Taliban'ın Kararı ve Uluslararası Tepkiler
Allah'ın selamı üzerinize olsun. Taliban, tesettür kurallarına uymadıkları gerekçesiyle kadınların yardım kuruluşlarında çalışmasını durdurma kararı aldı. Üç yardım kuruluşu, kadınların çalışmasına izin verilene kadar yardım faaliyetlerini askıya alacaklarını, çünkü "bu ayrımcılığa izin vermeyeceklerini" belirterek tepki gösterdi.
Uluslararası tepkiler ise ağıtlar, feryatlar, kınamalar ve Afganistan'daki çocukların ve kadınların geleceği için duyulan endişelerden ibaretti. Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı da kararı kınadı ve Genel Sekreteri, Taliban hareketine, "Afgan halkının çıkarlarıyla çeliştiğini" söylediği bu kararı gözden geçirme çağrısında bulundu.
Medyanın Size Söylemedikleri: Krizin Öteki Yüzü
Şimdi gelin medyanın size söylemediklerine bakalım. Başlamadan önce, önceki günkü konuşmamda da belirttiğim gibi, Taliban hareketini genel hatalarından aklamak gibi bir derdim yok; ancak Müslümanları ve genel olarak insanları, medyanın uyguladığı "aptal yerine koyma" ve kandırma operasyonlarına karşı bilinçlendirmekle ilgileniyorum.
1. Afgan Paralarının Yağmalanması
Medyanın size söylemediği şey, Amerika'nın on ay önce Afgan halkına ait olan merkez bankasındaki yedi milyar dolara el koyduğudur. O dönemde yabancı gazeteler bu eylemi "Afganlara yönelik toplu katliam" olarak nitelendirmiş, Independent gazetesi ise bunun Afgan ekonomisini ezdiğini ifade etmişti.
2. Kuruluşların İdeolojik Gündemleri
Medyanın size söylemediği bir diğer husus, yardım faaliyetlerini durduran bu kurumların web sitelerine girdiğinizde -benim yaptığım gibi- sadece kadınların yardım çalışmalarından men edilmesine "üzülmediklerini" göreceksiniz. Aksine, bazılarının (Care kuruluşu gibi) eşcinsel haklarını savunduğunu, hepsinin 18 yaş altı kız çocuklarının evlendirilmesine karşı savaşmaya odaklandığını, ancak 18 yaş altı zinaya asla karşı çıkmadıklarını göreceksiniz; yani daha önce defalarca zikrettiğimiz Birleşmiş Milletler "paketinin" aynısı.
Kültürel Sızma ve Misyonerlik Aracı Olarak Yardım
Medyanın size söylemediği şey, bu masum kelimelerin (insani yardım ve yardım çalışmaları) çoğunlukla inkar ve küfre davetle iç içe olduğudur. Bu alanda çalışanların birçoğu, açıklama kısmına linkini bıraktığımız makalede detaylandırdığımız gibi, Müslümanların dinleri hakkında şüpheye düşürülmesi için özel eğitim almaktadır.
Dolayısıyla mesele, medya tarafından sadece tesettüre veya bazı şer'i kurallara uyulmaması gibi gösteriliyor; ancak gerçekte bu, yardım adı altında toplumlara sızma ve toplumun dini ve ahlaki kimliğini değiştirme projesidir. Bu bir uyarı, tahmin veya kötü zan değildir; bu kuruluşların geçmiş ve güncel tarihi buna şahittir.
İslami Yardım Çalışmalarına Yönelik Kısıtlamalar
Medyanın size söylemediği şey, Müslümanlar Afgan kardeşlerine yardım etmek istediklerinde karşılarına binlerce engel ve hazır suçlamalar çıkarılırken; misyonerlik, İslam hakkında şüphe uyandırma veya "toplumsal cinsiyet" ajandası olan kuruluşlara yolun ardına kadar açık olduğudur. Aynı durum Suriyeli mültecilerde, Gazze'de ve tüm işgal altındaki veya kuşatılmış bölgelerde tekrarlanmaktadır.
Hafızalardan Tarihi Kanıtlar
Medyanın size söylemediği bir başka gerçek: Yirmi yıl önce Taliban, Müslümanları dinleri konusunda şüpheye düşürdükleri tespit edilen bazı insani yardım çalışanlarını tutuklamıştı. Uluslararası koalisyon Afganistan'ı bombalamaya başladığında, Taliban bu kişileri serbest bıraktı, sınıra kadar güvenliklerini sağladı ve onları rehine olarak kullanmadı. Buna rağmen, o dönemdeki uluslararası medya bu eyleme teşekkür etmek yerine haberi "Yardım çalışanları kurtarıldı" (Rescued) başlığıyla, sanki zorla geri alınmışlar gibi servis etti! Taliban'ın kendisi bombalanırken onları gönüllü olarak serbest bıraktığını söylemeye cesaret edemediler.
Ekonomik Kuşatma ve Çelişkili Politikalar
Medyanın size söylemediği şey, bu yardım kuruluşlarının arkasında Afganistan'ı işgal eden ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi üye ülkelerin olduğudur. Bu ülkelerin yirmi yıl boyunca Afganistan'da neler yaptığını öğrenmek isterseniz, ironik bir başlık taşıyan "İşgalin çıkışıyla Afganlar ne kaybetti?" adlı videomuzu izleyebilirsiniz.
Afganistan'daki açlığın nedenlerinden biri, uluslararası sistem tarafından uygulanan ekonomik kuşatmadır; ardından "insani yardımlara" sadece bu sistemin istediği ahlaki ve dini değişimi gerçekleştirmesi şartıyla izin verilmektedir.
Bu nedenle, her kim "yas tutmak", kınamak, eleştirmek ve bu kararı bağnazlık, gericilik ve karanlık olarak yaftalamak istiyorsa; lütfen tüm bunları hatırlasın ve uluslararası sistemin ve onun kolu olan yardım kuruluşlarının yaptıklarına göz yummasın.
İslami Kuruluşlara ve Uluslararası Sisteme Mesaj
Keşke Taliban'ın kararını kınayan İslami kuruluşlar, medyanın bahsetmediği ve bizim burada zikrettiğimiz bunca nokta hakkında da o etkileyici hitabetlerini ve kınamalarını bize duyursalar.
Uluslararası sisteme ve onun araçları olan bu yardım kuruluşlarına ise şunu söylüyoruz: Çaldığınız yedi milyar doları Afganistan'a geri vermeye ve ekonomik kuşatmayı durdurmaya ne dersiniz? İşte o zaman Afganistan sizden ne yardım ne de destek ister; ne "şefkatinize" ne de kadınları ve çocukları için duyduğunuz o sahte endişeye ihtiyacı kalır. Sadece gölge etmeyin, başka ihsan istemez.
Allah yardımcımız olsun. Selam üzerinize olsun.