← Batılın Yöntemleri sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Bölüm 3

15 Temmuz 2014
Bölüm 3

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kıymetli kardeşlerim, batılın delil ve ikna ile yüzleşmekten aciz kaldığında haktan kaçmak için başvurduğu yöntemlerden bahsetmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz iki bölümde (Ona karşı gürültü yapın) yöntemini ve ardından davetçilere iftira atma yöntemini zikretmiştik. Üçüncü yöntem ise Peygamber'den Kur'an dışında mucizeler talep etmektir. Bu da bir kaçıştır. Aksi takdirde, Allah'ın size meydan okuduğu şu sözüne karşı başarılı olamamışken neden başka bir mucize istiyorsunuz: ((Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphe içindeyseniz, haydi onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru sözlüler iseniz Allah'tan başka şahitlerinizi de çağırın))? Eğer bu meydan okumaya cevap verip benzeri bir sure getirebilseydiniz, o zaman Peygamber'den yeni bir mucize isteme hakkınız olurdu. Fakat bu, hakla yüzleşmekten kaçmaktır. Bu taleplerinin biçimlerinden birini Kur'an-ı Kerim İsra Suresi'nde şöyle anlatır: ((Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız (90) Yahut senin hurma ve üzüm bağlarından oluşan bir bahçen olup aralarından şarıl şarıl nehirler akıtmadıkça (91) Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parça parça üzerimize düşürmedikçe veya Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe (92) Yahut altından bir evin olmadıkça ya da göğe yükselmedikçe; bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselmene de asla inanmayacağız")) (İsra). Bu tür taleplerdeki inatçılığa, imkansız kılma çabasına ve hatta (Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe) demeleri gibi Allah'a karşı sergilenen edepsizliğe dikkat edin. Aynı şekilde Kur'an, onların şu sözlerini de nakleder: ((Ona bir melek indirilseydi de onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya! Yahut kendisine bir hazine bırakılsaydı veya içinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!)) Bütün bunların mesajın doğruluğu ile ne ilgisi var? Bu şeylerin yokluğu mesajın doğruluğuna halel getirir mi? Kur'an'ın doğruluğu; Peygamber'e bir meleğin inmesine, ona bir hazine verilmesine, yerden bir pınar fışkırtmasına veya göğün parçalar halinde düşmesine mi bağlıdır? Elbette hayır. Fakat bunlar delille değil, kargaşa ve boş tartışmalarla hareket ediyorlar.

Buna rağmen Buhari, Müslim ve diğerleri Enes'ten rivayet etmişlerdir ki; Mekke halkı Resulullah'tan (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) kendilerine bir mucize göstermesini istediler, o da onlara Ay'ın ikiye ayrıldığını gösterdi. Fakat buna rağmen yalanladılar ve Allah Teala şu ayetleri indirdi: ((Saat yaklaştı ve Ay yarıldı (1) Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve 'Bu süregelen bir sihirdir' derler (2) )) (Kamer). Demek ki mesele mucize eksikliği değil, heva ve hevese uymak ve haktan yüz çevirmektir. Aksi takdirde Kur'an mucizesi yeterlidir. Allah Teala şöyle buyurmuştur: ((Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve bir öğüt vardır)) (Ankebut). Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.