Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Yabancı güçlerin Afganistan'dan çekilmesi ve orada İslami bir sistemin kurulması endişesiyle birlikte, uluslararası kurumlar ve küresel medya, Afganistan'daki kadın hakları ve insan hakları konusunda endişelenmeye başladı. Bugün sizlerle, uluslararası güçlerin gölgesinde, 20 yıllık işgalin hasadı olarak Afganistan'ın sahip olduğu bu haklardan örnekleri inceleyeceğiz; böylece uluslararası kurumların ve küresel medyanın kadın ve insan konusunda ne kadar adil, dürüst ve titiz olduğunu göreceğiz.
Gelin önce bu endişe örneklerine bir bakalım. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bölümü, birkaç gün önce 24 Ağustos'ta tarihi bir bildiri yayınlayarak şöyle dedi: "Bu kritik anlarda Afgan halkı, haklarını savunması ve kendilerini koruması için İnsan Hakları Konseyi'ne bakıyor. Daha ciddi ve geniş kapsamlı insan hakları ihlallerinin önlenmesi ihtiyacı bu toplantıyı zorunlu kılmaktadır." Birleşmiş Milletler ayrıca, Afganistan'ın şu an Taliban kontrolünde bir "Kültürel Felaket" ile karşı karşıya olduğu ve oradaki insan hakları ile kadın hakları savunucularına acil destek verilmesi gerektiği yönünde bir haber yayınladı.
Amerikan Times gazetesi "Afgan Kadınlarının Kaybedebilecekleri" başlığını atıyor. Fransız France 24 kanalı "Taliban'ın iktidara dönüşünden sonra kadınların kaderi ne olacak?" diye soruyor. Alman DW ise "Hareketin kadınlarla ilgili geçmişteki acı deneyimlerinden sonra, Taliban'ın kadın politikası uluslararası ilginin odağı haline geldi" diyor. El-Arabiya kanalı da "Kadınların Taliban yönetiminden korkuları" başlığını kullanıyor.
Aynı şekilde, ülkemizdeki bazı gençlerin ateizmini anlayışla karşılayan "Yedi Yılda" filminin yapımcısı gibi kadın hakları konusunda hassas olanlar da, Taliban'ın kadınların başörtüsü takmaları şartıyla eğitim ve çalışmalarına izin vereceği yönündeki açıklamasına büyük bir hoşnutsuzluk ve tepki göstererek bunu keyfilik, baskı ve tahakküm olarak nitelendirdi. Yani kardeşlerim, durum ciddi ve dünya Afganistan'daki kadın ve insan hakları için korkuyor.
Ancak size müjde vereyim ki bir umut ışığı var; zira ABD Başkanı Joe Biden konuşmasında "Amerika sizi terk etmeyecek ey Afganlar" dedi. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler de Taliban'ın kadınlara yönelik muamelesinin kırmızı çizgileri olduğunu belirtti.
Şimdi gelin, Batı işgalinin sona ermesiyle dünyanın kaybolmasından korktuğu insan hakları biçimlerine bakalım. Anlatacağım her şey belgelidir ve Batılı kaynaklara dayanmaktadır; bu haberlerin bazılarını son yirmi yıl boyunca gazetelerden kestim veya internetten sakladım. Başlamadan önce şunu söylememe izin verin: Bugün yüksek dozda bir acı göreceksiniz, ama olsun dayanın kardeşlerim; şu üç önemli hedefi birlikte gerçekleştirmek için dayanın:
Birincisi: Müslüman bilincini inşa etmek. Bu bölüm, insanlık ve kadın meselesinde bize ders vermeye kalkan küresel medyanın ve uluslararası kuruluşların gerçek yüzünü ortaya çıkaran en iyi örneklerden biri olabilir.
İkincisi: Bu tarihi dönemi, yani 20 yıllık işgali belgelemek. Çünkü değerli dostlar, şu an internet sayfalarından yakın tarihin izlerini silmek için sistemli bir çaba var. Birçok video ve fotoğraf silindi; öyle ki yarın Batı hayranı oğlunuza bir şeyler anlatmak istediğinizde...