
Şimdi bu konuyu detaylandıralım. Bu kuralları Doktor Mansur ve çalışma arkadaşının kitabından, diğer kitaplardan bazı tasarruf ve eklemelerle size aktarıyorum.
Birinci kural ey kıymetli dostlar: Alıntı, Allah Teala'nın bizzat kendisine isnat ettiği ifadelerden olmamalıdır. Örneğin Yüce Allah'ın: "Şüphesiz onların dönüşü bizedir" buyruğu gibi. Mesela siz evde otururken çocuklarınız oyun oynamak için sizden kaçmış olabilir, siz de sonunda size döneceklerini kastederek bu ayeti zikrediyorsunuz. Hayır, bu caiz değildir ve haramlığı açıktır: "Şüphesiz onların dönüşü bizedir." Çünkü bu ayet Allah Teala'ya hastır ve "ben bununla kendimi Allah'a benzetmeyi kastetmedim" denilemez. Niyetin olmaması bu bozuk eylemi düzeltmez, alimlerin sözlerinden size açıklanacağı üzere: Niyetin olmaması, kötü bir ameli düzeltmez.
Başka bir örnek: Rivayet edildiğine göre valilerden biri bazı mahkumların yanından geçerken: "Aşağılık bir halde orada kalın ve benimle konuşmayın" demiştir. Bu kesinlikle haramdır. Bu ayet aslen Mü'minun suresindedir; Allah Teala kıyamet günü kafirlere şöyle buyurur: "Aşağılık bir halde orada kalın ve benimle konuşmayın! Çünkü kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz, iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhametlilerin en hayırlısısın' diyorlardı." Dolayısıyla bu kesinlikle haramdır ve caiz değildir; çünkü bu ayet Allah'ın cehennem ehline söylediği bir sözdür, bunu kendi durumunuz için söylemeniz doğru olmaz.
Demek ki birinci kural: Alıntı, Allah Teala'nın kendisine isnat ettiği şeylerden olmamalıdır.
İkinci kural ey kıymetli dostlar: Alıntıda, alıntı yapılan metne karşı bir muhalefet olmamalıdır. Muhalefet ne demektir? Muhalefet, sanki ayette geçen bir kelimeyi düzeltiyormuşsunuz, haşa onu iyileştiriyormuşsunuz, üzerine ekleme yapıyormuşsunuz veya tashih ediyormuşsunuz gibi davranmaktır. Hayır, bu olmaz.
Örneğin bu kurala aykırı alıntılardan biri, birinin şöyle demesidir: "Allah kimin iyiliğini dilerse onu Şafii mezhebinde fakih kılar." Tabii ki bu, Peygamber Efendimiz'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şu hadisinden bir alıntıdır: "Allah kimin iyiliğini dilerse onu dinde fakih (derin anlayış sahibi) kılar." Burada sanki Peygamber Efendimiz'e (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) işi öğretiyormuş gibi "Şafii mezhebinde fakih kılar" demek caiz değildir.
Hatırlıyorum, bir kişi bazen Müslümanların durumundan dert yanarak: "Siz insanlar için çıkarılmış şöyle şöyle bir ümmettiniz" der ve haşa kötü bir kelime kullanırdı. Aslında o bunu ayetle alay etmek veya ayeti yalanlamak için değil, Müslümanların gerçeğinden duyduğu öfke ve kahırla söylüyordu. Buna rağmen, eğer bir kimse ayetlerle alay etmeyi ve dalga geçmeyi kastederse, bu küfrün ta kendisidir ve sahibi Allah Teala'nın şu buyruğundaki tehdidin kapsamına girer: "Eğer onlara soracak olursan, 'Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk' derler. De ki: Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz? Özür dilemeyin, imanınızdan sonra kafir oldunuz."
Bu arada bir kardeşimiz diyor ki: "Yahu bu şekilde alıntı yapan, ayetleri bu şekilde zikreden kişi küfrü kastetmiyor." Arkadaşlar, şuna dikkat edin: Birincisi, küfre düşen birinin mutlaka küfre düşmeyi kastetmiş olması şart değildir. Bir insan haram bir şey yapabilir, söylenmesinin haram olduğunu ve Allah Teala'yı gazaplandıracağını bildiği bir sözü söyleyebilir; o bununla küfre düşmeyi amaçlamıyor olabilir, zaten çok az kişi bilerek küfre düşmeyi hedefler. Buna rağmen, eğer haram olduğunu bilerek söylerse ve bu söz haşa küfür olan sözlerden ise, küfre düşmesinden korkulur.
İkinci nokta: Şu ayete dikkat edin: "Eğer onlara soracak olursan, 'Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk' derler." Allah onların sadece lafa dalıp şakalaştıkları konusundaki sözlerini yalanlamadı; "Hayır hayır, siz Allah, ayetleri ve resulü ile alay etmeyi kastediyordunuz" demedi. Aksine: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?" buyurdu. Yani bir insan, eğer sözün kendisi kötüyse "benim niyetim alay etmek değildi" diyemez; alay etme niyetinin olmaması, o kötü sözün söylenmesini meşrulaştırmaz.
Peki, üçüncü kuralın alıntı, alay ve eğlence yoluyla olmaması gerektiğini söyledik. Şu an pek çok Müslümanın maalesef gafletle düştüğü durum, ayetle alay etmeleri değil, ayeti şaka ve boş konuşma bağlamında zikretmeleridir. İnsanların cahillikten dolayı en çok düştüğü durum bu olduğu için, bu konuyu uzunca detaylandıracağız.
Dördüncü kural: Kur'an veya hadis cümlesinin, alıntı yapılan metindeki asıl anlamı olmasa bile, düzgün bir Arapça anlamda kullanılmasıdır. Yani bu şart yerine gelirse bir sorun yoktur. Örneğin, kederli birinin: "Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim" demesi gibi. Bunda bir sakınca yoktur. Ayetin Yakub (ona selam olsun) tarafından söylenenleri anlattığı doğrudur, ancak bir kimse bunu doğru bir anlam için söylerse bir mahzuru olmaz.
Değerli dostlar, beşinci kural: Alıntının yapıldığı sözün haram veya mekruh olmamasıdır. Bu, edepsiz şiir ve nesirlerin yanı sıra saçmalık, alay veya müstehcenlik içeren her türlü sözü kapsar. Söz ister yasaklanmış bir haram, isterse aşağılık bir mekruh olsun, içine Allah Teala'nın kelamından veya Resulü'nün (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) hadislerinden bir alıntı eklemek caiz değildir. "Şüphesiz o (Kur'an), ayırt edici bir sözdür. O, bir eğlence değildir." Kur'an, bu tür saçma makamlardan ve edepsiz sözlerden çok daha yücedir.
Alıntı yapmanın caiz olmadığı haram sözlere bir örnek: İbnü'n-Nebih'in Kadı el-Fadıl'ı övdüğü şiirindeki şu sözüdür: "Ayrılık gecesinde çok azı hariç ayakta kaldım, sonra sizin zikrinizi tane tane okudum." Bu sözleri söylerken övdüğü kişi olan Kadı'yı kastetmektedir. Elbette bu da caiz olmayan durumlardandır.
Değerli dostlar, altıncı kural: Şair veya yazarın alıntı sınırını aşarak sözünün büyük bir kısmını alıntılardan oluşturmamasıdır. Es-Saalibi, "Kur'an-ı Kerim'den Alıntılar" adlı kitabında bu kurala dikkat çekmiş ve "Mekruh Alıntılar" başlıklı bir bölüm açarak orada şöyle demiştir: "Alıntı sınırının dışına çıkılmasına dair bölüm: Şair veya yazarın alıntı sınırını aşarak bir kıssaya bakıp ondan bir tablo alması ve onu tamamen boşaltmasıdır." Yani Kur'an'daki bir kıssayı alıp şiirleştiriyor ve ifadelerin çoğu şiirselleşiyor. Ebu Temmam'a ait olduğu söylenen (başkalarından da rivayet edilen) şu söz gibi: "Ey aziz, bize ve ailemize darlık dokundu, adamlar arasında yaşlı bir babamız var ve yanımızda değersiz bir sermaye var, bizim ecrimizi hesap et ve ölçeğimizi çabuk doldur, çünkü biz ölüleriz." Burada kelimelerin çoğu Kur'an lafızlarıdır; şiirinin çoğunu Kur'an lafızlarından oluşturmuştur ve bu, Saalibi'nin kitabında "yakışık almaz" dediği durumlardandır.
Değerli dostlar, yedinci kural Doktor Abdülmuhsin el-Asker'in "Alıntı Türleri ve Hükümleri" kitabından alınmıştır: Sözün, birden fazla yerde bir kelimenin yerine başka bir kelime koyarak ve sözü surenin akışına göre yürüterek Allah Teala'nın kelamını taklit etmemesidir. Birinin şöyle demesi gibi: "İndiği zaman yıldıza andolsun ki, kaleminiz sapmadı ve azmadı, ona güçleri çetin olan öğretti, sonra doğruldu." Burada kelimeyi değiştirmiş ve surenin akışına uydurmuştur.
Buna benzer bir soru İslamweb sitesine sorulmuştur. Soru şöyledir: Birinin "De ki: Ey laikler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam" diyerek Kafirun Suresi'ndeki akışa göre devam edip "Sizin liberalizminiz size, benim şeriatım banadır" diyerek bitirmesi caiz midir? İslamweb sitesi şöyle cevap vermiştir: "Bu caiz değildir. Her ne kadar kastettiği anlam doğru olsa da -yani laiklikten beri olup şeriata tutunmak- bu sözün Kur'an-ı Kerim'in akışına göre söylenmesinde Kur'an'ı hafife alma durumu vardır." Bu tür durumlara dikkat edilmelidir.
Şöyle denilebilir: "Allah büyüktür yahu, yedi kural mı? Kardeşim konuyu çok zorlaştırdınız!" Aksine biz deriz ki: Bu, Allah'ın kelamına duyulan saygıdandır. Eğer bir insanın kalbinde Allah'ın kelamına hakkıyla tazim yerleşmiş olsaydı, bu kuralları öğrenmeden de uyguladığını görürdü. Fakat ne yazık ki boş konuşmaların ve ciddiyetsizliğin artması, bu ayrıntılı açıklamayı zorunlu kılmıştır.
Değerli dostlar, şimdi insanların bugünlerde konuşmalarında sıkça kullandıkları alıntılara gelelim. Bu kişiler ayetlerle alay etmiyorlar, ancak ayetleri samimiyet ve şakalaşma ortamında, gerçek bir fayda gözetmeksizin zikrediyorlar. İlim ehli önderleri bu tür konuşmalar hakkında ne dediler? "Bunları kendi kafamdan uyduruyorum" dememeniz için size İbn Teymiyye, Nevevi, Kurtubi, İbn Kudame ve İbrahim en-Nehai'nin sadece tek bir ayetin kullanımı üzerinden görüşlerini getireceğim; bu konuda ne dediklerini göreceksiniz. Tekrar söylüyorum: Sadece bu kadim alimlerle yetinmedim, günümüzün birçok değerli ilim adamının görüşlerine de başvurdum.
İbn Teymiyye (Allah ona rahmet etsin) tarafından nakledilen şu kıymetli ve önemli metne kulak verin. İbn Teymiyye şöyle demiştir: "Hiç kimsenin Kur'an'ı, Allah'ın onu indirme amacı dışında kullanma hakkı yoktur." Alimler, "Allah'ın kitabıyla benzetme/örnekleme yapılmaz" mealindeki rivayeti de bu şekilde açıklamışlardır. Bu sözün Peygamber Efendimize (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) ait bir hadis değil, bir sahabi veya tabiin sözü olduğu görülmektedir. "Allah'ın kitabıyla benzetme yapılmaz" ifadesi, Kur'an'ın bir benzerinin varmış gibi konuşmaya dahil edilmesi demektir. Örneğin, bir ihtiyaç için gelen birine: "Ey Musa, bir kader üzerine (tam vaktinde) geldin" denilmesi gibi. Dikkat edin: "Ey Musa, bir kader üzerine geldin." Alimler size bunu yapamayacağınızı söylüyor. Ya da bir tartışma anında: "Bu vaat ne zaman?" denilmesi gibi. Bu, Mülk Suresi'ndeki şu ayet gibidir: "Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zamandır?" Veya: "Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancıdırlar" ayetini kullanmak gibi.
İbn Teymiyye şöyle devam eder: "Eğer kişi bunu Kur'an'ı hafife almak veya onunla alay etmek amacıyla yaparsa kafir olur. Ancak ayeti, indiriliş amacına uygun bir hüküm için veya ona uygun düşen durumlar için okursa bu güzeldir. Örneğin, kendisini tövbe ettiği bir günaha davet eden kişiye: 'Bunu konuşmak bize yakışmaz' (Nur Suresi, 16) demesi gibi." Bunun güzel bir yöntem ve yerinde bir alıntı olduğunu, bir sakıncası olmadığını belirtmiştir. Yine bir keder anında: "Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim" (Yusuf Suresi, 86) demesi de böyledir. Bu görüşler, İbnü'l-Kasım'ın "Mecmuu'l-Fetava" üzerine yazdığı zeyilde (Müstedrek) yer almaktadır.
İbn Teymiyye'nin (Allah ona rahmet etsin) bu sözleri üzerinde biraz duralım. Eğer adı Musa olan biri size gelse ve siz de "Ey Musa, bir kader üzerine geldin" derseniz; aslında ayetle alay etmiyorsunuz, arkadaşınızın adı gerçekten Musa ve gerçekten de Allah'ın takdiriyle tam vaktinde gelmiş. Buna rağmen İbn Teymiyye "Bunu yapmaya hakkın yok" diyor. Neden ey İbn Teymiyye? Çünkü bu, ayeti indiriliş amacı dışında kullanmaktır, bunda gerçek bir fayda yoktur ve Allah'ın kelamını kendi beşeri sözünüzün yerine ikame etmiş olursunuz. Alimler, Allah'ın kelamının insan sözüne alternatif yapılmasını yasaklamışlardır.
Biliniz ki özellikle bu örnek, yani "Ey Musa, bir kader üzerine geldin" örneği, durumun ne kadar hassas olduğunu göstermek adına birçok alim tarafından zikredilmiştir. Bizim çok sıradan ve basit gördüğümüz bu örnek üzerinde alimlerin ne kadar titiz ve dikkatli olduklarını anlamanız için bu noktada biraz durmama izin verin.
İbrahim en-Nehai (Allah ona rahmet etsin), Zebidi'nin "Tacü'l-Arus" adlı eserinde aktardığına göre şöyle demiştir: "Dünyevi bir mesele ortaya çıktığında ayet zikretmeyi hoş görmezlerdi. Örneğin, bir adamın istediği vakitte gelen ve adı Musa olan birine 'Ey Musa, bir kader üzerine geldin' denilmesi gibi." Şöyle devam etmiştir: "Bu ve benzeri sözler, cahillerin dünyevi işlerde örnek getirdiği şeylerdir; bunda Kur'an'ı basitleştirme ve hafife alma vardır." Bunu Kur'an-ı Kerim'in saygınlığına gölge düşüren bir durum olarak kabul etmişlerdir.
İbn Kudame (Allah ona rahmet etsin), meşhur eseri "el-Muğni"de şöyle der: "Kur'an'ın konuşma yerine geçecek şekilde kullanılması caiz değildir. Çünkü bu, onu amacı dışında kullanmaktır; bu durum Mushaf'ı yastık yapmak veya üzerine yaslanmak gibidir." Düşünün, ayetleri bu şekilde kullandığınızda sanki Kur'an'ı üzerine yaslandığınız bir yastık haline getirmiş oluyorsunuz ki bu Kur'an'a saygısızlıktır. Ayrıca şöyle demiştir: "Allah'ın kitabıyla benzetme yapmayın diye rivayet edilmiştir." Bunun anlamı şudur: Gördüğünüz bir olay anında ayetle konuşmayın. Mesela tam vaktinde gelen birine "Sonra ey Musa, bir kader üzerine geldin" demek gibi. Ebu Ubeyd el-Kasım bin Sellam da "Fedailü'l-Kur'an" adlı eserinde benzer bir anlamı zikrederek şöyle demiştir: "Bize ulaştığına göre, dünyevi bir durum karşısında ayet okunmasını hoş görmezlerdi." Bu, bir arkadaşıyla buluşmak isteyen veya bir ihtiyacı olan kişinin, o şey kendiliğinden gerçekleşince şaka yollu "Ey Musa, bir kader üzerine geldin" demesi gibidir. Beklediğiniz bir şey gerçekleştiğinde bunu söylemek, alimlere göre Kur'an'ı hafife almaktır. Allah en büyüktür; büyük imamlar bizim çok normal hissettiğimiz bu mesele hakkında "Hayır, bu asla normal değildir" diyorlar.
Behuti, "Keşşafü'l-Kına" adlı eserinde şöyle der: "Kur'an'ın konuşma yerine kullanılması caiz değildir. Birinin tam vaktinde geldiğini görüp 'Sonra ey Musa, bir kader üzerine geldin' demek gibi." Size bu ayetin bu şekilde kullanılmasını reddeden beş büyük alimden bahsettik. Oysa bu cümlede kötü bir söz yok. Ancak kişi buna alışırsa; bir futbol maçına, bir tepsi yemeğe veya bir ziyafete yetişen birine "Ey Musa, bir kader üzerine geldin" demeye başlar. Hayır, hayır; bu tür hatalara düşmemek için araya bir emniyet mesafesi koymalısınız. Kur'an'ı tüm bunlardan yüce tutmak gerekir.
İbn Teymiyye'den (Allah ona rahmet etsin) başladığımız nakle devam edelim. Yasaklanan alıntı örnekleri arasında şunu da zikreder: "Tartışma anında 'Bu vaat ne zaman?' denilmesi." Yani kişinin Allah Teala'nın "Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zamandır?" ayetini kullanmasıdır. Örneğin arkadaşınız size "Sana bahsettiğim kitabı getireceğime söz veriyorum" dediğinde, siz de ona "Eğer doğru söylüyorsan bu vaat ne zaman?" derseniz, İbn Teymiyye bunun yakışık almadığını söyler. Dikkat edin, İbn Teymiyye'ye göre bu kullanımda bir fayda yoktur ve Allah'ın kelamı insan sözüne alternatif yapılmıştır.
Buna karşılık, bir kıyaslama yapabilmemiz için -ki bu kıyaslama kolay değildir, her örneğin gün gibi açık olduğunu iddia etmiyorum- açıkça haram olanlar olduğu gibi, açıkça helal ve hatta müstehap (tavsiye edilen) olanlar da vardır. Bir de arada kalan gri alanlar mevcuttur.
İbn Teymiyye (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir: "Ancak ayeti, indiriliş amacına uygun bir hüküm için veya ona uygun durumlar için okursa bu güzeldir, bir sorun yoktur." Örneğin, tövbe ettiği bir günaha kendisini davet eden birine: "Bunu konuşmak bize yakışmaz" (Nur Suresi, 16) demesi gibi. Dikkat edin kardeşlerim; "Bunu konuşmak bize yakışmaz" ayeti, münafıkların annemiz Hz. Ayşe'ye (Allah ondan razı olsun) attıkları iftira (İfk hadisesi) üzerine inmiştir. Buna rağmen, eğer siz insanların gıybetini yapmaktan tövbe etmişseniz ve arkadaşlarınız sizi gıybete teşvik ederse, siz de "Bunu konuşmak bize yakışmaz" derseniz, burada Kur'an'dan ciddi ve faydalı bir alıntı yapmış olursunuz. Bu kullanım uygundur; şaka veya oyun değildir, aksine arkadaşlarınıza Allah korkusunu hatırlatır. Bu durum caizdir, hatta müstehap olabilir. Aynı şekilde sabretmeye çalışan birinin: "Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim" demesi, Yakup Peygamber'in (Allah'ın selamı onun üzerine olsun) sabrını hatırlayarak ve ciddiyetle söylenmişse güzeldir.
Bakın kardeşlerim, tekrar söylüyorum: Şahsen ben alimlerin görüşlerini incelediğimde, bazı noktaların birbirine çok yakın olduğunu ve ayırt etmenin zorlaştığını hissettim. Bu noktalar oldukça hassastır. Ancak şunu vurgulamalıyım: Her birimiz bedensel hastalıklar konusunda önlem alırız. Korona hastası birini ziyarete gittiğinizde hastalığın size bulaşacağı kesin midir? Hayır. Ama yine de gitmekten kaçınabilirsiniz. Giderseniz de önlemler alır, ellerinizi yıkar, test yaptırırsınız. Dinin selameti, bedenin selametinden daha önceliklidir. Bu yüzden alimlerin metinleri, harama düşmemeniz, Kur'an'ı hafife almamanız veya onunla şakalaşmamanız için geniş bir emniyet alanı oluşturur.
Nevevi -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: "Alimler şöyle dediler: Kur'an ayetlerini konuşmalarda, şakalaşmalarda ve boş sözlerde darbımesel (örnekleme) yoluyla kullanmak mekruhtur." Yani Kur'an'dan alıntı yapmayı kastediyor. "Konuşmalarda, şakalarda ve boş sözlerde örnekleme yapmak mekruhtur. Allah'ın kitabına duyulan tazim ve saygıdan dolayı tüm bunlarda bu davranış hoş görülmez." Şöyle devam etti: "Allah'ın kitabını yüceltmek adına."
Kurtubi -Allah ona rahmet etsin-, Kehf Suresi'nin tefsirinde, Musa ve Hızır -selam üzerlerine olsun- kıssasında geçen "Böylece ikisi yola koyuldular; nihayet bir kasaba halkına vardıklarında..." ayeti hakkında bir açıklama yapar. Hariri'nin bu ayeti Kurtubi'nin uygunsuz bulduğu bir şekilde delil olarak kullanmasına değinerek şöyle der: "Allah Hariri'yi affetsin; o bu ayeti hafife almış, ciddiyetsizlik etmiş, hatalı ve sürçme dolu sözler söylemiştir. Bu ayeti dilencilik yapmak ve bunda ısrarcı olmak için bir delil olarak kullanmış, bunun yapan kişi için bir ayıp veya eksiklik olmadığını savunmuştur. Şöyle demiştir: 'Eğer reddedilirsen, senden önce Musa ve Hızır da reddedilmişti.' Kurtubi buna karşılık şöyle der: 'Bu dinle oynamaktır ve peygamberlere olan saygıdan sıyrılmaktır; bu edebi bir alışkanlık gibi görünse de aslında sefilce bir hatadır.'"
Allah salih selefimize rahmet etsin, şu sözün güzelliğine bakın, şimdi gelecek olan şu ifade ne kadar harikadır: "Allah salih selefe rahmet etsin; onlar aklı başında olan herkese şu vasiyeti yapmakta çok titiz davranmışlardır: Her neyle oyun oynarsan oyna, sakın dininle oyun oynama!" Allah en büyüktür, bu ne kadar güzel bir sözdür: "Allah salih selefe rahmet etsin; onlar aklı başında olan herkese şu vasiyeti yapmakta çok titiz davranmışlardır: Her neyle oyun oynarsan oyna, sakın dininle oyun oynama!" İnsan bazen hata yapabilir, şaka yaparken yanlış sözler söyleyebilir, bu mümkündür; ancak yine de dinde bir çıkış yolu, bir ümit ve Allah'ın rahmetine dair bir beklenti vardır. Fakat sakın dininle oynamaya kalkma! Bu, Allah'a, O'nun kelamına, dinine ve kutsallarına gösterilmesi gereken bir yüceltmedir. Sakın kimsenin seni bunlara dokunmaya itmesine izin verme; ne nefsinin ne de şeytanın seni buna sürüklemesine müsaade etme ki, Allah'ın rahmetine dair bir ümidin baki kalsın.
Pekala, bu girişten sonra sevgili dostlar; girişte yaklaşık 12 örnek zikrettim ve dersin hazırlık aşamasında sizlere Allah'ın izniyle elliden fazla soruyu cevaplayacağıma dair söz vermiştim. Şimdi sizlerin değerli sorularını cevaplayalım; şunu da belirteyim ki, verdiğim örneklerin birçoğu zaten kardeşlerimiz tarafından sorulmuştu.
Bakın kardeşlerim, tekrar vurguluyorum: Bazı alıntılamalar var ki içime sinmiyor ama onlar hakkında kesin bir cevabım da yok. Sorduğum ilim ehli de bu konuda tereddüt ettiler ve birbirleriyle ihtilafa düştüler. Bu tür durumlar için "içime sinmiyor, terk edilmesi daha evladır" diyerek uyaracağım ama kesin bir hüküm vermeyeceğim. Bazı konular ise tamamen nettir. Bazı ifadelerin caizliği ise gün gibi ortadadır. Karmaşık ifadeler hakkında ise net bir şekilde "haramdır" hükmü vermekten kaçınıyorum. Konu hassas, bu yüzden örnekleri çoğaltacağız ki inşallah bu meselede helali, haramı ve şüpheli olanı ayırt edebilecek bir meleke kazanalım.
Belki de en çok sorulan soru, Allah ona rahmet etsin ve ondan razı olsun Abdullah bin Mübarek döneminde yaşadığı rivayet edilen ve Kur'an'dan başka hiçbir şeyle konuşmayan kadının hikayesidir. Değerli dostlar, size şunu söyleyeyim: Bu hikaye asılsızdır, sahih değildir. Sahih değildir. Sahih olsaydı bile, yaptığı eylem caiz olmazdı. "İslam Soru ve Cevap" sitesindeki bir fetvada, hikayenin tarihi açıdan asılsızlığı ortaya konulduktan sonra şöyle denilmiştir: "Bu eylem caiz değildir; çünkü Kur'an Allah'ın kelamıdır. Allah onu bir hidayet, rahmet ve şifa olarak indirmiştir. Kullar onu okuyarak ve onunla amel ederek Allah'a ibadet ederler. Bu yüzden bir insanın, Allah'ın kelamı olan Kur'an'ı kendi sözlerinin yerine koyması ve onu dünyevi ihtiyaçlarını gidermek için bir araç haline getirmesi caiz değildir."
Alimler bu yönde fetva vermiş ve İbn Akil'den nakledilen eski ve güzel bir rivayeti delil getirmişlerdir. İbn Akil şöyle demiştir, şu güzel örneği dinleyin: "Ebu İshak el-Harraz salih bir adamdı ve bana Allah'ın kitabını ilk öğreten kişiydi. Ramazan ayında konuşmaktan sakınmayı adet edinmişti ve bir ihtiyacı olduğunda Kur'an ayetleriyle hitap ederdi." Yani Ramazan ayında veya sonunda Kur'an dışında bir şey konuşmamayı seviyordu. Bir şeye ihtiyacı olduğunda beşeri bir söz söylemek istemiyor, bir ayetin bir kısmını getiriyordu. Birileri kapıyı çaldığında "Onların üzerine kapıdan girin" (Maide Suresi'nden bir ayet) derdi. Oruç akşamında oğluna sebze almasını emretmek için "Onun sebzesinden, acurundan..." (Bakara Suresi'nden bir ayet parçası) derdi. Yani günlük ihtiyaçlarını ifade etmek için Kur'an ifadelerini kullanıyordu.
İbn Akil ne dedi? Dedi ki: "Ona dedim ki: Senin ibadet sandığın bu şey aslında bir günahtır." Bu söz ona ağır geldi, hocanın hoşuna gitmedi. Bu arada şu güzelliğe bakın; İbn Akil (Allah ona rahmet etsin) diyor ki: "Bana Kur'an'ı ilk öğreten, öğretmenim olan bu salih adamdı." Ancak hocası böyle bir hata yapınca "Hocamdır, mutlaka benden iyi bilir, madem bu yöntemi kullanıyor o halde doğrudur" demedi. Hayır, hayır; insanlar hak ile tanınır, hak insanlarla tanınmaz. Hocası hata yapmıştır ve o da "Hata ettin" demiştir. Yüzüne karşı "Ey öğretmenim, ey üstadım; senin ibadet sandığın bu şey aslında bir günahtır" demiştir. Bu ona ağır gelince İbn Akil şöyle devam etmiştir: "Bu Kur'an azizdir, şer'i hükümleri açıklamak için indirilmiştir; dünyevi amaçlar için kullanılmaz. Bu yaptığın, Mushaf kağıdına sedir ağacı yaprağı veya temizlik malzemesi sarmak gibidir." Yani sanki Mushaf'ı gazete kağıdı gibi kullanıyorsun veya ona yaslanıyorsun demektir; "Hocam, bu yapılamaz" demiştir. İbn Akil der ki: "Bana küstü ve delili dinlemedi."
Yine bu nakildeki güzel bir nokta şudur: "Allah senden razı olsun, dürüst olmak gerekirse ben bazı hocalar tanıyorum, benim haram gördüğüm şeylere gülüyorlardı; ben de kendi kendime 'O hocadır, benden daha iyi bilir' diyordum." Bakın arkadaşlar, ey sünnete uygun görünümlü ve sakallı kardeşlerim; eğer sizden biri bu konuda gevşeklik gösterirse, insanların o saf fıtratını bozarsınız. İnsanlar fıtratlarıyla bu sözlerin caiz olmadığını, Allah'ın ayetlerinin bu şekilde zikredilemeyeceğini hissederler. Siz güldüğünüzde veya Kur'an ayetleriyle şaka yaptığınızda, insanların o saf fıtratını bozarsınız; bu konuda Allah'tan korkun.
Pekala değerli dostlar; Kur'an'ı konuşmanın alternatifi yapmak veya bazı ilim ehlinin deyimiyle "Kur'an ile konuşmak" kaçınılması gereken bir durumdur. Günlük ihtiyaçlarınızı ifade etmek için Kur'an ifadelerini kullanmayın, bu caiz değildir. Şimdi on dördüncü örneğe gelelim, birçok örnek zikrettik. Bir kardeşimiz diyor ki: "Peki ama 'Ahmaklar ve Gafillerin Haberleri' (Ahbarü'l-Hamka ve'l-Mugaffelin) kitabında bu türden çok şey var." Evet, o kitap bu tür alıntılarla doludur.
Cevap şudur: O kitapta Allah'ın ayetleriyle alay niteliği taşıyan ve zikredilmesi caiz olmayan pek çok şey vardır. O kitabı elinize almanız veya o sözleri nakletmeniz bile doğru değildir. Allah'a sığınırız, içinde Allah'ın kitabıyla alay edilen kısımlar vardır. Eğer bu tür bir yaklaşım yayılırsa birisi çıkıp diyebilir ki: "Eğer bu kitabın İbnü'l-Cevzi'ye ait olduğu doğruysa, müellifi bunu bilmiyor muydu?" Elbette biliyordu; kitabın başına bir mukaddime koymuş ve bu haberleri "ibret almanız, akıl nimetinden dolayı Allah'a hamd etmeniz ve aklı gideren şeylere düşmemeniz için" zikrettiğini söyleyerek gerekçelendirmiştir. Bu kitabın İbnü'l-Cevzi'ye aidiyeti sahih olsun veya olmasın, bu gerekçe geçerli olsun veya olmasın; biz diyoruz ki: Bu hikayeler asla zikredilmemelidir, içlerinde ayetlerle alay vardır. Eğer bu tür hikayeler yayılırsa, sadece uyarmak ve yayılmasını engellemek amacıyla kısaca zikredilebilir.
Ancak dikkat edin kardeşlerim; birçok kişinin hatası, unutulmuş ve kimsenin dikkat etmediği bu hikayeleri yeniden canlandırmaktır. "Ahmaklar ve Gafillerin Haberleri" kitabını bugün kim biliyor? On dört yaşındaki gençlerden veya yaşlılardan kim biliyor? Çok az kişi. Bazıları ne yapıyor? Bu unutulmuş hikayeleri canlandırıyor ve paylaşırken "Bundan sakının, Allah'a sığınırım, estağfirullah" diyor. Hayır sevgili kardeşim; istiğfar edip insanları uyaracağına, kendini kandırma. İnsan, mazeretler ileri sürse de kendi nefsinin ne olduğunu iyi bilir. En baştan bu hikayeyi hiç zikretmemen gerekirken, zikredip sonra "Bundan sakının" diyemezsin. Bu tür hikayelerin yayılmasına, ancak gerçekten yayıldığını gördüğümüzde ve sadece uyarı amaçlı, gerekli olduğu kadar izin verilir. Kur'an'ın yüceliğine aykırı olan çirkin kısımlar ise hikayeden çıkarılmalıdır. (Bir dakika kızım Lujain, kuşlar içeri girdi ve ses çıkarıyorlar.)
On beşinci örnek: Bir profesör, kendi öğrencilerinin olmadığı bir dersliğe girer. Görme engelli olan bu hocaya "Hocam, burası sizin sınıfınız değil" denilince, hoca: "İnekler (veya sığırlar) bize birbirine benzer geldi" (Bakara Suresi'nden bir ayet parçası) der. Bu caiz midir? Cevap: Caiz değildir. Bu ayet bu ortama uygun değildir; ayrıca şaka yollu da olsa Müslümanları aşağılama (inek/sığır benzetmesi) içerdiği için caiz olmaz.
On altıncı soru: Bir kardeşimiz şöyle diyor: "Ey Doktor İyad, Allah sizi bağışlasın, Abbas (Allah ondan razı olsun) hadisi Buhari'de geçerken siz nasıl böyle söylersiniz?" Değerli dostlar, cevap şudur: Bu durum, ayetin bir örneklik teşkil etmesidir; yoksa ayetin alay ve şaka bağlamında zikredilmesi değildir. Benim yasaklanan kullanım hakkındaki sözlerimin bu hadisle hiçbir ilgisi yoktur.
Kardeşlerim, biliyorsunuz ki konuşmamın başlığı "Kur'an Ayetleriyle Şaka Yapmaktan Sakın" idi. Kaç kelime değerli dostlar? Dört kelime: "Kur'an ayetleriyle şaka yapmaktan sakın." Bazı kardeşler -Allah onları bağışlasın ve hidayet etsin- sanki bunu sadece "Şaka yapmaktan sakın" diye okumuşlar. Bana gelip: "Ey Şeyh İyad, böyle olmaz, insan şaka yapmalı, Müslüman asık suratlı ve kasvetli olmamalı" demeye başladılar. Arkadaşlar, ben de şaka yaparım. Bazen ders serilerinde kendimi biraz sıkıyor olabilirim; çünkü çekim hazırlığı, ışık ve ses ayarları bazen üç dört saat sürüyor ve derse yorgun başlıyorum. Ama şaka yaparım, korkmayın. Ben "Şaka yapmaktan sakın" demedim, "Kur'an ayetleriyle şaka yapmaktan sakın" dedim. Diğer bazıları ise sanki "Kur'an ayetlerinden sakın" diye okumuşlar. Başlık, içerik, detaylar ve örnekler Kur'an ile şaka yapmak üzerine olmasına rağmen, ayetlerle her türlü delil getirmeyi haram sanmışlar. Allah size rahmet etsin, dikkatli olun.
Bu durum bana geçen gün başımdan geçen bir olayı hatırlattı. Farmakoloji, özellikle de psikiyatrik ilaçlar üzerine bir ders veriyordum. Psikolojik hastalıklar hakkında bir giriş yaptım ve "Anoreksiya Nervoza" adlı bir hastalıktan bahsettim. Bu hastalıkta hasta, genellikle kadınlar, kendilerini kilolu hissettikleri için yemek yemeyi reddederler. Bir komşumuz var, yemek pişiriyor ama kendisi yemeyip komşulara dağıtıyor. Dedim ki: "Bu kadın hasta değil, aksine Allah hayrını artırsın, iyilik yapıyor. Allah ecrini versin, bizi de ona yönlendirin." Burada anlatmak istediğim; bazen maksadı açıklamamıza rağmen kardeşlerimiz yanlış anlayabiliyor. Ayetleri yerinde kullanmak sadece caiz değil, insanlara Kur'an'ı hatırlatmak ve onları Kur'an'a bağlamak adına bazı durumlarda müstehap (hoş) bile olabilir.
Buna bir örnek olarak Buhari'nin (Allah ona rahmet etsin) Ayşe (Allah ondan razı olsun) annemize iftira atıldığı olayla ilgili naklettiği hadisi verebiliriz. Ayşe annemiz o kadar üzülmüştü ki Yakup peygamberin (ona selam olsun) adını unutarak şöyle demişti: "Vallahi, kendim ve sizin için Yusuf'un babasının dediğinden başka bir örnek bulamıyorum: 'Artık bana düşen güzel bir sabırdır. Sizin bu anlattıklarınıza karşı yardımı istenecek olan ancak Allah'tır.'" İşte bu, güzel bir örneklendirmedir ve sadece caiz olmakla kalmaz, çok yerindedir.
On sekizinci örnek: Bir kız kardeşimiz mealen şöyle dedi: "Birbirine benzeyen güzel çocuklarım var. Kitap fuarına gittik, fuarın birçok kapısı vardı. Ben de onlara: 'Yavrularım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin' dedim. Bunu söylerken de nazar değmesinden korktuğum için ayeti kastettim. Bu durum Allah'a ve Resulü'ne karşı bir küfür veya dinle alay etmek sayılır mı?" Değerli kardeşim, biz de diyoruz ki: Aksine, bu ayeti hatırlatmakla ve onlara bunu emretmekle çok iyi yapmışsın. Çünkü nazar haktır ve bu durum ayetin ruhuna uygundur. Sen bunu ciddi bir amaçla kullandın; bu güzel bir örneklendirmedir, haramlık, oyun veya boş söz içermez.
On dokuzuncu örnek: Bir kardeşimiz sordu: "Bir fikri açıklamak veya özetlemek için Kur'an ayetlerini zikretmek caiz midir? Ancak bu örnek dinleyenleri güldürebilir; alay etmek için değil de, 'belanın kötüsü güldürür' kabilinden olursa?" Örnek olarak şunu verdi: Bir kadın İngilizce öğreten videolar paylaşıyor ama gençleri fitneye düşürecek bir görünümle çıkıyor. Cevap: Evet, Allah en iyisini bilir, bu bir temsil ve yaklaştırma babından olduğu için caizdir. Siz burada ciddisiniz, alay eden veya oyun oynayan biri değilsiniz.
Bir kardeşimiz dedi ki: "Değerli hocam, lütfen bu davranışlar ile belagatin bir yönü olan 'tazmin' (iktibas) arasındaki farkı belirtin." Mesela bir şair, cimri bir emiri överken şöyle der: "Seni övmekte hata ettiysem de, senin bana vermemende hata etmedim. Ben ihtiyaçlarımı ekin bitmez bir vadiye indirmişim." Tabii ki burada geçen "ekin bitmez vadi" ifadesi Kur'an'da, İbrahim Suresi'nde geçer: "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını, senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı dosdoğru kılmaları için..."
Değerli dostlar, şöyle diyoruz: Evet, Kur'an'ın alay ve boş söz bağlamında zikredilmesi veya günlük basit işler için kullanılması ile bu tür şiirsel, edebi veya ciddi hitabetlerde sözü güzelleştirmek için kullanılması arasını ayırıyoruz. Şair burada Kur'an'daki ifadeyi şaka olsun diye değil, o emirin faydasız ve cimri olduğunu, hiçbir şey bitirmeyen bir vadiye benzediğini anlatmak için belagatli bir ifade olarak kullanmıştır. Allah en iyisini bilir, bu kullanımda bir sakınca görmüyoruz; ancak bazı alimlerin bunu haram kıldığını da bilmek gerekir. Günümüz alimlerinin çoğu ve hatta geçmişteki birçok alim buna cevaz vermiştir.
İbn Aşur (Allah ona rahmet etsin), iktibasın ancak Kur'an'daki orijinal anlamıyla yapılması şartını koşmuştur. Usul-i fıkıh alimlerinin şöyle dediğini nakleder: "Te'vil ancak güçlü bir delil varsa sahihtir. Eğer delil sanılan bir şey için te'vil yapılırsa bu batıl bir te'vildir. Hiçbir delil olmadan yapılırsa bu te'vil değil, oyundur." Burada can alıcı nokta şudur: "Bu yüzden fakihler, Kur'an'ın indiriliş amacı dışındaki anlamlarda iktibas edilmesini yasaklamışlardır." İbn Rumi'nin "İhtiyaçlarımı ekin bitmez bir vadiye indirdim" beytini, İbn Aşur özellikle yasaklanan iktibaslara örnek olarak zikretmiştir. Allah en iyisini bilir.
Ancak elimizdeki araştırmada Doktor Mansur, İbn Aşur'un bu görüşünün tartışmalı olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: "Alimlerin çoğunluğunun görüşü, Kur'an ve hadisteki orijinal anlamı dışında olsa bile, uygun ve ciddi olması şartıyla iktibasın caiz olduğudur." Aynı şekilde Abdurrahman bin Hasan Habenneke el-Meydani'nin "Arap Belagati" kitabında da şöyle geçer: "Bazı edebiyatçılar, fikirlerini güçlendirmek veya sözlerini süslemek için övgü, yergi, gazel gibi çeşitli amaçlarla Kur'an-ı Kerim'den veya Peygamber Efendimiz'in (Allah'ın selamı onun üzerine olsun) sözlerinden iktibas yaparlar. Eğer anlamı tahrif etmiyorlarsa ve Allah'ın veya Resulü'nün kelamına karşı bir edepsizlik yoksa, bunda bir sakınca yoktur." Tabii ki gazel derken, eski Arap şiirlerinin hikmetli sözlerle devam eden yapısını kasteder. Şöyle devam eder: "Eğer anlamda bir tahrif veya edepsizlik varsa, bu yasaktır ve kişi günahkar olur. Hatta bazı iktibaslar küfür derecesine bile varabilir, Allah korusun." Ayrıca İslamweb sitesinde de şiirsel iktibasın caiz olduğu belirtilir. Fıkıh Ansiklopedisi'nden naklen şöyle derler:
"Fakihlerin çoğunluğu; anlamda bir tahrif, değişiklik veya Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif'e karşı bir edepsizlik, alay veya saygısızlık içermediği sürece, ayrıca Kur'an'ın şanına yakışmayacak yerlerde kullanılmadığı müddetçe şiir ve nesirde iktibası caiz görürler."
Yirmi birinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Oğlumun bir şeyi kırdığını veya bir hata yaptığını gördüğümde içimden "Artık bana düşen güzel bir sabırdır ve yardımına başvurulacak olan ancak Allah'tır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi ikinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dindar birinin sonradan yoldan çıktığını gördüğümde "Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi üçüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Doktora gittiğimde "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi dördüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Hoşuma giden bir şey gördüğümde "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi beşinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın nimetlerinden bir nimet gördüğümde "Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi altıncı örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi aldığımda "Her nefis ölümü tadacaktır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi yedinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir ölüm haberi duyduğumda "Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi sekizinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir sorunla boğuşan birini gördüğümde "Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Yirmi dokuzuncu örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sıkıntı çeken birini gördüğümde "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuzuncu örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yeni bir şey öğrendiğimde "De ki: Rabbim, ilmimi artır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz birinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Faydasız ve çok soru soran birini gördüğümde "Ey iman edenler, size açıklandığı takdirde sizi üzecek şeyleri sormayın" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz ikinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yalan söyleyen birini gördüğümde "Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sadıklarla beraber olun" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz üçüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde "Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki onlar kendilerinden daha iyidirler" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz dördüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde "Ey iman edenler, zannın çoğundan kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz beşinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasının malını haksız yere yediğini gördüğümde "Ey iman edenler, mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz altıncı örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sözleşmelerine uymayan birini gördüğümde "Ey iman edenler, akitlerinizi yerine getirin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz yedinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir şeyi söyleyip de yapmayan birini gördüğümde "Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz sekizinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde "Ey iman edenler, oruç size farz kılındı" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Otuz dokuzuncu örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet gördüğümde, "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırkıncı örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir kimsenin inkarcıları dost edindiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk birinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir kimsenin dünya işleriyle ahiretini ihmal edecek kadar meşgul olduğunu gördüğümde, "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk ikinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'ın ve Resulünün emirlerine uymadığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulüne icabet edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk üçüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin insanların evine izinsiz girdiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk dördüncü örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'a ve Resulüne itaat etmediğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Resulüne itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk beşinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin bir zorlukla karşılaştığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk altıncı örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin şeytanın adımlarına uyduğunu gördüğümde, "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk yedinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin cihattan geri kaldığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Üzerinize cihat yazıldı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk sekizinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Kırk dokuzuncu örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin yaptığı iyiliği başa kaktığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Ellinci örnek: Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek veya onu alay ve şaka konusu yapacak her şeyden uzak durulması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu durum söze güç, güzellik ve etki katar. Ancak onu yanlış yerde, alay amacıyla veya dünyevi meselelerde beşer kelamının yerine kullanmak yerilen bir durumdur ve Allah korusun küfür veya haram derecesine varabilir. Allah'ın kelamı konusunda takvalı olalım ve onu hayatımızda bir oyun veya eğlence aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Fıkıh alimlerinin çoğunluğu; anlamda bir tahrifat veya değişiklik yapılmaması, Kur'an-ı Kerim'e veya Hadis-i Şerif'e karşı edepsizlik edilmemesi, alay veya küçümseme içermemesi ve Kur'an'ın şanına yakışmayan bir makamda olmaması kaydıyla şiir ve nesirde alıntı yapılmasını caiz görmektedir.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Çocuğumun bir şeyi kırdığını veya bir hata yaptığını gördüğümde içimden, "Artık bana güzel bir sabır gerekir, yardım istenilecek olan ancak Allah'tır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dindar birinin sonradan yoldan saptığını gördüğümde, "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Doktora gittiğimde, "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Hoşuma giden bir şey gördüğümde, "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın nimetlerinden birini gördüğümde, "Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi duyduğumda, "Her nefis ölümü tadacaktır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir ölüm haberi duyduğumda, "Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir sorunla uğraşan birini gördüğümde, "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sıkıntı çeken birini gördüğümde, "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yeni bir şey öğrendiğimde, "De ki: Rabbim, ilmimi artır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Faydası olmayan çok fazla soru soran birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yalan söyleyen birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki de onlar kendilerinden daha iyidirler" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkasının malını haksız yere yiyen birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sözleşmelerine uymayan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir şeyi söyleyip de yapmayan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde, "Ey iman edenler! Oruç size farz kılındı" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet işlendiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: İnkârcıları dost edinen birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dünya işlerine dalıp ahireti unutan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Ne mallarınız ne de çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın ve Resulünün emirlerine uymayan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulüne icabet edin" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir kimsenin insanların evine izinsiz girdiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'a ve Resulü'ne itaat etmeyen birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve sizden olan idarecilere de" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Zorlukla karşılaşan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Şeytanın adımlarına uyan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cihattan geri duran birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size cihat farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yaptığı sadakayı başa kakan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek veya onu alay ve şaka konusu yapacak her şeyden uzak durulması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu durum söze güç, güzellik ve etki katar. Ancak onu yanlış yerde, alay amacıyla veya tamamen dünyevi meselelerde insan sözünün yerine kullanmak yerilen bir durumdur ve Allah korusun küfür veya haram derecesine ulaşabilir. Allah'ın kelamı hakkında O'ndan sakınalım ve onu hayatımızda bir eğlence veya espri aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Fıkıh alimlerinin çoğunluğu; anlamda bir tahrifat veya değişiklik yapılmaması, Kur'an-ı Kerim'e veya hadis-i şeriflere karşı edepsizlik edilmemesi, alay veya dalga geçme amacı taşımaması ve Kur'an'ın şanına yakışmayan yerlerde kullanılmaması şartıyla, şiir ve nesirde iktibas (alıntı) yapılmasını caiz görmektedir.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Oğlumun bir şeyi kırdığını veya hata yaptığını gördüğümde kendi kendime, "Bana düşen güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenecek olan ancak Allah’tır" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dindar olup da sonradan yoldan sapan birini gördüğümde, "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Doktora gittiğimde, "Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Hoşuma giden bir şey gördüğümde, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın nimetlerinden birini gördüğümde, "Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi aldığımda, "Her nefis ölümü tadacaktır" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir ölüm haberi aldığımda, "Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir sorunla boğuşan birini gördüğümde, "Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sıkıntı çeken birini gördüğümde, "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" ayetlerini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yeni bir şey öğrendiğimde "De ki: Rabbim, ilmimi artır" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Faydasız ve çok soru soran birini gördüğümde "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yalan söyleyen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki de onlar kendilerinden daha iyidirler" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkasının malını haksız yere yiyen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sözleşmelerine uymayan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir şeyi söyleyip de yapmayan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde "Ey iman edenler! Oruç size farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet işlendiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: İnkar edenleri dost edinen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dünya işleriyle meşgul olup ahireti unutan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın ve Resulünün emirlerine uymayan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah’a ve Resulüne icabet edin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: İnsanların evine izinsiz giren birini gördüğümde "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girmeyin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'a ve Resulüne itaat etmeyen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir zorlukla karşılaşan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Şeytanın yolundan giden birini gördüğümde "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cihaddan geri duran birini gördüğümde "Ey iman edenler! Size cihad farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birine sadaka verip sonra onun başına kakan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil olan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek veya onu alay ve şaka konusu yapacak her türlü davranıştan kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu durum söze güç, güzellik ve etki katar. Ancak onu yerli yersiz kullanmak, alay etmek amacıyla veya tamamen dünyevi meselelerde insan sözünün yerine ikame etmek yerilen bir durumdur ve Allah korusun haramlık hatta küfür derecesine varabilir. Allah'ın kelamı konusunda O'ndan korkalım ve onu hayatımızda bir oyun veya eğlence aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Allah Teala'dan bizlere kitabını yüceltmeyi ve ona kendisini razı edecek şekilde amel etmeyi nasip etmesini dileriz. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed'e, onun ailesine ve tüm ashabına olsun.
Fıkıh alimlerinin çoğunluğu; anlamda bir tahrif veya değişiklik yapılmaması, Kur'an-ı Kerim'e veya hadis-i şeriflere karşı edepsizlik edilmemesi, alay veya küçümseme içermemesi ve Kur'an'ın şanına yakışmayan bir yerde kullanılmaması şartıyla şiir ve nesirde iktibas (alıntı) yapılmasını caiz görmektedir.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Oğlum bir şeyi kırdığında veya bir hata yaptığında kendi kendime: "Artık bana düşen güzel bir sabırdır ve yardımına başvurulacak olan ancak Allah'tır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dindar olup da sonradan yoldan çıkan birini gördüğümde: "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Doktora gittiğimde: "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Hoşuma giden bir şey gördüğümde: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın nimetlerinden birini gördüğümde: "Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi aldığımda: "Her nefis ölümü tadacaktır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir ölüm haberi duyduğumda: "Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir sorunla boğuşan birini gördüğümde: "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sıkıntı çeken birini gördüğümde: "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yeni bir şey öğrendiğimde: "De ki: Rabbim, ilmimi artır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Faydasız ve çok soru soran birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yalan söyleyen birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde: "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki onlar kendilerinden daha iyidirler" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde herhangi bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasının malını haksız yere yediğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla/haksızlıkla yemeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin sözleşmelerine uymadığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Akidlerinizi/sözleşmelerinizi yerine getirin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin bir şeyi söyleyip de yapmadığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde, "Ey iman edenler! Oruç size farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet işlendiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin inkarcıları dost edindiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin dünya işleriyle meşgul olup ahireti unuttuğunu gördüğümde, "Ey iman edenler! Ne mallarınız ne de çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'ın ve Resulünün emirlerine uymadığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'a ve Resulüne icabet edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin insanların evine izinsiz girdiğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'a ve Resulüne itaat etmediğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin bir zorlukla karşılaştığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin günah işlediğini gördüğümde, "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin cihattan geri kaldığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Size cihat farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin verdiği sadakayı başa kaktığını gördüğümde, "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır; makama uygundur, alay veya oyun içermez.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek veya onu alay ve şaka konusu yapacak her türlü davranıştan kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu durum söze güç, güzellik ve etki katar. Ancak Kur'an ayetlerini yerli yersiz kullanmak, alay yoluyla zikretmek veya tamamen dünyevi meselelerde insan sözü yerine ikame etmek yerilen bir davranıştır ve Allah korusun haram, hatta küfür derecesine varabilir. Allah'ın kelamı konusunda O'ndan sakınalım ve Kur'an'ı hayatımızda bir eğlence veya espri aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Allah Teala'dan bizlere kitabını yüceltmeyi ve ondan razı olacağı şekilde amel etmeyi nasip etmesini niyaz ederiz. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed'in, ailesinin ve tüm ashabının üzerine olsun.
Fıkıh alimlerinin çoğunluğu; tahrif edilmemesi, anlamın değiştirilmemesi, Kur'an-ı Kerim'e veya Hadis-i Şeriflere karşı edepsizlik yapılmaması, alay veya küçümseme içermemesi ve Kur'an'ın şanına yakışmayan bir makamda olmaması kaydıyla şiir ve nesirde iktibas (alıntı) yapılmasını caiz görmektedir.
Bir kardeşimiz diyor ki: Oğlum bir şeyi kırdığında veya bir hata yaptığında kendi kendime: "Artık bana düşen güzel bir sabırdır ve yardımına başvurulacak olan ancak Allah'tır" (Yusuf Suresi, 18) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Bağlılığı olan birinin sonradan saptığını gördüğümde: "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" (Al-i İmran Suresi, 8) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Doktora gittiğimde: "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur" (Şuara Suresi, 80) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Hoşuma giden bir şey gördüğümde: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" (Bakara Suresi, 201) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Allah'ın nimetlerinden birini gördüğümde: "Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?" (Rahman Suresi, 13) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi aldığımda: "Her nefis ölümü tadacaktır" (Al-i İmran Suresi, 185) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Bir ölüm haberi duyduğumda: "Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" (Bakara Suresi, 156) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Bir sorunla uğraşan birini gördüğümde: "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" (Bakara Suresi, 286) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Sıkıntı çeken birini gördüğümde: "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" (İnşirah Suresi, 5-6) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Yeni bir şey öğrendiğimde: "De ki: Rabbim, ilmimi artır" (Taha Suresi, 114) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Faydasız ve çok soru soran birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın" (Maide Suresi, 101) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Yalan söyleyen birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun" (Tevbe Suresi, 119) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde: "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki onlar kendilerinden daha iyidirler" (Hucurat Suresi, 11) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" (Hucurat Suresi, 12) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Başkasının malını haksız yere yiyen birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin" (Nisa Suresi, 29) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Sözleşmelerine uymayan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin" (Maide Suresi, 1) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz diyor ki: Bir şeyi söyleyip de yapmayan birini gördüğümde: "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?" (Saf Suresi, 2) diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, faydalı olan güzel bir alıntıdır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun yoktur.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde "Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet gördüğümde "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir kimsenin inkarcıları dost edindiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin dünya işleriyle meşgul olup ahireti unuttuğunu gördüğümde "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'ın ve Resulünün emirlerine uymadığını gördüğümde "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulüne icabet edin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkalarının evine izinsiz girdiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girmeyin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin Allah'a ve Resulüne itaat etmediğini gördüğümde "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan idarecilere de" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin bir zorlukla karşılaştığını gördüğümde "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin şeytanın adımlarını izlediğini gördüğümde "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin cihattan geri kaldığını gördüğümde "Ey iman edenler! Size cihat farz kılındı" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin yaptığı sadakayı başa kaktığını gördüğümde "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil birini gördüğümde "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin" ayetini söylüyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek, onu alay veya şaka konusu yapacak her türlü davranıştan kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu durum söze güç, güzellik ve etki katar. Ancak onu yerli yersiz kullanmak, alay etmek amacıyla veya tamamen dünyevi meselelerde insan sözünün yerine ikame etmek yerilen bir durumdur ve Allah korusun küfür veya haram derecesine varabilir. Allah'ın kelamı konusunda takvalı olalım ve onu hayatımızda bir oyun veya eğlence aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Allah Teala'dan bizlere kitabını yüceltmeyi ve O'nun razı olacağı şekilde onunla amel etmeyi nasip etmesini dileriz. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed'in, ailesinin ve tüm ashabının üzerine olsun.
Fakihlerin çoğunluğu; anlamda bir tahrif veya değişiklik yapılmaması, Kur'an-ı Kerim'e veya Hadis-i Şerif'e karşı edepsizlik içermemesi, alay veya hafife alma barındırmaması ve Kur'an'ın şanına yakışmayan yerlerde kullanılmaması şartıyla şiir ve nesirde iktibas (alıntı) yapılmasını caiz görmektedir.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Çocuğumun bir şeyi kırdığını veya hata yaptığını gördüğümde içimden "Artık bana düşen güzel bir sabırdır ve yardımına başvurulacak olan ancak Allah'tır" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Eskiden dini hassasiyeti olan birinin sonradan bu halini kaybettiğini gördüğümde "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma" diyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntıdır, makama uygundur; içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Doktora gittiğimde "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Hoşuma giden bir şey gördüğümde "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın nimetlerinden birini gördüğümde "Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cenaze gördüğümde veya bir ölüm haberi duyduğumda "Her nefis ölümü tadacaktır" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir ölüm haberi duyduğumda "Biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir sorunla uğraşan birini gördüğümde "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sıkıntı çeken birini gördüğümde "Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır" ayetlerini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yeni bir şey öğrendiğimde "De ki: Rabbim, ilmimi artır" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Faydasız ve çok soru soran birini gördüğümde "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Yalan söyleyen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Birinin başkasıyla alay ettiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki de onlar kendilerinden daha iyidirler" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkaları hakkında kötü zanda bulunan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Başkasının malını haksız yere yiyen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sözleşmelerine uymayan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir şeyi söyleyip de yapmayan birini gördüğümde "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde "Ey iman edenler! Oruç size farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir cinayet işlendiğini gördüğümde "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: İnkarı imana tercih edenleri dost edinen birini gördüğümde "Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Dünya işlerine dalıp ahireti ve Allah'ı anmayı ihmal eden birini gördüğümde "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda içeren güzel bir alıntılama örneğidir; makama uygundur, alay veya oyun amacı taşımamaktadır.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ın ve Resulü'nün emirlerine uymayan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulü’ne icabet edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: İnsanların evlerine izinsiz giren birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamberin evlerine girmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'a ve Resulü'ne itaat etmeyen birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Bir zorlukla karşılaşan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Şeytanın adımlarına uyan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cihaddan geri duran birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Cihad üzerinize yazıldı (farz kılındı)" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cimri birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Sadaka verdiği kişiyi minnet altında bırakan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Allah'ı zikretmekten gafil olan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Namaz vaktinde uyuyan veya namaza karşı tembellik eden birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Sarhoş iken namaza yaklaşmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Cuma namazına geç kalan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah’ın zikrine koşun" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Ramazan ayı geldiğinde, "Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Zühd konusunda aşırıya kaçıp Allah'ın helal kıldıklarını kendisine haram eden birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Bir kardeşimiz şöyle diyor: Kötü arkadaşlar edinen veya sırlarını güvenilmez kişilere açan birini gördüğümde, "Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin" ayetini okuyorum. Bu caiz midir? Cevap: Evet, caizdir. Bu, fayda sağlayan güzel bir alıntılamadır, makama uygundur ve içinde bir alay veya oyun barındırmaz.
Sonuç olarak, Allah Teala'nın kelamını yüceltmenin önemini ve onun değerini düşürecek, onu alay veya şaka konusu yapacak her türlü davranıştan kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. Kur'an-ı Kerim'den doğru yerde, samimi bir niyetle ve güzel bir amaçla alıntı yapmak meşru ve müstehaptır; bu, sözün gücünü, güzelliğini ve etkisini artırır. Ancak onu uygun olmayan yerlerde, alay yoluyla veya tamamen dünyevi meselelerde insan sözü yerine kullanmak yerilmiş bir davranıştır ve Allah korusun haram, hatta küfür derecesine varabilir. Allah'ın kelamı konusunda takvalı olalım ve onu hayatımızda bir oyun veya eğlence aracı değil, bir nur ve hidayet rehberi kılalım.
Allah Teala'dan bizlere kitabını yüceltmeyi ve ona razı olacağı şekilde amel etmeyi nasip etmesini dileriz. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed'in, ailesinin ve tüm ashabının üzerine olsun.