Bölüm 29 - Alkollü İçecekler, Banka Faizi, Katı, Bağnaz
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Kıymetli kardeşlerim, bir önceki bölümde sözcüklere dikkat etmenin şer'an gerekli olduğunu ve Yüce Allah'ın şöyle buyurduğunu belirtmiştik: ((Ey iman edenler! 'Raina' demeyin, 'Unzurna' deyin)). Ayrıca Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) birçok hadisinde, söyleyenin niyetine bakılmaksızın bazı kelimelerden kaçınılmasını emretmiştir. Bugün, öneminden dolayı kelimelere dikkat etme konusuna devam edeceğiz... İsimlendirmeler ve bunların etkileri üzerinde duracağız. Aziz ve Celil olan Allah bazı şeyleri haram kılmıştır. Bu haramlar, algımızda çirkin ve itici kalmaya devam etmelidir. Ancak şeytan, insanlara bu haramları kendi isimleri dışında adlandırmayı süslü göstermiştir. Bu, günah işlemeye cüret etmenin ilk adımlarından biridir. Örneğin şaraba bakın... Akıl üzerine bir örtü çekip onu giderdiği için ona 'Hamr' (şarap) denmiştir. Günümüzde bazıları buna ne diyor? "Alkollü içecekler" (Ruhani içecekler). Bu, sanki şarap ruhu canlandırıyormuş gibi bir tür övgü içeren bir isimlendirmedir. Peygamberimizin (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) bu isim değişikliğinin gerçekleşeceğini haber verdiğini biliyor muydunuz? İbn Mace'nin rivayet ettiği ve El-Albani'nin sahihlediği hadiste Resulullah (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: ((Ümmetimden bir grup, şaraba başka isimler vererek onu içmedikçe geceler ve gündüzler gitmeyecektir))... Dolayısıyla isim değişikliği, haramı helal görme ve günahın çirkinliğini hafife alma yolunda bir adımdır. Faiz... Bugün ne olarak adlandırılıyor? Kar veya getiri... Şöyle deniliyor: Filan banka şu kadar faiz oranıyla kredi veriyor. 'Faiz' (getiri) kelimesi, bu mali işlemin alışveriş gibi faydalı olduğu hissini veren hoş bir kelimedir. Bu bize Yüce Allah'ın şu sözünü hatırlatır: ((Bu, onların 'Alışveriş de faiz gibidir' demelerinden dolayıdır)). Halbuki Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur: ((Allah alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır)). Müslüman için asıl olan, haramların çirkinliğini azaltan isimlerin dolaşıma girmesini kabul etmek değil, haramları Allah'ın onlara verdiği isimlerle bırakmaktır. Eğer size: "Filan banka faizle mi çalışıyor?" diye sorulursa, ona: "Riba (faiz) mı demek istiyorsun?" deyin. O size: "Önemli olan anlamın ulaşmasıdır" diyecektir. O zaman kelimelere dikkat etmenin gerekli olduğunu açıklarız ve Yüce Allah'ın şu sözünü hatırlatırız: ((Ey iman edenler! 'Raina' demeyin, 'Unzurna' deyin)). Hatta bir Müslümanı 'katı' veya 'bağnaz' olarak nitelendirmek gibi bazı terimler bile böyledir. Bu terimler aslen kavramları ve kişileri "Allah buyurdu" ve "Resulü buyurdu" ölçüsüne göre değerlendirmeyen kişiler tarafından kullanılmıştır. Onlara göre haramı terk etmek 'katılık', istikamet üzere olmak ise 'bağnazlık' olabilir. Bu nedenle, bir Müslümanın kendisine veya başkalarına karşı bir sertliğini görsek bile buna 'aşırılık' veya 'ifrat' diyelim; ancak farklılığımızı korumak için başkalarının isimlendirmelerinden kaçınalım. Unutmayalım ki Yüce Allah, Yahudiler kötü niyetle kullandıkları için müminlerin Peygamber'e 'Raina' (bizi gözet) lafzıyla hitap etmelerini yasaklamıştır. Allah, kullarının doğru bir anlam taşıyabilecek bir kelimede bile batıl ehlinden ayrışmasını istemiştir. Müslüman; inancıyla, sözüyle ve görünüşüyle özeldir; çünkü o, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettendir. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.