10. Bölüm - "Sözüm Yere Düşmez"
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, önceki bölümlerde sahabenin Allah Teala'nın emrine bir düğmeye basılmışçasına anında icabet ettiğini gördük. Bazıları bunun zor olduğunu, bir itaate alışmak veya bir günahtan kurtulmak için zamana ihtiyaç duyulduğunu hayal eder. Aslında kardeşlerim, zaman gerektiren şey kalplerde imanın inşasıdır. İman kalbe yerleştiğinde, azalar üzerinde görülen itaat, bir askerin savaş meydanındaki emre itaat hızı kadar çabuk olur. Gördüğümüz bu itaat, nefsin derinliklerindeki köklerin bir meyvesidir. Vakit alan şey bu köklerin büyümesidir. Sahabenin bu hızla icabet etmesi, ancak imanın kalplerinde yerin derinliklerindeki kökler gibi çok derin olmasındandır. Eğer kendinizden veya Allah'ın itaatine davet ettiklerinizden anında bir yanıt istiyorsanız, köklere özen gösterin... imanı kökleştirmeye özen gösterin.
Bugün nefislerdeki derin imanın meyvelerinden bir başka örnekle beraberiz... Buhari, Ma'kil bin Yesar'ın (Allah ondan razı olsun) kız kardeşini bir adamla evlendirdiğini, sonra adamın onu boşadığını, iddet süresi dolunca da adamın tekrar evlenme teklifiyle geldiğini rivayet eder. Ma'kil bin Yesar'ın duygularını hayal etmenizi istiyorum... Kız kardeşini adamla evlendirmiş, insanları düğüne çağırmış, tebrikleri kabul etmiş... Sonra kız kardeşi boşanıyor. Bir gün, iki gün, bir ay, iki ay, üç ay geçiyor ve boşayan adam onu geri almıyor. Ma'kil ve kız kardeşi bu sürede adamın vefasızlığından dolayı üzgün ve gergindirler. Sonra adam tekrar evlenmek için geliyor. Ma'kil'in tepkisi ne oldu? Adama dedi ki: (Seni evlendirdim, onu sana eş yaptım ve sana ikramda bulundum, sen ise onu boşadın, sonra da gelip tekrar mı istiyorsun?! Hayır, vallahi o sana asla dönmeyecek)... Beklenen bir tepki. Onu boşayan adam fena biri değildi ve kadın da ona dönmek istiyordu. Merhametli olan Allah, birbirlerine olan ihtiyaçlarını bildi ve şu ayeti indirdi: ((Kadınları boşadığınızda, onlar da bekleme sürelerini bitirdiklerinde, kendi aralarında maruf üzere anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha nezih ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz (232) )) (Bakara Suresi). Ma'kil bin Yesar bu ayeti işitince ne yaptı? "Ey Allah'ın Resulü, şimdi yapıyorum" dedi. Ravi dedi ki: (Gururu bıraktı ve Allah'ın emrine boyun eğdi)... Tam bir teslimiyet. Böylece kız kardeşini o adamla evlendirdi. Buhari dışındaki bir rivayette Ma'kil bin Yesar şöyle demiştir: (Rabbimin emri için burnum yere sürtülsün), yani toprağa yapışsın. Bugünlerde bu durum bazılarımızın başına gelse ve damadınız kızınızı boşadıktan sonra tekrar evlenmek için gelse belki şöyle dersiniz: Asla! Seni onunla evlendirmeyeceğime yemin ettim ve benim sözüm yere düşmez. Ma'kil bin Yesar ise diyor ki: Sadece sözüm yere düşmekle kalmaz, emir Allah'ın emri olduğu sürece burnum bile yere sürünür. Onlar gibi olmasanız da onlara benzemeye çalışın, Zira kerem sahiplerine benzemek kurtuluştur. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.