Bölüm 4
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kıymetli kardeşlerim, haktan, onun delillerinden ve kanıtlarından kaçmak için başvurulan Batılın Yöntemleri konusunu incelemeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz bölümlerde üç yöntemi gözden geçirmiştik, bugün ise yeni bir yöntem olan 'alay etme' konusunu ele alacağız. İşte değersiz insan, ikna edici kanıtlar ve üslupla karşılaştığında, hakka davet eden kişinin ve ikna edici kanıttan etkilenip yüzünü okumaya, cevabını beklemeye başlayan dinleyicilerin önünde zayıflığının ortaya çıkmasından korktuğunda; çaresiz kalıp eli ayağı dolanınca, kahkaha gürültüsünü yükselterek hak nuru karşısındaki yenilgisini örtmek için alay etme yöntemine başvurur. Allah Teala Zuhruf Suresi'nde şöyle buyurmuştur: ((Andolsun biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. O: 'Ben alemlerin Rabbinin elçisiyim' dedi (46). Onlara mucizelerimizi getirince, hemen onlara gülüverdiler (47). Onlara gösterdiğimiz her bir mucize, diğerinden daha büyüktü. Belki dönerler diye onları azaba uğrattık (48) )). Hayal edin! İnkar edecek yol bulamadıkları apaçık mucizeler karşısında gülmeye sığındılar! Ardından gelen ayetlerde Allah, bu değersizlerin acınası sonunu şöyle tarif etmiştir: ((Bizi öfkelendirdiklerinde onlardan intikam aldık ve hepsini suda boğduk (55). Onları sonradan gelenler için bir geçmiş ve bir ibret örneği kıldık (56) )). Bu ayetleri okurken, onları kibirle gülerken hayal ediyorum; derken Allah'ın takdiri onları aniden tarihin çöplüğüne süpürüyor ve yeryüzünü onların şerrinden ve pisliğinden temizliyor.
Allah Azze ve Celle Müddessir Suresi'ndeki şu sözlerini indirdiğinde: ((Onu Sekar'a (cehenneme) sokacağım (26). Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin? (27). Ne bırakır, ne vazgeçer (28). İnsan derisini yakıp kavurur (29). Üzerinde on dokuz (melek) vardır (30) ))... Allah burada cehennem bekçilerinin sayısını zikrediyor: On dokuz... Diri bir kalbe sahip olan kişi, onları cehennemin kenarlarında dururken, heybetli cüsseleri ve asık suratlarıyla hayal eder; ateşte olanlar ne zaman oradan çıkmak isteseler, onlara demir topuzlarla vururlar... Diri kalpleri sarsan ve yerinden oynatan bir manzara... Fakat Ebu Cehil'in bu ayetler karşısında başka bir tavrı vardı, İbn Kesir tefsirinde bunu bize anlatır... Ebu Cehil dedi ki: (Ey Kureyş topluluğu, her onunuz onlardan birine yetip de onları yenemez misiniz?) Yardımsız bırakılmaktan ve kalbin ölmesinden Allah'a sığınırız! Bunun üzerine Allah Teala şunu indirdi: ((Biz cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını da inkâr edenler için sadece bir imtihan yaptık)). Bu sayının zikredilmesi, onu bir alay ve eğlence konusu yapan Ebu Cehil gibi kalbi ölmüşler için bir imtihan olmuştu. İslam düşmanları, kanıta kanıtla karşılık veremedikleri her an alay etme ve çılgınca kahkaha attırma yöntemini kullanmaya devam ediyorlar. Ey kardeşim, bu ayetlerin imanını artırması için huşu duymaya, üzerinde düşünmeye ve tefekkür etmeye gayret et. Kur'an'dan hiçbir şeyi şaka ve eğlence konusu yapma; çünkü Allah onu bunun için değil, Rablerinden korkanların tenlerinin ürpermesi için indirmiştir. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.