Aşağılık, her şeyi kınayan, durmadan laf taşıyan, hayra engel olan, saldırgan, günahkar, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuz olan kimseye boyun eğme. Mal ve oğullar sahibi oldu diye, kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman "Eskilerin masalları!" dedi.
Yakında onun burnunu damgalayacağız. Şüphesiz biz, o bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi onları da imtihan ettik. Hani onlar, sabah vakti bahçenin ürünlerini mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi. Hiçbir istisna da yapmıyorlardı (Allah dilerse demiyorlardı). Ancak onlar uykudayken Rabbin katından gelen bir felaket o bahçeyi kuşatıverdi. Böylece bahçe, simsiyah kesilip mahvoldu. Sabah vakti birbirlerine şöyle seslendiler: "Eğer ürünleri devşirecekseniz erkenden ekininizin başına gidin." Derken, "Bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular. (Yoksulları engellemeye) güçleri yeteceğinden emin bir halde erkenden gittiler. Fakat bahçeyi o halde görünce, "Şüphesiz biz yolumuzu şaşırmışız" dediler. "Hayır, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!" En makul olanları şöyle dedi: "Ben size, Allah'ı tesbih etmeniz gerekmez miydi dememiş miydim?"