Müslümanlar Muhammed'e mi tapıyor?
https://www.facebook.com/EyadQunaibi7
@EYADQUNAIBI
www.al-furqan.org
https://www.facebook.com/EyadQunaibi7
@EYADQUNAIBI
www.al-furqan.org
Kur'an ile kalbin hayatını tazele ki ruhun imanla huzur bulsun; onu gece gündüz oku ve onunla bağışlanma bulutlarının bol feyzini iste.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun aziz kardeşlerim. Geçen bölümde Allah Teala'nın En'am Suresi'nde bize on vasiyette bulunduğunu ve bu vasiyetlerin, Müslüman olmayanlardan İslam'ı soranlar için muazzam bir cevap olduğunu belirtmiştik. Gelin bu vasiyetleri kısaca gözden geçirelim.
Allah Teala şöyle buyurmuştur: "De ki: Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın."
Buna göre birinci vasiyet: O'na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. Allah, bizi ancak kendisine kulluk etmemiz için yarattığı kendi hakkıyla başlamıştır. İslam hakkında bilgi edinmek isteyen o gayrimüslim kişiyi bir kez daha hayal edin; on vasiyetin Allah'ın hakkıyla başladığını, ardından anne baba hakkına, sonra çocuklara, sonra topluma, yetimlere ve zayıflara geçtiğini görür ve içinde Muhammed'den -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- bir zikre rastlamaz.
Belki de Hristiyanların Mesih'e -selam üzerlerine olsun- taptığı gibi Müslümanların da Muhammed'e taptığını ve Muhammed'in Kur'an'ı kendisini yüceltmek için yazdığını düşünen o dinleyici, birdenbire bu vasiyetlerin kulların Rabbiyle ve birbirleriyle olan ilişkilerini düzelten öğütler olduğunu görür. Muhammed, orada sadece Rabbinden tebliğ eden bir elçidir ve kendisi için bundan başka bir makam iddia etmemiştir.
Nitekim Mesih -selam onun üzerine olsun- şöyle demiştir: "Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer ateştir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur."
İkinci vasiyet: "Anne ve babaya iyilik edin." Dikkat edin kardeşlerim, Allah Teala "Anne babaya isyan etmeyin" dememiştir. Aksine burada, isyanı terk etmenin ötesinde bir emir vardır ki o da anne babaya iyilik etmek, onları razı etmek ve kalplerine sevinç katmak için çabalamaktır. Sadece onlara karşı gelmekten sakınmak yetmez, bilakis onlara en güzel şekilde davranmak (ihsan) gerekir.
Sanki Kur'an, muhatap olan insanı, isyanın gerçekleşmesinin bile hayal edilemeyeceği bir seviyeye yükseltiyor; öyle ki isyanı yasaklamaya gerek bile duymuyor. Kötülük etmemeyi zaten olması gereken bir durum olarak görüyor ve ondan istenen asıl şeyin anne babasına iyilikle muamele etmesi olduğunu vurguluyor.
Allah Teala'nın, anne baba hakkını yüceltmek için kendi hakkından hemen sonra zikrettiğini görüyoruz. Bu birliktelik Kur'an'da çokça geçer. Allah Teala'nın şu sözü buna yeterlidir: "Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu zorluk üstüne zorlukla taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. Önce bana, sonra da anne babana şükret diye tavsiyede bulunduk."
Allah'a şükretmeyi, anne babaya şükretmekle bir tutmuştur. Buna şaşmamak gerekir; zira anne babasına nankörlük etmeye alışmış birinin Allah Teala'ya vefalı olması beklenemez. Peygamber -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- şöyle buyurmuştur: "İnsanlara şükretmeyen, Allah'a da şükretmez." Ey kardeşim, senin şükrüne en layık olan insanlar anne ve babandır.
İşte bu ikinci vasiyettir: "Anne ve babaya iyilik edin." Allah'ın izniyle gelecek bölümlerde on vasiyeti takip etmeye devam edeceğiz. Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.