Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Faslı çocuk Rayan vefat etti; Allah ona rahmet etsin, makamını güzel eylesin, anne ve babasına sabır versin ve onları cennette onunla buluştursun. Şimdi kimse "Yazık oldu, çabalar boşa gitti" demesin. Asla boşa gitmedi. Rayan'ın kurtulması için Allah rızası için malını, emeğini veya duasını ortaya koyan her bir insanın ecrini Allah zayi etmez; şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını boşa çıkarmaz. Yeter ki bu çabalar, bir yetkilinin kamu işlerindeki ihmalini örtbas etmek için değil, sadece Allah rızası için olsun.
Ümmet, Rayan sınavında başarılı oldu, başarısız olmadı. Rayan daha yaratılmadan önce, onun çocuk yaşta öleceği Allah katında takdir edilmişti. O, hatırası yaşasın ve İslam ümmetinde yüce manaları canlandırsın diye yaratıldı; sanki Rayan görevini tamamladı ve sonra aramızdan ayrıldı.
Rayan, ruhlarımızdaki güzel manalara olan susuzluğu giderdikten sonra aramızdan ayrıldı. Rayan, içimizdeki "tek bir ümmet olma" bilincini canlandırdıktan, insana verilen değerin yüceliğini hatırlattıktan ve içimizdeki hayrı önce kendimize, sonra dünya halklarına gösterdikten sonra gitti. Dünyanın en büyük medya kuruluşları şu an Rayan'dan, onu çıkarma çabalarından ve Müslüman halkların ona olan ilgisinden bahsediyor.
Rayan şunu gösterdi: Biz Müslümanlar bir konuya odaklandığımızda, medyanın pusulasını istediği yere çevirmesine izin vermek yerine biz medyayı yönlendiririz; felaketleri elimiz kolumuz bağlı beklemek yerine olayları biz şekillendiririz.
Rayan'ın hikayesinin hüzünlü bir son değil, Müslümanlar arasındaki bu sevgi, merhamet ve dayanışmayı koruduğumuz mutlu bir hikayenin başlangıcı olmasını istiyoruz. Düşünün dostlar; eğer biz Müslümanlar, Rayan için veya Suriye'nin kuzeyindeki kardeşlerimiz için kenetlendiğimiz gibi, aramızdaki her ihtiyaç sahibi için de uykusuz kalarak, dertlenerek ve yardıma koşarak kenetlenebilseydik neler olurdu?
Vallahi, eğer böyle yaparsak Allah bize merhamet eder ve bu, üzerimizdeki zilletin kalkmasına vesile olur. Neden mi? Çünkü Allah Teala buyuruyor ki: Kendi hayatınıza dalıp ümmetinizin meselelerinden kopmayın. Rızkınızın peşinde koşun; anne, baba veya evlat olarak toplumsal rollerinizi yerine getirin; ama aynı zamanda kalpleriniz büyük aileniz olan ümmetinizle birlikte olsun. Ümmetle dertlenmek bir hüzün veya keder kaynağı değil, aksine kalplerimiz için bir hayattır ve Rayan'ın hikayesinde gördüğümüz gibi hayatımıza güzel bir anlam katar.
Rayan'ın içimizde açığa çıkardığı bu hayırseverliği, aranızdaki ihtiyaç sahibi kardeşlerinize de gösterin; onları arayıp sorun, onlara yardım edin. Batı'da çocukları ellerinden alınan kardeşlerinize bu hayrı gösterin; onların davasını canlandırın ve Müslüman çocukların alıkonulması cinayetine ışık tutulmasından rahatsız olan Batılı kurumları köşeye sıkıştırın. "Çocuklarımızın kaçırılmasını durdurun" etiketi altında paylaşımlar yapın.
Rayan'ın ortaya çıkardığı bu merhameti Müslüman ailelere gösterin; onların hatıralarını yaşatın, haklarını talep edin, aralarındaki davetçilerin ilmini yayın, ailelerini gözetin. Bu hayrı, Dera'nın evladı olan ve parası için ailesine şantaj yapmak amacıyla suç çetesi tarafından kaçırılıp işkence gören çocuk Muhammed el-Iktifan için de gösterin. Şam diyalarında Ehl-i Sünnet'in kanını helal sayanların ve onlara yapılan eziyetleri himaye eden uluslararası sistemin gerçek yüzünü ifşa edin. Muhammed el-Iktifan ve onun gibi nicelerinin hikayesiyle, Ehl-i Sünnet'e karşı komplo kuranlarla iş birliği yapanları utandırın.
Gazze'de yaşananlar, ardından Suriye'nin kuzeyi ve sonra Rayan gibi olaylar bizi yeniden diriltiyor. Bu ivmeyi koruyun ve bilin ki Allah, hangimizin daha güzel işler yapacağını görmek için bizi bu hadiselerle imtihan ediyor. Rayan, çok merhametli ve çok cömert olan Rabbinin katına gitti; bu yüzden ey Rayan'ın anne ve babası, müsterih olun. Şimdi görev bizde; onun hatırasıyla kendi hayatımızı ve kalplerimizdeki hayrı canlı tutmalıyız.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.