Resmi Kanal | Dr. Eyad Qunaibi
Kişisel Facebook sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Kişisel Facebook sayfası https://www.facebook.com/EyadQunaibi ===== Twitter hesabı https://twitter.com/Dr_EyadQun
Bazen bir hanımefendi arayıp şöyle der: "Doktor bey, size kocamı şikayet etmek istiyorum." Sorunun ne olduğunu sorduğumda ise bir liste sıralamaya başlar: "Gözü dışarıda, bana yeterince harçlık vermiyor, bana sinirleniyor, beni dövüyor..." ve buna benzer uzun bir şikayet listesi.
Maalesef toplumda Allah Azze ve Celle'ye dil uzatmanın çok yayıldığını bildiğim için, sözünü kesip şu soruyu sorarım: "Sana bir soru sormak istiyorum; öfkelendiği zaman Rabbimize küfrediyor mu?" O da bana: "Ah, evet, o da var, onu da yapıyor" der.
Şaşırtıcı olan şudur ki; bu büyük suç (Rabbimize küfretmek), tabiri caizse "laf arasında" geçiştiriliyor. Yani sadece ben hatırlattığımda bahsedilen önemsiz bir ayrıntıymış gibi görülüyor! Onun için önemli ve öncelikli olan kendi kişisel haklarıdır; kocasının gözünün dışarıda olması, ahlakının bozuk olması veya harcama yapmamasıdır. Allah Azze ve Celle'nin hakkı ise ancak sonradan zikredilen ikincil bir mesele haline gelmiştir.
Buradaki mesele sadece kötü ahlak veya geçim masraflarındaki eksiklik değildir. Ben ona şöyle derim: "Şimdi kocasının gözünün dışarıda olmasını veya harcama yapmamasını bir kenara bırakalım; Rabbimize küfreden bir adam sana helal değildir, sen de ona helal değilsin. Onunla aynı evde kalman caiz değildir."
Bu suçu kendisi işlemediği halde, kocasından sadır olan bu azim günahı hafife alan ve bunu evlilik sorunları listesindeki küçük bir ayrıntı olarak gören bir eş profili görmek gerçekten çok üzücüdür.