← Kur'an ile Yaşıyoruz sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Bölüm 19 - Al-Wadud

15 Temmuz 2014
Bölüm 19 - Al-Wadud

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kardeşim, tanımadığın bir insanı gördüğünü, ona gülümsediğini ve sonra bu durumu unuttuğunu hayal et. Sonra bu kişi sana bir araba hediye ediyor ve şöyle diyor: "Gülümsemeni asla unutmayacağım. Onda bana karşı olan samimi sevgini hissettim." Sonra seni aramaya devam ediyor ve gülümsemen için teşekkür ediyor. Bir zorluğa düştüğünde sana yardım ediyor; vaktiyle, çabasıyla ve malıyla seninle birlikte gayret ediyor. Hastalandığında seni ziyaret ediyor ve seni kendi elleriyle besliyor. Ondan utanıyor ve ona: "Ben senden tüm bunları hak etmiyorum!" diyorsun. O da sana: "Hayır! Bana gülümsemeni asla unutmayacağım" diyor. Ve sana dünyevi çıkarlardan uzak, samimi bir sevgi göstermeye devam ediyor. Böyle bir insana ne dersin? "Wadud" (Çok seven, şefkatli)... değil mi? Böyle bir insanın sevgisi karşısında, özellikle de onun iyiliğine ve lütfuna karşılık veremediğinde büyük bir hayâ duymaz mısın? En yüce örnek Allah'a aittir! Al-Wadud olan Allah Teala, kulunun hiç önemsemediği çok basit eylemlerinden dolayı ondan razı olur, onu sever ve onurlandırır... Tek bir şartla: Bu eylemin, sözün veya duygunun sadece Allah rızası için olması. Shuaib (as) kavmine şöyle dedi: ((Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim Rahimdir, Waduddur (Çok sevendir) (90))) (Hud Suresi)

Peygamber'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şu sözüne bak: ((Sizden biriniz, Allah'ın rızasına uygun, kendince önemli görmediği bir kelime söyler de Allah o kelime sebebiyle kendisine kavuşacağı güne kadar rızasını yazar)) (Tirmizi rivayetiyle sahih). Belki kulun unuttuğu ve Allah katında bu dereceye ulaşacağını hayal etmediği bir kelime, ama O Teala bu sebeple kulundan sonsuza dek razı olur çünkü O... Al-Wadud'dur. Sahih bir hadiste şöyle buyurulur: ((Yol üzerinde insanlara eziyet veren bir ağaç dalı vardı, bir adam onu kaldırdı ve bu yüzden cennete girdi))... Çok basit bir iş, ama biz... Al-Wadud olan Allah Teala ile muhatabız. Allah Teala bir iyiliği on katından yedi yüz katına ve daha birçok katına çıkarır, çünkü O Teala... Al-Wadud'dur. Allah'ın lütfunu, keremini, azametini ve hilmini tefekkür ettiğin bir anda senden dökülen bir damla gözyaşı... Bir damla... Allah onunla seni kendi gölgesinde gölgelendirir ve o gözyaşı sebebiyle gözünü ateşe haram kılar, çünkü O Teala... Al-Wadud'dur. Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: Aziz ve Celil olan Allah buyuruyor ki -yani bu bir kudsi hadistir-: ((Kim bir iyilikle gelirse, ona bunun on katı vardır ve daha da artırırım. Kim bir kötülükle gelirse, onun cezası misli kadardır veya bağışlarım. Kim bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. Kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim. Kim bana hiçbir şeyi ortak koşmadan yeryüzü dolusu günahla gelse, ben onu bir o kadar mağfiretle karşılarım))... Evet. Çünkü O Teala... Al-Wadud'dur. Bu yüzden: ((Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim Rahimdir, Waduddur (90))) (Hud Suresi)

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.