11. Bölüm - Bunu Yapmaya Nasıl Kalbin Elverir
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kardeşlerim, geçmiş bölümlerde Allah'ın emrine canlı bağlılık örnekleri gördük... Bunların hepsi erkeklerdendi. Bugün, hanım kardeşlerimizin azmini, Sahabe hanımların Yaratıcılarının ve Sevgililerinin (O her türlü noksanlıktan münezzehtir) emrine ne kadar hızlı icabet ettiklerini açıklayarak harekete geçirmek istiyoruz. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ((Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Dışarıda kalan) süsleri hariç, ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar)). Bundan önce kadınlar saçlarını, boyunlarını ve göğüslerinin bir kısmını gösterirlerdi ki buna "ceyb" (yaka boşluğu) denirdi. Sonra Allah Teala'dan tüm bunların hımar (başörtüsü) ile örtülmesi emri geldi. Hımar, dil bilimsel olarak başı örten şeydir ve yüzü örten nikaptan (peçeden) farklıdır. Dolayısıyla bu ayetten sonra Müslüman kadından istenen; başını, boyununu ve göğsünü örtmesidir. Yüzün örtülmesi konusundaki ihtilafa ise burada girmeyeceğiz.
Acaba Müslüman kadınların bu ayete tepkisi nasıl oldu? "Ama ey Allah'ın Resulü, hava çok sıcak" mı dediler? Özellikle Medine'nin o sıcak ikliminde... "Terzi bir hicab dikene kadar bekleyelim" mi dediler? Aksine, Buhari'nin rivayet ettiğine göre Hz. Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle derdi: ((Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar)) ayeti indiğinde, Müslüman kadınlar alt fistanlarını kenarlarından yırtıp onlarla başlarını örttüler... Yani bir kadın bu ayeti kız kardeşinin veya annesinin evindeyken ya da çarşıda alışveriş yaparken duyuyordu. Ayeti duyar duymaz, Allah'a olan sevgisinden, itaatinden, sevap umudundan ve cezadan korkusundan dolayı uzun elbisesinin bir parçasını yırtıp Allah'ın örtülmesini emrettiği yerleri örttü.
Müslüman kardeşim, Allah Teala'nın sana şöyle buyurduğu bu ayeti okumaya nasıl kalbin elveriyor: ((Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Ziynetlerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları veya kendi oğullarından başkasına göstermesinler))... Ayette yanlarında başörtüsüz bulunabileceğin on iki sınıf sayılmıştır... Ramazan'da ve Ramazan dışında bu ayeti okuyup, sonra Yaratıcının ve Sevgilinin emrine karşı gelmeye nasıl kalbin elveriyor? Sanki şöyle der gibisin: "Hayır ya Rabbi, ben süslerimi apartman görevlisine, şoföre, dükkandaki satıcıya, üniversitedeki ve işteki arkadaşıma, yoldaki yayalara ve tüm insanlara da göstereceğim"! Sanki Allah'ın emri seni ilgilendirmiyormuş gibi! Bundan sonra Kur'an'dan etkilenmeyi ve imanının artmasını bekliyor musun? Nefsinin arzularını yerine getirmeyi, Kur'an'la nimetlenmenin lezzetine ve imanın tadına tercih mi ediyorsun? ((Siz daha hayırlı olanı, daha aşağı olanla mı değiştirmek istiyorsunuz?))
Değerli kardeşim, bu ayetin, yani hicab ayetinin sonundaki Allah Azze ve Celle'nin nidasına dikkat et... Sana seslenerek şöyle buyuruyor: ((Ey müminler, hepiniz topluca Allah'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz (Nur Suresi, 31))).
Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.