Bölüm 33 - İslam'ın Size İhtiyacı Yok
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun, Değerli kardeşlerim, bazen Allah Azze ve Celle'nin dinine hizmet ederken, mahallemizde, iş yerimizde veya ülkemizde başkasının yapmadığı çok yüce bir görevi yerine getirdiğimiz hissine kapılabiliriz. Bu nedenle, günahlarımız yüzünden sapmayacağımızı, görevimizi yapmaktan alıkonulmayacağımızı ve bu görevi tamamlamadan ölmeyeceğimizi düşünebiliriz; çünkü tüm bunların başkalarını bizim hayrımızdan mahrum bırakacağına inanırız. Yani insanların bize ihtiyacı olduğunu, hatta İslam'ın da bize ihtiyacı olduğunu hissederiz. Bu duygu, bizi sorumluluk almaya ittiği, dünyaya meyletmememizi ve insanlık için faydalı olan tebliğ görevimizi bırakmamamızı sağladığı sürece olumlu ve övgüye değerdir... Şu sözü hatırlattığı sürece faydalı bir duygudur: "Sen büyük bir iş için saklandın, eğer farkına varırsan; kendini başıboşlarla birlikte otlamaktan koru."
Ancak bu duygu bazen tehlikeli hale gelir! Eğer bizi Allah Teala'nın emrini ihmal etmeye ve günahlarımızı küçümsemeye sevk ederse tehlikelidir; Allah'ın kalplerimizi kaydırarak veya yürüttüğümüz hayır kapısını kapatarak bizi cezalandırmayacağından emin oluruz. Çünkü kendimizi Allah'ın kullarına fayda sağlayan ve onları hidayete erdiren bir aracı olarak görürüz, dolayısıyla bizim kaybımızın onların kaybı olacağını düşünürüz.
Bu yüzden ilahi beyan, Allah Azze ve Celle'nin kimseye ihtiyacı olmadığını bildirir. Aksine, O'nun dinine yardım etmeye muhtaç olan biziz. Allah Teala şöyle buyurmuştur: ((Eğer yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; sonra onlar sizin gibi olmazlar)). Yani sizi giderir ve yerinize O'na itaatten yüz çevirmeyecek, sizden daha hayırlı yeni bir topluluk getirir. Bu kadar basit...
Bu ilahi hitap, öncelikle İslam'ın ilk sancaktarları olan ve yoklukları İslam'ın yok olması gibi görünen Sahabelere yöneltilmiştir... Buna rağmen Allah Azze ve Celle onlara şöyle der: ((Eğer yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; sonra onlar sizin gibi olmazlar)).
Hatta insanların Allah'a en sevgilisi olan Muhammed (Allah'ın selamı ve salatı onun üzerine olsun) için bile Rabbi Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: ((Eğer biz sana sebat vermemiş olsaydık, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin (74). O takdirde sana hayatın da, ölümün de kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın (75))).
Hayatımda, görevlerini tamamlamadan Allah'ın onların canını almayacağını sandığım insanlar tanıdım. Ancak genç yaşta vefat ettiler ve Allah dini için başkalarını görevlendirdi. Elbani'nin hasen olduğunu belirttiği hadiste Peygamberimiz (Allah'ın selamı ve salatı onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: ((Allah, bu din için sürekli yeni fidanlar diker ve onları Kendi itaati yolunda kullanır)).
Öyleyse kardeşim... Allah'tan seni Kendi itaati yolunda kullanmasını dile. Allah Azze ve Celle'nin kimseye ihtiyacı yoktur, aksine O'na muhtaç olan biziz: ((Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız; Allah ise zengindir, övgüye layık olandır (15). Eğer dilerse sizi yok eder ve yeni bir halk getirir (16). Bu, Allah için hiç de güç değildir (17))) (Fatır Suresi).
İslam seninle de sensiz de muzafferdir ve kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Kurtuluşa ermek ve onura kavuşmak için Allah'ın dinine yardım etmeye muhtaç olan sadece sensin. ((Eğer yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir; sonra onlar sizin gibi olmazlar)). Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.