Giriş ve Temel Terimlerin Tanımı
Allah'ın adıyla, salat ve selam Allah'ın Resulü'nün üzerine olsun. Öncelikle herkesi selamlıyor, bu seminerin düzenleyicilerine ve değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Konumuz, meslektaşım Doktor Şadi'nin sunduğu gibi: "Tedaviyle İlgili Sorunlar: Gerçekler ve Çözümler"dir.
Sürekli karşımıza çıkacak bazı terimler ve kısaltmalar var, bunların en baştan netleşmesini istiyorum:
- İlaçla İlgili Sorunlar (MRPs veya DRPs): İlaç kullanımıyla bağlantılı problemler.
- Önlenebilir Advers Olaylar: Engellenmesi mümkün olan yan etkiler.
- İlaç Gözden Geçirme: Olası sorunları çözmek amacıyla hastanın kullandığı ilaçların incelenmesi işlemi.
- Evde İlaç Gözden Geçirme: İlaç incelemesinin hastanın kendi evinde yapılması.
Tedaviyle İlgili Sorunların (TRPs) Türleri
Konuşmamızın teorik kalmaması için, tedaviyle ilgili sorunlardan ne kastettiğimize dair pratik örnekler verelim:
- Gereksiz Tedavi: Hastanın fiilen ihtiyacı olmayan ilaçları kullanması.
- Tedavi Edilmemiş Durum: Hastanın belirli bir durum (tansiyon veya şeker gibi) için tedaviye ihtiyacı olması ancak bunu almaması.
- Etkisiz veya Eksik İlaç Tedavisi: Etkisiz bir ilaç kullanılması veya dozun yetersiz olması.
- Uygunsuz Doz Rejimi: İlacın tekrarlanma sıklığının veya zamanlamasının uygun olmaması.
- Advers İlaç Etkileri: Mevcut olan veya beklenen (potansiyel) yan etkiler.
- İlaç Etkileşimleri: İlaçların birbirleriyle etkileşime girmesi.
- Uyumsuzluk: Hastanın çeşitli nedenlerle ilacı alma konusunda kurallara uymaması.
Araştırmamızda "İlaçla İlgili Sorunlar" yerine "Tedaviyle İlgili Sorunlar" terimini seçtik çünkü bu daha kapsamlıdır. Örneğin, bir hasta statin grubu ilaçlar kullanırken düzenli karaciğer kontrollerini yaptırmıyorsa veya izin verilen tuz miktarına uymuyorsa, bu durum sadece hapla sınırlı değil, tedavi sürecinin tamamıyla ilgili bir sorundur.
Kanıta Dayalı Tıp
Bir klinik eczacı olarak dozun yanlış olduğunu veya teşhisin tam isabetli olmadığını söyleme yetkisini nereden alıyorum? Meselenin göreceli olduğu söylenebilir, ancak asıl olan bilimsel esaslara göre hareket etmektir. Birçok tıbbi sektörde "Tedavi Kılavuzlarının" (Guidelines) etkinleştirilmemesi sorunuyla karşı karşıyayız.
Bir sorun olduğunu söylediğimizde, bunu Kanıta Dayalı Tıp ilkelerine dayandırmalıyız. Bu kavram katı veya robotik bir yapı değil, üç dairenin kesişimidir:
- Sağlık Çalışanının Kişisel Değerlendirmesi: İster doktor ister eczacı olsun, uzmanın muhakemesi.
- En İyi Bilimsel Kanıt: En güncel ve en güçlü çalışmalara odaklanmak.
- Hastanın Tercihleri ve Koşulları: Tedavi planının hastanın özel durumuna göre uyarlanabilmesi.
Klinik Gerçeklikten Uygulama Örnekleri
1. Birincil Korunma İçin Aspirin Kullanımı
Bir örnek verelim: 52 yaşında erkek hasta, 5 yıldır Tip 2 diyabet hastası, tansiyonu 132/85, kolesterol değerleri normal veya hafif yüksek. Korunma amaçlı bu hastaya "bebek aspirini" (75 mg) vermeli miyiz?
2019 güncellemelerine göre, aspirin artık herkese rutin olarak verilmiyor. Kesin şartlar mevcuttur:
- Birincil korunma için yetmiş yaşın üzerinde kullanımı yasaktır.
- Bizim hastamızın durumunda, kalp hastalığı riski (ASCVD Riski) hesaplanmalıdır. Eğer oran düşükse (örneğin %10'un altındaysa), aspirin önerilmez; çünkü kanama riskini belirgin şekilde artırır. Bu durum bizi, kemik erimesi veya böbrek yetmezliği gibi kendi sorunları olan mide koruyucu (PPI) ilaçları da vermeye zorlayabilir.
2. Kan Basıncı Tedavisi
Başka bir örnek: 44 yaşında, tansiyonu 135/85 olan bir kişi. Amerikan Kalp Cemiyeti'nin (AHA) 2017 kılavuzuna göre bu yüksek tansiyon kabul edilir, ancak hemen ilaç tedavisine başlanır mı?
Cevap: Hayır. Eğer risk oranı %10'un altındaysa, yaşam tarzı değişikliğiyle (egzersiz, beslenme, tuzun azaltılması) başlarız ve acil bir ihtiyaç olmadıkça yan etki sarmalına girmemek için doğrudan ilaçlara başvurmayız.
3. Kolesterol İlaçları (Statinler)
Bir arkadaşıma, hafif yüksek kolesterol rakamlarına dayanarak doktoru tarafından "Rosuvastatin" reçete edilmişti. Gelecek on yıl için risk hesabı yapıldığında oranın sadece %3,3 olduğu görüldü. Avrupa kılavuzlarına göre buradaki tavsiye sadece "yaşam tarzı önerileri"dir ve bu aşamada ilaca gerek yoktur.
Sorunun Küresel ve Yerel Boyutu
Tedaviyle ilgili sorunlar sadece basit hatalar değildir, bir ölüm kalım meselesidir:
- Amerika'da yapılan çalışmalar, tedaviyle ilgili sorunların kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü önde gelen ölüm nedeni olduğunu, yılda yaklaşık 250 bin ila 400 bin ölüme yol açtığını göstermektedir.
- Ekonomik olarak, Amerika Birleşik Devletleri bu sorunlar nedeniyle yılda 200 milyar dolardan fazla zarara uğramaktadır.
- Ürdün'de: 2011 yılında hastanelerde yapılan bir çalışma, hasta başına 9 adet tedaviyle ilgili sorun gibi çok yüksek bir oran olduğunu ortaya koymuştur.
Tedaviyle İlgili Sorunların Kötüleşme Nedenleri
Neden bu kadar büyük boyutta sorunlarla karşılaşıyoruz? Sağlık sistemimizde nesnel ve yapısal nedenler bulunmaktadır:
- Tıbbi Ziyaret Süresinin Kısalığı: Küresel çalışmalarda, bazı ülkelerde hastanın doktorla geçirdiği sürenin sadece 48 saniye kadar olabildiği bulunmuştur. Ürdün'de bu süre çok kısadır (yaklaşık 3-4 dakika); bu da hastanın durumunu kapsamlı değerlendirmek veya ilaçlarını titizlikle gözden geçirmek için yeterli değildir.
- Eczanede İlaç Teslim Süresi: Bazı çalışmalardaki küresel ortalama, ilaç teslimi için sadece 28 saniyeye işaret etmektedir. Eczacı bazen bir "otomat" gibi çalışmakta; reçeteyi bir eliyle alıp ilacı diğer eliyle vermekte, yeterli danışmanlık sunamamaktadır.
- "Aile Hekimliği" Sisteminin Eksikliği: Aile hekimi bir emniyet supabıdır; ailenin tüm tıbbi geçmişini bilir. Onun yokluğu, hastanın uzman doktorlar arasında mekik dokumasına (doktor alışverişi) neden olur. Hasta ortopedistten bir ilaç, nörologdan başka bir ilaç, psikiyatristten ise üçüncüsünü alır. Bu tedavileri koordine eden merkezi bir yapı olmadığında ilaçlar çakışır ve birikir.
Ürdün Toplumundaki Saha Araştırması Sonuçları
Uygulamalı Bilimler Özel Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 5. sınıf öğrencilerinden 167 kişinin katılımıyla (hastane dışı) bir saha araştırması gerçekleştirdik. Öğrenciler, ilaçlarını gözden geçirmek için çoklu ilaç kullanan (polifarmasi) hastaların evlerine ziyaretler gerçekleştirdiler.
Öne Çıkan Sonuçlar:
- Tedaviyle ilgili sorunların (TRPs) ortalamasının hasta başına 7 sorun olduğunu bulduk.
- En yaygın sorunlar:
- Gereksiz yere ilaç kullanımı.
- Tedavi almayan hastalık durumları.
- Tedaviye uyumsuzluk; bu, tedavi vakalarının yaklaşık yarısının başarısız olmasından sorumlu küresel bir sorundur.
- Hatalarla en çok ilişkilendirilen ilaçlar: Metformin (diyabet için), Atorvastatin (kolesterol için) ve Enalapril (tansiyon için).
Öneriler ve Çözüm Yolları
Bu gerçeklikten kurtulmak için sadece teoride kalmayan pratik adımlara ihtiyacımız var:
1. Klinik Eczacının Rolünün Aktifleştirilmesi
Araştırmalar, klinik eczacının tıbbi ekip içinde yer almasının, eczacı ile doktor arasında etkili bir "geri bildirim" sistemi olması şartıyla, tedaviyle ilgili sorunları ve tedavi maliyetlerini önemli ölçüde azalttığını kanıtlamıştır.
2. İzleme ve Belgeleme
Tedavi öncesinde ve sırasında izleme sistemleri devreye alınmalıdır. Bir hastanın, daha sonra karşılaştırma yapabilmek için temel veri tabanı olarak böbrek fonksiyonlarını ve potasyum seviyelerini kontrol etmeden tansiyon ilaçlarına (ACE inhibitörleri gibi) başlaması mantıklı değildir.
3. Teknoloji ve Dijital İçerikten Yararlanma
Eczacı sayısında bir fazlalık ve aralarında işsizlik varken, diğer yanda güvenilir ve sadeleştirilmiş bilimsel içerik eksikliği bulunmaktadır.
- Üniversitelere tavsiye: Hedef odaklı içerik üretimi (Tıbbi İçerik Üretimi) üzerine dersler okutulmalıdır.
- Eczacılara çağrı: Tıbbi kavramları halk için basitleştiren, faydalı bilgiler sunan eczacı "Youtuber"lara ihtiyacımız var. Bu durum, toplumun eczacının yetkinliğine olan güvenini artıracak ve tavsiyelerinin kabul görmesini sağlayacaktır.
4. Sahada Yetkinliğin Kanıtlanması
Doktorlar ve toplum, eczacı kendisini bilimsel ve pratik olarak kanıtladığında onun rolünü kabul edecektir. Doktor, eczacının bir uyarısının hastayı tehlikeli bir ilaç etkileşiminden kurtardığını veya gereksiz bir maliyeti önlediğini gördüğünde, eczacı tedavi sürecinin vazgeçilmez bir ortağı haline gelecektir.
Sonuç olarak, bir hastayı hayatına mal olabilecek tedavi edici bir sorundan kurtarmak, Yüce Allah'ın şu sözünün bir uygulamasıdır: "Kim bir hayatı kurtarırsa, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur." Dinlediğiniz için teşekkür eder, vaktinizi aldığım için özür dilerim.