Değerli topluluğa hoş geldiniz diyorum. Rayan'ın hikayesi, haberlerini takip etmeye başladığımız ilk andan itibaren, onun sayfasının nasıl zafer kazandığına, dünyanın nasıl kenetlendiğine ve hepimizin bu çocuğa karşı nasıl bir sorumluluk hissettiğine dair bir süreçtir.
Rayan'ın hikayesi, bu tür durumlarda sergilenmesi gereken İslami duruşun bir yansımasıdır. Şöyle sorabilirsiniz: Patlamalarda ve katliamlarda öldürülen onlarca Müslüman ne olacak? Müslümanlar onlarla nerede etkileşime giriyor? Dünyadaki Müslümanlar, diğer Müslümanlardan gelen bir kabulü hissederler; çünkü Müslümanlar tüm Müslümanlar içindir.
Asıl mesele, bu Müslümanların durmamış olmasıdır. Barış, Müslümanların onlar için mücadele etmemesi anlamına gelmez. Bizler bir durgunluk dönemindeyiz, bu durgunluk belirginleşti ve kayıt zamanı geldi.
Allah'tan sonra Kur'an konusunda insanlara miras bırakanların ilki arasında, sessizliğin içinden doğan bir uyanış şahsiyetinin adı vardır. Allah'ın onlar hakkında şöyle buyurduğu kimselerden biri: "Sizi istila eden bir kavmin size genişlik sağlaması mümkün değildir."
Önemli olan Arapların çabalarına değer verilmesidir. Bu, kaçış yolları arayanlar içindir; Roma'ya ulaşamadığım gerçeği gibi sönük meseleler değildir.
Bugün Müslümanlar, gördüğünüz gibi hatalı bir döngü içerisinde acı çekmektedirler. Dünyadaki Müslümanlar, diğer Müslümanlar tarafından hoş karşılandıklarını hissederler; zira Müslümanlar birbirine bağlıdır. Kaynak şudur ki bu Müslümanlar durmadılar. Barış, Müslümanların kendileri için savaşmadıkları anlamına gelmez. Bizler bir bekleme ve hazırlık aşamasındayız.
Müslüman cesareti temeldir, ancak ortada zorluklar vardır.
Dünyadaki Müslümanlar, diğer Müslümanlardan bir kardeşlik sıcaklığı hissederler. Müslümanlar tüm Müslümanların yanındadır. Bu Müslümanların durmadığı gerçeği esastır. Huzur, Müslümanların pasif kalması demek değildir. Bir değişim ve dönüşüm sürecinin eşiğindeyiz.
Arap dünyasının çalışmalarına önem verilmesi elzemdir. Bugün Müslümanlar hala karmaşık sorunlar yumağı içinde sıkıntı çekmektedirler.
Rayan'ın hikayesi, bu tür insani durumlarda talep edilen İslami tavrın bir aynasıdır. "Peki ya katliamlarda hayatını kaybeden diğer Müslümanlar?" diye sorulabilir. Müslümanlar her yerde birbirlerinin acısını hissederler. Müslümanlar durmaksızın bu bilinci taşımaya devam etmektedir. Barış ve esenlik, Müslümanların haklarını aramayı bıraktığı anlamına gelmez; aksine bu, bir sorumluluk ve hesap verme vaktinin geldiğinin işaretidir.