Kendi nefsimin şeytanını susturmak ve huzursuzluk belirtilerini bastırmak için önce kendime, sonra da kaderden sızlanıp şikayet edenlere yönelik bir haykırış olarak bu satırları kaleme aldım. Bu, insanın kendi azalarının, hayatındaki güzel günlerin ve Allah'ın ona bahşettiği sayısız nimetin bir haykırışıdır. Ancak nankör tabiatı insana tüm bunları unutturmuş, o ise sanki Allah hak ettiği nimetleri kendisinden esirgiyormuş gibi belalara karşı sızlanmakla meşgul olmuştur.
Geçmiş bölümlerde kaza ve kadere rıza göstermeyi teşvik edici bir dille ele almıştık; ancak bazen teşvikin fayda etmediği durumlarda sertlik bize iyi gelir. Bu yüzden kardeşim, bu şiirdeki sert ifadelerden ürkme; aksine, zannının kötüleştiği ve nefsinin sana kötülüğü emrettiği günler için bu sözleri bir kenara not et.
Şöyle dersin:
Eğer Allah bir gün seni bir günahın sebebiyle imtihan ederse, "Rabbim, neden beni imtihan ettin?" mi dersin? Bilge olan Yaratıcı'nın hikmetinden şüphe edip kötü zanlara mı kapıldın? Ey kötü nefsin kardeşi, hatalarını unuttun mu? Bak, kime karşı iftira attın! Eğer o hataların alevini körüklediğinde kendini suçlasaydın, onun hararetiyle zaten yanmış olurdun. Yaratıcı'nın sana verdiği emniyeti görmeyecek kadar kör mü oldun?
Allah'tan başka kim sana işiteceğin bir kulak verdi ki onunla karşılaştığın kişilerin sözlerini anladın? Allah'tan başka kim sana bir göz verdi ki onunla yolunu görüp hidayete erdin? Allah'tan başka kim sana ayak verdi ki her türlü yolda yürüyebildin? Ellerinle dilediğin gibi tutuyor, bırakıyor, hatta fırlatıyor değil misin? Dilediğini yemek için evirip çevirdiğin o dilinle mi şikayet ediyorsun?
Merhametli olan Allah, seni en güzel şekilde koruyup gözeterek olgunluk çağına ulaştırmadı mı? Sen kötü işler peşinde koşarken, gecenin karanlığında seni örtüp gizlemedi mi? İnsanların uyuduğu, Allah'ın ise her şeyi gördüğü o vakitlerde bile vazgeçmedin. Yüce Allah'ın nimetleri sana yetmiyor mu ki her imtihan edildiğinde şikayet ediyorsun?
Eğer bunlar sana yetmiyorsa, sen zaten ölüsün; eğer hala anlamadıysan, hiçbir şeyi anlamamışsın demektir. Kerem sahibi Allah'ın lütufları seni kuşatmışken kalbin bunlarla doymuyorsa, sen ölüsün. Eğer damarlarında Allah'ın nimetlerine karşı bir şükür akmıyorsa, sen ölüsün. Eğer göğsünü, hesap gününe olan özlemin sabrı ferahlatmıyorsa, sen ölüsün.
Nefsini her şeyi bilen Allah'ın kaderine razı et, aksi takdirde direnirsen helak olursun. De ki: "Rabbim, bana ihsan edene ve beni gözetene vefa gösterecek bir şükrü nasıl eda edebilirim?" Sonsuz cennet nimetlerini hatırla ki, ona bir kez daldığında tüm dertlerini unutacaksın. Sanki hiç üzülmemiş, hiç ağlamamış gibi tüm zorlukları ve zararları unutup gideceksin.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.