Bölüm 32 - Allah'ın Muradını Anlamanın Gerekliliği - 2
Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, geçen bölümde fasih Arapçadan uzaklaşmamızın Kur'an'ı anlamamız üzerindeki etkisinden bahsetmiştik. Buna örnek olarak 'münkatı istisna' (kopuk istisna) konusuna değinmiş ve bu kural ışığında Yüce Allah'ın: ((Ancak onlarla gizlice sözleşmeyin; meşru bir söz söylemeniz müstesna)) kavlini açıklamıştık. Bugün, Kur'an-ı Kerim tefsirleriyle ilgilenirken genel bir kurala geçmeden önce münkatı istisna hakkında başka bir örnek daha vermek istiyoruz. Yüce Allah Hicr Suresi'nde şöyle buyurmuştur: ((Meleklerin hepsi topluca secde ettiler (30). Ancak İblis müstesna; o, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı (31).)) (Hicr). Ayeti okuyan biri, İblis'in meleklerden biri olduğunu anlayabilir... ((Meleklerin hepsi topluca secde ettiler (30) ancak İblis müstesna)) Fakat tekrar söylüyoruz kardeşlerim, bu bir münkatı istisnadır. Yani 'ancak' (illa) edatından sonra gelen kısım, öncesinden kopuktur; onun bir parçası veya aynı türden değildir. Burada Allah'ın kelamının anlamı şudur: Melekler secde etti, İblis ise secde etmedi. Buna İsrâ Suresi'ndeki şu ayet delalet eder: ((Hani meleklere 'Adem'e secde edin' demiştik de İblis hariç hepsi secde etmişlerdi. O, cinlerdendi ve Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı.)) (İsrâ 50). İşte Allah, İblis'in cinlerden olduğunu açıkça belirtmiştir. Allah ayrıca birçok yerde meleklerin Rablerine isyan etmeyeceklerini de açıklamıştır: ((Üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine emredilenleri yaparlar)), ((Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmezler ve emrolunduklarını yaparlar)). Ancak kardeşlerim, tefsirlere başvurduğumuzda İblis'i meleklerden sayan garip rivayetler bulabiliriz. Burada, tahkik edilmemiş tefsirlerde sabit olmayan birçok rivayetin bulunduğuna dikkat çekmek istiyoruz. Bunlarla delil getirilmemeli, aksine hadis ehlinin rivayetlerini sahihlik ve zayıflık açısından hükme bağladığı tahkikli tefsirlere başvurulmalıdır. Bunun örneği, 'Er-Rahîku'l-Mahtûm' kitabının müellifi Safiyyurrahman el-Mübarekfurî (Allah ona rahmet etsin) gözetiminde bir grup alim tarafından hazırlanan, tek ciltlik 'El-Misbâhu'l-Münîr fî Tehzîbi Tefsîri İbn Kesîr' adlı muhtasar tefsirdir. İbn Kesîr (Allah ona rahmet etsin), İblis'in aslı hakkında bazı garip rivayetleri aktardıktan sonra şöyle demiştir: (Bu konuda seleften birçok eser rivayet edilmiştir ki bunların çoğu, incelenmek üzere nakledilen İsrailiyat türündendir. Birçoğunun durumunu en iyi Allah bilir. Bunlardan bazılarının, elimizdeki hakikate aykırı olduğu için yalan olduğu kesin olarak söylenebilir. Kur'an, kendisi dışındaki tüm eski haberlere karşı yeterlidir; çünkü o haberler değiştirilme, ekleme ve eksiltmeden hali değildir. Onların içine çok şey katılmıştır. İsrailoğulları'nın, aşırı gidenlerin tahrifini ve batıl ehlinin uydurmalarını ayıklayacak titiz hafızları yoktur. Oysa bu ümmetin; hadisi kaydeden, inceleyen, sahihini haseninden, zayıfını münkerinden, mevzusunu, metrukunu ve yalanını ayırt eden; uydurmacıları, yalancıları ve meçhul kişileri tanıyan önderleri, alimleri, takva sahibi ve zeki tenkitçi hafızları vardır. Tüm bunlar, peygamberlik makamını ve insanların efendisi, resullerin sonuncusu Muhammed'in (Allah'ın selamı ve rahmeti onun üzerine olsun) makamını, ona bir yalan nispet edilmesinden veya ondan olmayan bir şeyin anlatılmasından korumak içindir. Allah onlardan razı olsun ve Firdevs cennetlerini mekanları eylesin.) Sözü burada bitti (Allah ona rahmet etsin). Allah'tan bizi dininde fakih kılmasını ve kitabının tevilini öğretmesini dileriz. Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.