Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) bünyesindeki Etik Ofisi, geçtiğimiz günlerde "Davranış Kuralları" başlıklı bir kitapçık yayımladı. Bu kitapçık, öğretmenlere duyurulması amacıyla Gazze'deki eğitim bölgesi müdürlerine dağıtıldı. Bu kitapçık Gazze halkının ve öğretmenlerinin büyük öfkesine neden oldu. Peki ama neden?
Kitapçıktaki şu paragrafa kulak verin: "UNRWA, toplumsal cinsiyet eşitliğine Birleşmiş Milletler'in görüşleri doğrultusunda bakar. Bunun bir sonucu olarak toplumsal cinsiyet eşitliği; lezbiyen, gey, biseksüel, trans, queer, interseks ve diğer cinsel kimliklere sahip (LGBT) meslektaşları ve hizmet alanları kapsayacak şekilde tanımlanır."
Yani şu an Batı ülkelerinde zorla dayatılan "toplumsal cinsiyet dininin" tamamı, Gazze'de de uygulanmak isteniyor. Peki, Gazze halkının Müslüman olması ne olacak? Onların bir dini, Kur'an'ları ve Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun Peygamberlerinin sünneti var. Kaldı ki onlar, Batı'nın fıtrattan sapma hastalıklarına yakalanmamış, fıtratı bozulmamış normal insanlardır.
Kitapçık metni şöyle devam ediyor: "Bunun yerel kültürel geleneklerle çatışması durumunda..." Yani çok kısa bir ifadeyle: "Ey öğretmenler, dininizi ve Kur'an'ınızı bir kenara bırakın" demek istiyorlar.
Bu kitapçıkta Gazze halkı, sanki bir adada dünyadan kopuk yaşayan -tıpkı Hollywood'un sözde ilkel insanları tasvir ettiği gibi- sadece "yerel kültürel geleneklerle" yaşayan bir topluluk gibi gösteriliyor. Sanki bir dinleri, tarihleri yokmuş ve Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun, zalimlerin tahtlarını sarsan ve dininden başka hiçbir şeyle izzet bulmayan Muhammed ümmetine mensup değillermiş gibi davranılıyor.
Birleşmiş Milletler onlara "etik" ve davranış kuralları öğretmeye gelmiş! Uluslararası kuruluşların daha önce kullandığı "halkların dinlerine saygı" gibi ifadelerin artık bir gereği kalmamış gibi görünüyor. Bu ifadeler, bu kuruluşlar Müslüman toplumların kilit noktalarına hakim olana kadar sadece bir "makyaj" ve saf insanları kandırma yönteminden ibaretti.
Değerli dostlar, şunu unutmayın: Birleşmiş Milletler'i ve UNRWA'yı kontrol eden devletler, aynı zamanda Gazze halkının bombalandığı uçakları ve silahları satan devletlerdir. Kardeşlerimiz, Mescid-i Aksa'nın baskına uğramasını protesto etmek için işgalci varlıkla aralarındaki sınır telinde toplandıklarında bu silahlarla yaralanıyorlar. Tüm bunlar, UNRWA ve Birleşmiş Milletler'i yöneten uluslararası sistemin gözetiminde gerçekleşiyor.
Sonra da size "Mültecilere Yardım ve Bayındırlık" diyorlar! Eğer bu devletler ve kuruluşlar olmasaydı, Gazze ve Filistin halkı zaten mülteci durumuna düşmeyecek ve birilerinin onlara iş bulmasına gerek kalmayacaktı.
Verilmek istenen gizli mesaj şudur: "Ey Gazze halkı, eğer bir lokma ekmek istiyorsanız, dininizi bir kenara itmeli ve Birleşmiş Milletler'in etik ve davranış kurallarını kabul etmelisiniz." Ey Müslümanlar ve ey Gazze halkı, bu durumun farkında olun.
Bizler, bu dayatmayı kesin bir dille reddeden Gazze'deki kardeşlerimizi selamlıyoruz. Yüce Allah'tan onlara yetmesini, onları rızıklandırmasını, onlar ve tüm ümmet için yakın bir zamanda ferahlık ve çıkış yolu nasip etmesini niyaz ediyoruz.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.