Giriş: "Ya Yusuf Hata Yapsaydı" Videosuna Gelen İtiraz Hakkında
Değerli dostlar, Allah'ın selamı üzerinize olsun.
"Ya Yusuf (ona selam olsun) hata yapsaydı" başlıklı bir video yayınlamıştım. Orada gençlere şöyle diyordum: İffetinizi ve saflığınızı koruyun, günahlardan uzak durun. Bir genç, "Hata yapsam ve günaha düşsem bile nasıl olsa bir gün tövbe ederim" diye düşünmesin. Sonra da şunu eklemiştim: Tövbe, ahiretteki cezayı sizden siler ancak dünyevi etkiler peşinizi bırakmaya devam edebilir.
Bir kardeşimiz bu duruma itiraz ederek şöyle dedi: "Tövbe sadece izleri silmekle kalmaz, onları iyiliklerle değiştirir. Biz insanlar kendimize karşı çok katıyız ve tövbe edenler için hayatı zorlaştırıyoruz. Hangimiz hata yapmadık ki veya yapmayacağız? Siz de önceden öyleydiniz." Kardeşimizin sözleri burada bitiyor. Dikkat çeken husus ise birçok kardeşimizin bu itiraza destek vermesi oldu.
Gerçek şu ki kardeşlerim, her itiraza cevap verecek vaktimiz yok. Ancak bu itirazı bir örnek olarak ele almak istiyorum ki, kardeşinizin söylediklerini ne kadar dikkatle seçtiğini bilesiniz ve aramızdaki güveni koruyalım.
Günahın Bağışlanması ile Dünyevi Etkilerinin Silinmesi Arasındaki Fark
Kardeşimizin itirazına cevaben diyorum ki: Evet, Allah Teala tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenlerin kötülüklerini iyiliklere çevireceğini müjdelemiştir. Ancak bir günahın bağışlanması, o günahın dünyevi sonuçlarının mutlaka ortadan kalkmasını gerektirmez. Bu, delil getirmeye ihtiyaç duyulmayacak kadar açık ve gözlemlenebilir bir gerçektir.
Bir Model Olarak Adem (Ona Selam Olsun) Kıssası
Aslında Kur'an'da okuduğumuz ilk kıssa Adem ve Havva'nın kıssasıdır. Yasak ağaçtan yiyerek günah işlediler, sonra tövbe ettiler ve Allah onların tövbesini kabul etti. Ancak buna rağmen cennetten dünyaya indirildiler. Bu durum, tövbe ile ortadan kalkmayan bir günah etkisidir. Allah Teala şöyle buyurur:
"Şeytan onların ayaklarını kaydırdı ve onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de: 'Birbirinize düşman olarak inin; yeryüzünde sizin için bir vakte kadar yerleşme ve faydalanma vardır' dedik. Derken Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla tövbe etti), O da tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul edendir, çok merhametlidir."
Günümüzden Örnekler
Bir baba, çocuklarının eğitiminde ihmalkarlık yaparak günah işleyebilir ve çocuklar hayırsız evlatlar olabilir. Baba bu ihmalinden dolayı tövbe edip Allah'tan af dileyebilir, Allah da onun tövbesini kabul edebilir. Ancak bu, çocuklarının o andan itibaren mutlaka hayırlı evlatlar olacağı anlamına gelmez.
Bir kadın, eşine karşı Allah'tan korkmadan davranıp yuvasının yıkılmasına sebep olabilir. Sonrasında tövbe eder ve Allah tövbesini kabul eder; fakat bu, dağılan ailesinin mutlaka eski haline döneceği anlamına gelmez.
Bir müteahhit inşaatta hile yapabilir, bina sakinlerinin üzerine çökebilir ve müteahhit bunun bedelini ağır ödeyebilir. Sonra bu büyük suçundan dolayı samimiyetle tövbe eder ve Allah tövbesini kabul eder; ancak bu, hayatı boyunca yaptığı hilenin sonuçlarından acı çekmeyeceği anlamına gelmez.
Nice insan harama düşmüş, sonra tövbe edip evlenmiştir; fakat işlediği o haram, evlilik hayatını karartmış veya eşine bulaşıcı hastalıklar geçmesine sebep olmuştur.
Sonuç: Günahın Etkileri Konusunda Uyarmanın Hikmeti
Kuşkusuz kardeşlerim, günahın bağışlanması onun dünyevi sonuçlarının silinmesini zorunlu kılmaz. Bu durum bazılarımıza ağır gelse de gözle görülen bir gerçektir. Bunu kimseyi üzmek için değil, gençleri haramı hafife almaktan ve "Bir süre günah işler sonra tövbe ederim" demekten sakındırmak için söylüyoruz.
Biz tövbe edene Allah'ın rahmetinin genişliğini müjdeliyoruz, aynı zamanda günah ve sonuçları konusunda uyarıyoruz. Bu iki durum arasında bir çelişki yoktur. Yorumlar kısmına Muhammed Tahir bin Aşur'un, Adem'in tövbesi kıssası üzerine söylediğimiz bu anlamı pekiştiren güzel sözlerini ekleyeceğiz.
Allah en iyisini bilir ve O, hüküm ve hikmet sahibidir.