İhlasın ve mazlumlara hizmete bağlılığın en yüce anlamlarını somutlaştıran bir sahnede, takipçiler Tevbe Suresi'ndeki şu ayeti hatırladılar. Bu ayet, ellerinde olmayan nedenlerle hizmete veya cihada devam edecek bir yol bulamayan müminlerin halini şöyle tasvir etmektedir:
"Kendilerini bindirip savaşa göndermen için sana geldiklerinde, 'Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum' dediğin zaman, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur."
Bu yüce ayet, yaraları sarmak ve halka teselli olmak için Gazze'ye giden Kuveytli doktorun durumunu özetlemektedir. Yollar daralıp işgal güçleri Refah şehrine baskın düzenleyince, son anlarda ayrılmak zorunda kaldı. Onun ayrılışı kurtulma arzusundan ziyade, hizmet meydanından kopmanın verdiği bir acıydı. Tıpkı Kur'an-ı Kerim'in, fedakarlık ve infak yolları kesildiğinde üzülen sadık kimseleri tasvir ettiği gibi, o da gözlerinden yaşlar süzülerek oradan ayrıldı.