Yaygın Bir Hata: Kırk Yaşından Sonra Aspirin Kullanımı
Son zamanlarda hatalı bir tıbbi kültür yaygınlaşmış durumda. Buna bir örnek, yakınlarımdan birinin başına gelen olaydır; kendisi yüksek tansiyon hastasıydı ve şeker değerleri "diyabet öncesi" sınırlarındaydı. İlaçlarını almak için eczaneye gittiğinde, eczacı ona "Kaç yaşındasınız?" diye sordu. Yakınım "52 yaşındayım" deyince, eczacı: "Aspirin kullanıyor musunuz? Kendinizi pıhtı atmasına karşı korumak için her gün 100 mg'lık (bebek aspirini) kullanmanızı öneririm" dedi.
Peki, bu tavsiye doğru mu? Cevap: Hayır, kesinlikle doğru değil.
Aspirin Gerçekten Ne Zaman Faydalıdır?
Sadece kırk veya elli yaşına gelmiş olmanız, hatta tansiyon veya şeker hastası olmanız bile, mutlaka aspirin kullanmanız gerektiği anlamına gelmez. Aspirin ile ilgili tavsiyeler bilimsel değişikliklere ve tartışmalara maruz kalmıştır; ancak şu anda küresel sağlık kuruluşları arasında üzerinde uzlaşılan konu, aspirinin "İkincil Koruma" (Secondary Prevention) durumunda faydalı olduğudur.
İkincil koruma ile kastedilen, daha önce kalp krizi veya beyin felci geçirmiş bir kişide bu durumun tekrarlanmasını önlemektir. Daha önce hiç pıhtılaşma sorunu veya felç geçirmemiş bir kişi için ise aspirin genel olarak önerilmez. Çok özel durumlarda, eğer titiz bir tıbbi değerlendirme sonucunda pıhtılaşma riski çok yüksek görülürse, bazı kişiler için önerilebilir.
Tıbbi Danışmanlık Almadan Aspirin Kullanmanın Riskleri
Belirtilen durumlar dışında aspirin neden önerilmez? Bunun sebebi, aspirinin düşük dozlarda (bebek aspirini) bile olsa, sindirim sisteminde veya Allah korusun beyinde kanama riskini artırmasıdır. Bu nedenle, fayda ve risk dengesini gözetmek adına uzman bir doktorun değerlendirmesi olmadan asla aspirin kullanımına başlanmamalıdır.