Bölüm 8
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, imanın kalbimizdeki büyüklüğünü hissetmek ve dünyada gördüğümüz zulmün bize Allah Teala'nın şu sözünü unutturmaması için müminlerin sonları ile kafir ve münafıkların sonlarını karşılaştırmaya devam ediyoruz: ((Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; hiçbir kimseye hiçbir şekilde zulmedilmez)) Nice Müslümanlar, Allah'tan korkmayan müstebit suçlular tarafından yüzlerine tokat yemiştir. Nice kafirler ise yüzlerine hiçbir kötülük dokunmadan ölmüştür. Fakat kıyamet günü, hakikatler gününde: Müminin yüzü onurlandırılmıştır ve en büyük onur Allah Teala'nın yüzüne bakmaktır: ((O gün birtakım yüzler parıldar (22) Rablerine bakarlar (23) )) (Kıyamet). Buna karşılık kafirin yüzü aşağılanır: ((O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde: 'Cehennemin dokunuşunu tadın' denir)). Ve başına vurulur: ((Onlar için demirden topuzlar vardır (21) Oradan, o gamdan her çıkmak istediklerinde oraya geri döndürülürler)) (Hac).
Müminler, meleklerin övgü ve tebriklerini duymanın nimetini yaşarlar: ((Melekler her kapıdan yanlarına girerler () Sabrettiğiniz için size selam olsun, bu dünyanın sonu ne güzeldir! () )). Kafir ise melekler tarafından kınanarak ve azarlanarak psikolojik bir azap çeker: ((Yakıcı azabı tadın (22) Bu, ellerinizin önceden yapıp gönderdikleri yüzündendir; yoksa Allah kullara asla zulmedici değildir (24) )) (Hac) Belki de psikolojik azap, bedensel azaptan daha az acı verici değildir.
Müminler, oruçlarındaki ve cihatlarındaki susuzluklarının karşılığını alırlar: ((Orada onlara, karışımı zencefil olan bir kadehten içirilir () Orada Selsebil denilen bir pınar vardır)) Ve bu işin en güzel ve en büyük yanı, onlara bu içeceği Allah Teala'nın sunmasıdır: ((Rableri onlara tertemiz bir içecek içirmiştir)). Kafirler ise: ((Kaynar bir su içirilir de bağırsaklarını parça parça eder)) Allah'a sığınırız. Hiç bunlar eşit olur mu? Hayır, vallahi eşit olmazlar.
Müminler için ((Rableri katında diledikleri her şey vardır)), kafirler için ise: ((Arzuladıkları şeylerle aralarına engel konulmuştur))... Bir anda, belki bir beyin kanaması, kalp krizi veya bir trafik kazası ile kafir, tüm arzularından bir daha asla dönmemek üzere koparılır. Sonra ateşte hiçbir isteğine cevap verilmez. Dünyaya dönmeyi ister, cevabı verilmez; ateşten çıkmayı ister, verilmez; yok edilip ölmeyi ister, verilmez; azabın hafifletilmesini ister, verilmez. Müminler ise ((Rableri katında diledikleri her şey onlarındır, işte bu iyilik yapanların mükafatıdır (34) )) (Zümer) ve cennetten çıkmayı ne isterler ne de arzulurlar ((Orada ebedi kalırlar, oradan ayrılmak istemezler)). Hiç eşit olurlar mı? Eşit olmazlar.
Allah'ım, bizi rahmetinle cennete koy, affın ve kereminle günahlarımızı bağışla. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.