Giriş: Çocukları Camilerden Soğutma Fenomeni
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, bu alışılagelmişin dışındaki yayında Allah sizi hayırla karşılasın. Normalde konuşmalarımı önceden kaydetmeyi, hataları silmeyi, her kelimeye ve noktalamaya dikkat etmeyi severim; ancak bu yöntemle birçok hayırlı iş ertelenebiliyor ve zamanında başlayamıyor.
Bu canlı yayının konusu, dün paylaştığım ve büyüklerin itici tavırları nedeniyle camiyi 25 yıl boyunca terk eden bir kardeşimizin hikayesi hakkındaki gönderidir. Bana şu acı ifadeyi kullandı: "O zamanlar çocuklar ve gençler olarak camide hoş karşılanmadığımızı hissettim." Bu durumdan şikayet eden yorumların çokluğu ve "Bu benim de başıma geldi" diyen onlarca, hatta yüzlerce yorum dikkatimi çekti. Aynı zamanda, bazı çocukların gürültüsünden, huşuyu bozan davranışlarından ve ailelerinin onları ihmal etmesinden şikayet edenler de var.
Şu an yaz tatilinin başında olduğumuz için çocuklarımızın camilere yönelmesini istiyoruz ve bu nedenle bir denge noktasına ulaşmaya çalışıyoruz. Bu konuşmayı bu yüzden yapıyorum; unutmamak için önüme on madde koydum, inşallah bunları tek tek sıralayacağız.
Birinci Madde: "İçinizden akıl ve basiret sahipleri bana yakın dursun" Hadisinin Yanlış Anlaşılması
Yorumlarda sıkça belirtildiğine göre, camideki bazı yaşlılar ve yetişkinler, "İçinizden akıl ve basiret sahipleri bana yakın dursun" hadisine dayanarak çocukları ilk saftan geri çekiyorlar. Hadis sahihtir ancak bizim onu anlayışımız yanlıştır. Bu hadis adına bir çocuğu omzundan tutup ilk saftan geri çeken kişi, hadisi yanlış anlamıştır.
Birçok muteber fetva sitesini araştırdım ve şu soruyla karşılaştım: "Küçük bir çocuk namazda ilk safa geçerse, yerine yetişkin bir adamın namaz kılması için onu arkaya itmek caiz midir?" Bu sitelerin cevabı ortaktır ve özeti şudur: Allah'ın Elçisi (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun), ilim ve fazilet sahiplerinin namazda öne geçmelerini ve kendisine yakın olmalarını emrederek şöyle buyurmuştur: "İçinizden akıl ve basiret sahipleri bana yakın dursun, sonra onları takip edenler, sonra da onları takip edenler."
Ancak bu hadis, başkalarının öne geçmesini yasaklamaz; aksine akıl ve basiret sahiplerini, Peygamber'den (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) bir şeyler öğrenmeleri ve ihtiyaç duyduğunda kıraatte ona yardımcı olmaları için öne geçmeye teşvik eder. Eğer onlar tembellik edip geç kalırlarsa, ilk safa veya imamın arkasına kim önce gelirse -küçük bir çocuk bile olsa- orası en çok onun hakkıdır.
Temyiz çağındaki çocukları ilk saftan geri çekmek onları utandırır, camiden, namazdan ve genel olarak dinden soğutur. Ayrıca onları namaza erken gelmekten ve ilk saf için yarışmaktan alıkoyar. Yetişkinlerin, önce gelen çocukları yerinden çıkarması caiz değildir. Asıl olan, çocukların disipline olmaları ve namaz adabını öğrenmeleri için yetişkinlerin arasına dağıtılmasıdır; çünkü onları en arka safta tek bir sıra yapmak, oyun oynamalarına ve gülüşmelerine neden olur.
İkinci Madde: Çocuk Camiye Ne Zaman Getirilmeli?
İmam Malik'e camiye getirilen çocuklar hakkında sorulduğunda şöyle demiştir: "Eğer yaşı küçük olduğu için oyun oynamıyor ve yasaklandığında duruyorsa bunda bir sakınca görmüyorum. Ancak küçük olduğu için oyun oynuyor ve durmuyorsa camiye getirilmesini uygun bulmuyorum."
Bu nedenle ilim ehli çocukları ikiye ayırmıştır:
- Oyun oynamayan veya oynasa bile uyarıldığında duran ve disipline olan grup: Bunların gelmesinde bir sakınca yoktur, babasının veya yetişkin bir yakınının yanında durması en iyisidir.
- Oyun oynayan, uyarıldığında durmayan, gürültü yapan ve bağıran grup: Namaz kılanları rahatsız edeceği için bunların getirilmesi caiz değildir.
Ancak babanın özel bir durum nedeniyle (örneğin annenin hastalığı) çocuğunu getirmek zorunda kaldığı istisnai durumlarda, Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) ağlayan bir çocuk nedeniyle annesine merhameten namazı kısa tuttuğu hadisini hatırlayarak bu durumlara müsamaha göstermeli ve onları soğutmamalıyız.
Üçüncü Madde: Çocukları Soğutma Konusunda Sahih Olmayan Hadisler
Halk arasında yaygın olan ancak sahih olmayan hadisler vardır. Örneğin: "Mescitlerinizi delilerinizden ve çocuklarınızdan uzak tutun" hadisi asla sahih değildir. Aynı şekilde safların dizilimini (önce erkekler, sonra çocuklar, sonra kadınlar) bu şekilde zorunlu kılan hadis de sahih değildir. Dolayısıyla bu sahih olmayan hadisleri delil olarak kullanmamalıyız.
Dördüncü Madde: Babaların Çocukları Zapt Etme Sorumluluğu
Babaların ve annelerin, çocuklarının gürültü yapmaması veya oyun oynamaması için onlara özen göstermeleri gerektiğini önemle vurguluyoruz. "Camiye alışsın" bahanesiyle çocuğunuzun oyun oynamasına, gülmesine ve insanların namaz kılamamasına izin vermeniz caiz değildir. Ne aşırılık ne de ihmalkarlık olmalıdır.
Allah bize mescitleri yüceltmeyi ve onları korumayı emretmiştir. Yüce Allah şöyle buyurur:
"Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde, sabah akşam O'nu tesbih ederler."
Mescitlerin yüceltilmesi, onları gürültüden ve boş işlerden korumayı da kapsar. Bu yüzden çocuğunuzu yanınıza alın; bu onun huşu duyması, öğrenmesi ve disipline olması için daha uygundur.
Beşinci Madde: Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) Çocuklara Karşı Tutumu
Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) aramızdaki hakemdir. Sahih bir hadiste, Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) secdeyi o kadar uzatmıştır ki insanlar bir şey olduğunu sanmıştır. Namazı bitirince şöyle buyurmuştur: "Korkulan bir şey olmadı, ancak torunum sırtıma bindi; hevesini alana kadar onu acele ettirmek istemedim."
Başka bir durumda, Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) hutbe verirken Hasan ve Hüseyin (Allah onlardan razı olsun) üzerlerinde kırmızı gömleklerle yürüyerek ve tökezleyerek geldiler. Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) minberden indi, onları kucağına alıp önüne oturttu ve sonra şöyle dedi: "Allah ve Resulü doğru söylemiştir:
'Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır.'
Bu iki çocuğun yürürken tökezlediklerini görünce dayanamadım, sözümü kestim ve onları yukarı aldım." Peki, katı yürekli olanlar bu Peygamber ahlakının neresindedir?
Altıncı Madde: Kabalığın Nesilleri Kaybetmedeki Etkisi
Kabalığınızla hem çocuğu hem babasını kaybediyor, onları Allah'ın evlerinden soğutuyorsunuz. Mescide idrarını yapan bedevinin hadisini hatırlayın; Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) ona nasıl nezaketle yaklaştı ve edeple öğretti ki bedevi sonunda şöyle dedi: "Allah'ım, bana ve Muhammed'e merhamet et, bizimle beraber başka kimseye merhamet etme."
Camilerde kendi kurallarını dayatanlara sertçe söylüyorum: İş yerinizde kurallara uyuyor ve yetkilerinizi aşmıyorsunuz. Peki, Allah'ın:
"Mescitler şüphesiz Allah'ındır; öyleyse oralarda Allah ile beraber hiç kimseye yalvarmayın"
buyurduğu Allah'ın evinde, hangi hakla Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) yoluna muhalefet edip Rahman'ın misafirlerini soğutuyorsunuz? Bu büyük bir günahtır.
Yedinci Madde: Cami Bir Okuldur, Kovma Yeri Değildir
Bir kardeşimiz şöyle yorum yapmış: "Birinin özel okulu olsa, bir öğrenciyi sadece çocukça bir davranışı yüzünden kovar mı? Yoksa onu kazanmak için anlayış gösterip yönlendirir ve hediyeler mi verir?" Öyleyse nasıl olur da bir çocuğu camide sadece çocukça bir davranışı yüzünden kaybederiz?
Geleceğin nesli olan çocukları soğuttuğunuzda, aslında gelecekte camilerin harap olmasına sebep oluyorsunuz; çünkü camiler onları imar edecek kimse kalmadığı için boşalacaktır. Allah şöyle buyurur:
"Allah'ın mescitlerinde O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır?"
Sekizinci Madde: Soğutmak Namazı Terk Etmek İçin Bahane Değildir Ama Soğutan Günahkardır
Bazıları, soğutulmanın yıllarca camiyi terk etmek için bir bahane olmadığını söylüyor. Yetişkin birinin namazı terk etmesinden dolayı kınanacağı konusunda hemfikiriz; ancak soğutan kişi de bu uzaklaştırmadan dolayı günahkardır ve sorumludur.
Dokuzuncu Madde: Durumu Nezaketle Düzeltme Kampanyası
Bu durumu nezaket ve yumuşaklıkla düzeltmek için hızlı bir hamleye ihtiyacımız var. "Nezaket girdiği her şeyi güzelleştirir." Eğer nezaket bazı soğutucu kişilere fayda etmiyorsa, onlara hatalarını hatırlatacak ölçülü bir tepki gerekebilir; tıpkı camide çocuklarına hakaret eden kişiye, "Ben çocuklarımı camiye bağlamaya çalışırken senin oğlun uyuşturucu batağında kayboldu" diyerek durumunu hatırlatan babanın yaptığı gibi.
Onuncu Nokta: Rahman'ın Küçük Misafirleri İçin Karşılama Sloganları
Camilerimizde ve ekranlarda çocukları hoş karşılayan şu tarz sloganlar asılmasını rica ediyorum:
- "Eğer camide çocuk sesleri duymuyorsanız, gelecek nesillerden korkun."
- "Gürültü yaptığı için camiden kovduğunuz o çocuk, gelecekte içinde namaz kılması için yalvaracağınız kişidir; onlara sabredin ve onlara öğretin."
- "Rahman'ın küçük misafirleri, hoş geldiniz."
- "Yarının gençleri, camilerin imarcıları, hoş geldiniz."
Çocuğun ilgi ve saygı gördüğünü hissetmesini istiyoruz. Bu durumun yerleşik bir kültür haline gelmesi için tasarımlarınızı ve yazılarınızı ekranlarda paylaşarak bize katılın.
Yüce Allah'tan, Müslüman diyarlarındaki ve dışındaki evlerini çocuklarla, gençlerle ve yaşlılarla şenlendirmesini; bize en güzel ahlakı öğretmesini niyaz ederim, zira ahlakın en güzeline O'ndan başkası ulaştıramaz. Allah sizi hayırla mükafatlandırsın. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.