Allah'ın adıyla, Allah'ın Resulü'ne salat ve selam olsun.
Kardeşlerim, Allah'ın izniyle birkaç dakika içinde Kadir Gecesi hakkında konuşarak başlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi bu gece, Kadir Gecesi olması en çok umulan gecelerden biridir. Bu yüzden kendimize şunu sormalıyız: Bizi Kadir Gecesi'ni yakalamak için çabalamaya iten motivasyon nedir? Neden bu gece ve Ramazan'ın geri kalan gecelerinde, özellikle 27. ve 29. geceler gibi tekli gecelerde gayret göstermeliyiz?
Kadir Gecesi'ni aramaya ve bu gecelerde ibadetle gayret etmeye teşvik eden beş sebebi zikretmek istiyorum.
Peygamberimiz -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- şöyle buyurmuştur: "Kim Kadir Gecesi'ni, faziletine inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."
Allah'ın -O noksan sıfatlardan münezzehtir ve yücedir- kereminin büyüklüğüne ve bu anlamın güzelliğine bakın. Bir insan bu geceye hatalar ve günahlarla giriyor, sonra tüm günahlarından arınmış ve tertemiz bir şekilde çıkıyor. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın keremiyle, tek bir gecede tüm günahların silindiğini hayal edebiliyor musunuz!
Peygamberimizin "inanarak" sözü; Allah'ın bu geceyi ibadetle geçirenler için hazırladığı sevaba inanmak demektir. Kim Allah'ın hazırladığı bu ödüle inanarak geceyi ihya ederse, bu büyük ecri alır ve geçmiş günahları bağışlanır. "Sevabını Allah'tan bekleyerek" ise; sadece Allah'ın rızasını ve ödülünü umarak demektir.
Yüce Allah şöyle buyurur: "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." Bin ay, seksen üç yıl dört ay demektir; yani uzun bir insan ömrü, tam bir ömürdür.
Siz refah içinde, bol kazançlı, güzel bir evde ve seçkin bir işte çalışıyor olabilirsiniz ve sizin elde ettiklerinizi elde edemeyenlere acıyarak bakabilirsiniz. Oysa işin aslı şudur ki; onlar bu geceyi güzelce ibadetle geçirdikleri için Allah katında kazananlardır. Siz ise -Allah korusun- mahrum kalmış olabilirsiniz. Çünkü "Onun hayrından mahrum kalan, her şeyden mahrum kalmış demektir."
Değerli dostlar, bu gecelerde sizi güzelce ibadete teşvik edecek en önemli şeylerden biri de, gayretinize göre Allah katındaki değerinizi bilmenizdir. Çalışkanlığınıza veya tembelliğinize bakarak Allah katındaki konumunuzu anlayabilirsiniz.
Sık sık kendimize sorarız: Acaba Allah katında bir değerim var mı? Bir makamım var mı? Allah beni seviyor mu? İbn Kayyim -Allah ona rahmet etsin- çok harika bir söz söylemiştir: "Hükümdarın yanındaki değerini bilmek isteyen işçi, hükümdarın kendisine hangi işi verdiğine ve onu neyle meşgul ettiğine baksın."
Hükümdar birine "Git şu ağır yükleri taşı" derken, diğerine "Gel yanımdan ayrılma, sağ kolum ol, sana danışmadan hiçbir işe karar vermeyeceğim" diyorsa; ikincisi hükümdar katında çok değerlidir. Neden? Çünkü hükümdar onu yüce bir işle meşgul etmiştir.
En yüce örnek Allah'ındır; eğer Allah'ın sizi bu gecelerde yüce amellerle, güzel bir gayretle, ibadet ve itaatle meşgul ettiğini görürseniz, bilin ki Allah katında bir değeriniz vardır. Eğer kendinizi tembel, bu geceyi diğer gecelerden ayırt edemez bir halde bulursanız -Allah muhafaza- bu kötü bir işarettir.
Kardeşlerim, şunu unutmayın; bazen insan ya en üst mertebede olmayı bekler ya da hiç. "Bu gece ruhsal bir uçuş, büyük bir mutluluk, Allah ile bir yakınlık ve özlem hissetmeliyim" der. Eğer bu duyguları hissetmezse, şalteri kapatır ve "Benim bu hayırdan nasibim yok" der. Hayır kardeşim, hayır! "Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır." Evet, ruhsal yükseliş ve ibadet neşesi çok güzeldir. Ama bunu bulamadın mı? Daha aşağısına razı ol; kendini ibadete zorla, nefsini buna mecbur et. Bunun için de büyük bir ecir vardır. Tam bir mutluluk ile tam bir yüz çevirme arasında dereceler vardır.
Değerli dostlar, bu gece şeref ve makam gecesidir.
Kadir Gecesi'ni değerlendirirsek, bu tüm yıl için bir berekettir. Bu geceye "Kadir" denmesinin bir sebebinin şeref ve makam sahibi olması olduğunu söyledik. İsimlendirilme sebebi hakkında bir başka görüş daha vardır ki her iki görüşün de kabul edilmesinde bir engel yoktur: O da "takdir ve tedbir" kökünden gelmesidir. Yani o yıl içinde olacakların takdir edildiği gecedir. Yüce Allah'ın Kadir Gecesi hakkında buyurduğu gibi: "O gecede her hikmetli iş ayırt edilir."
Dolayısıyla kardeşlerim, bir kimse bu geceyi ibadetle geçirdiğinde ve Allah'tan kendisine itaat nasip etmesini dilediğinde şu anlamı zihninde tutmalıdır: "Ben bu geceyle tüm yılın bereketini ve güzel takdirini talep ediyorum." Bu yüzden bu geceyi ganimet bilelim, ibadette gayret edelim ve şu duayı çokça yapalım: "Allah'ım, şüphesiz sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet." Sahih hadiste belirtildiği üzere, Peygamberimiz -Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun- annemiz Aişe'ye -Allah ondan razı olsun- bu gecede bu duayı yapmasını tavsiye etmiştir.
Bu sebeple, özellikle Kadir Gecesi'nde, önce kendimi sonra sizleri davet ediyorum; geçmiş günlerde eksiklik yapanlar bile, olması en muhtemel olan 27. geceye, ardından yine ihtimal dahilinde olan 29. geceye ve geri kalan tüm gecelere var gücüyle asılsın. En iyisini Allah bilir.